Livar nedir, Livar ne demek

Livar; bir denizcilik terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

  • Avlanan balıkları canlı olarak saklamak için ağzı içine doğru konik örülmüş sepet.
  • İçinde diri balık saklanan, denizden ayrılmış havuz

"Livar" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Keçi kellesinin ince derisini parça parça kesip de ağlara takmak için hazır edip livarına tıktığı zaman ..." - S. F. Abasıyanık

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Balıkların canlı olarak bekletildiği file, saz, kafes, havuz ve tekne gibi balığın yaşam ortamıyla su alışverişini doğrudan sağlayan bölme, luvar.

İngilizce'de Livar ne demek? Livar ingilizcesi nedir?:

live box

Livar hakkında bilgiler

Livar, tutulan balıkların salınmak veya alıkoyulmak üzere canlı olarak bekletildiği file, saz, kafes veya tekne bölmesi gibi, balığın yaşam ortamı ile su alışverişini doğrudan sağlayan bölmedir.

Rotasyon tekniği ile polietilen malzemeden belli hacimlerde kare şekillerde üretilmiş tanklardır. Kapaklı ve kapaksız da kullanılabilir.Orkinos çiftliklerinde; dondurulmuş halde İspanya dan gelen sardalya,tirsi ve uskumru gibi balıkların en az bir gece önceden livarlarda bekletilerek sabah yemleyeme çıkıldığında orkinoslara da verilmektedir. Livarlar genellikl 200lt, 400 lt, 680 lt,1000lt ve 1400 lt ebatlarında üretilmektedir. Tankın iki duvarı arasında poliüretan malzeme doldurulup izolasyonu güçlendirmiştir. Ayrıca alttan tekerlekli modelleri de mevcuttur.

 

Livar anlamı, tanımı:

Balık : Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı. Zodyak üzerinde Kova ile Koç arasında yer alan takımyıldızın adı.

Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Canlı yayın. Güçlü, etkili.

Livarlı : Livarı olan.

Livarlı tekne : Avlanan balıkları canlı saklamak için denizde bağlantılı bölümleri olan gemi.

Saklamak : Birine vermek için ayırmak. Elinde bulundurmak, tutmak. Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak. Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak. Gizli tutmak, duyurmamak. Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak, korumak, muhafaza etmek. Korumak, esirgemek.

Konik : Tabanı daire biçiminde olan bir koninin bir düzlemle ara kesiti. Koni biçiminde olan veya koni ile ilgili olan, mahruti.

Sepet : Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. Sazdan örülmüş balık kapanı. Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. Bu kabın aldığı ölçüde.

 

Diri : Güçlü, zinde. Solmamış, pörsümemiş. Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş.

Deniz : Çokluk, yoğunluk. Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Geniş alan.

Havuz : Bir amaç güdülerek farklı kaynaklardan gelen paranın ilgililere daha sonra paylaştırılmak üzere toplandığı belirli bir yer. Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer. Kum, asit vb. konulan çukur yer. Büyük gemilerin onarılmak için çekildikleri yer.

Salınmak : Salma işine konu olmak. Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek.

Diğer dillerde Livar anlamı nedir?

İngilizce'de Livar ne demek? : fishgarth, fishweir; tank or pond where fish are raised; bucket or box in which caught fish are put and kept alive.

Rusça'da Livar : n. садок (M)