Fish pond türkçesi Fish pond nedir

  • Livar.
  • Balık yetiştirme havuzu.
  • Su giriş ve çıkışı kontrol altında olan, suyu istenilen düzeyde ayarlanabilen, gerektiğinde kurutulabilen, balık üretimi amacıyla kullanılan, amacına göre değişik tipleri olan, doğal veya yapay yapılar.
  • Balık havuzu.

Fish pond ingilizcede ne demek, Fish pond nerede nasıl kullanılır?

Fish : Balık tutmak. Avlamak. Tutmak. Balık eti. Balığa çıkmak. Balık. Bulup çıkarmak. Balık avlamak. Araştırmak. Denizden çıkarmak.

Pond : Gölden daha küçük yapıda, genellikle sulama suyu biriktirmek amacıyla bir set arkasında suların toplanmasıyla oluşan, normal olarak sulama mevsimi sonunda çok az suyu kalan durgun su kütlesi. Gölet. Süs havuzu. Gölcük. Havuz. Atlantik veya pasifik okyanusu. Gölek. Havuzcuk. Killi topraklar üzerindeki küçük, kapalı çukurluklarda kaynak ve yağmur sularıyla beslenerek oluşan, akışsız, sığ ve kimi kez yapayları da olan bir göl türü.

Fish anatomy : Balıkların yapılarıyla uğraşan bilim dalı, ihtiyotomi. Balık anatomisi.

Fish and chips : Kızartılmış balık ve patates kızartması içeren yaygın ingiliz yemeği. Balık ve patates cipsi. Balık ve patates kızartması. Üzerine malt sirkesi dökülmüş kızarmış balık ve patates.

Fish around : Araştırmak.

Fish ball : Haşlanmış ve kılçıktan arınmış balık etinin süt, un ve baharatlarla karıştırıldıktan sonra topak haline getirilerek taze veya donmuş olarak tüketime sunulan biçimi. Özellikle levrek, yayın, mezgit, akya gibi beyaz etli balıkların etlerinin çeşitli baharatlarla karıştırılması sonucu yağda kızartılmasıyla sıcak olarak hazırlanan bir balık ürünü. Balık köftesi.

 

İngilizce Fish pond Türkçe anlamı, Fish pond eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fish pond ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Piscina : Havuz.

Fishpond : Dalyan.

Aquafarm : Su ürünleri çiftliği.

Fishponds : Dalyan.

Live box : Luvar. Balıkların canlı olarak bekletildiği file, saz, kafes, havuz ve tekne gibi balığın yaşam ortamıyla su alışverişini doğrudan sağlayan bölme, luvar.