Aborigines türkçesi Aborigines nedir

  • Yöresel hayvanlar.
  • Yerli halk.
  • Ataları eski çağlardan beri belirli bir yerde yaşamış olanlar.
  • Asıl yerliler.
  • Bitki örtüsü.

Aborigines ingilizcede ne demek, Aborigines nerede nasıl kullanılır?

Aborigine : Asıl yerli. Avustralya yerlisi. Aborijin. Bir bölgenin orijinal yerleşikleri olduğu değerlendirilen insanlardan olan kimse. Yerli. Yerli kimse. Yerli halk. Bir yerin yerlisi. Avustralya kıtası yerlileri.

Aborigin : Yerli. İlkel diye nitelenen halkların ve toplulukların üyeleri.

Aboriginal : Çok eski çağlardan kalan. Çok eski çağlarda var olan. Aborijin. Yerli. İlkel. İptidai. Yerlisi olan. Asıl. Ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan. Asıl yerli.

Aboriginal australian : Avustralya yerlisi.

Aboriginal forests : Eskidenberi varolan ormanlar. Bir bölgede başlangıçtan itibaren var olmuş orman.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Aboriginally : Başlangıçtan. Başlangıçtan itibaren. Asıl yerlisi olarak. En temel halinden.

Aboriginal sin : İlk günah. Hz. adem ve hz. havva tarafından cennet'te işlenen insanlığın ilk günahı.

Aboriginality : Aborijin olma niteliği. Aborijinlik.

 

İngilizce Aborigines Türkçe anlamı, Aborigines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aborigines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vegetation cover : Herhangi bir bölgede, o bölgenin doğal koşullarına uygun olarak gelişen, orman, çayır gibi, bitkilerin oluşturduğu örtü.

Indigenous people : Aborijin insanlar. Bir bölgeden yaşayan yerli halk. Oralı halk. Yerli. Denizaşırı ülkelerde sömürge kurma dönemlerinde, dışardan gelenlerden ayırt etmek için, o ülkenin asıl halkından olan kişilere verilen ad. Yerli insanlar. Yerliler.

Vegetation : Bitki gibi büyüme. Tümör. Sebze. Yeşillik. Bitey. Erken evresi körpe, geç evresi kartlaşmış olarak ifade edilen bitkinin gelişim evresi, vejetasyon. Vejetasyon. Ur. Herhangi bir yörede, ayırt edici yapısal özellikleri nedeniyle ayrıca adlandırılabilecek bitki toplulukları.

Seychellois : Seyşel. Seyşeller'e özgü. Seyşelli. Seyşelli erkek.

Individual : Başlıbaşına. Tek. Şahsi. Zat. Tek kişilik. Biyoloji, eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. fert. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Ferdi.

Person : İnsan. Adam. Kimse. Tip. Vücut. Birey. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Karakter (tiyatro terimi). Şahıs. Kişi.

 

Soul : Kişi. Can. Soul. Zencilere ait. Şahıs. Maneviyat. Gönül. Timsal. Ruh. Esas.

Aboriginal : Asıl yerli. Çok eski çağlardan kalan. Yerlisi olan. Aborijin. İptidai. Asıl. Ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan. İlkel. Yerli. Çok eski çağlarda var olan.

Ethnic group : Etnik grup.

Somebody : Biri. Kimse. Şahsiyet. Kimisi. Bazısı. Birisi. Önemli kimse. Önemli birisi. Bir kimse.

Aborigines synonyms : native australian, australian aborigine, ethnos, aussie, flora, australian, floras, filipino, endemics, someone, russian, indigen, mauritian, abo, aborigine, levantine, indigene, florae, mortal, native.

Aborigines zıt anlamlı kelimeler, Aborigines kelime anlamı

Late : Müteveffa. Geçen. Son zamanlarda olan. Son. Ölü. Son zamanlardaki. Geç kalan. Merhum. Gecikmiş. Eski.

Middle : Görünçlüğün ortasında yer alan bölüm; ortaya düşen yerler. Orta kısım. Ortadaki. Orta. Orta yer. Göbek adı. Aradaki. Ara. Ortanca. Vasat.

Nonnative : Belirli bir yerde doğmuş olmayan. Yerli olmayan. Bir yerin yerlisi olmayan.

Aborigines ingilizce tanımı, definition of Aborigines

Aborigines kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Native races. The earliest known inhabitants of a country.