Aboriginality türkçesi Aboriginality nedir

  • Aborijin olma niteliği.
  • Aborijinlik.

Aboriginality ingilizcede ne demek, Aboriginality nerede nasıl kullanılır?

Aboriginal australian : Avustralya yerlisi.

Aboriginal forests : Eskidenberi varolan ormanlar. Bir bölgede başlangıçtan itibaren var olmuş orman.

Aboriginal population : Bir ülkeye başka bir yerden gelerek yerleşmiş kişilerin tersine, birkaç soydan beri orada doğup yaşamış kişilere verilen ad. bk. göçmen nüfus. Yerli nüfus.

Aboriginal sin : Hz. adem ve hz. havva tarafından cennet'te işlenen insanlığın ilk günahı. İlk günah.

Aboriginal : Çok eski çağlardan kalan. Ataları çok eski çağlardan bu yana belirli bir yerde yaşamış olan. Asıl yerli. Yerlisi olan. Aborijin. İptidai. Yerli. İlkel. Asıl. Çok eski çağlarda var olan.

Aboriginally : Başlangıçtan itibaren. En temel halinden. Asıl yerlisi olarak. Başlangıçtan.

İngilizce Aboriginality Türkçe anlamı, Aboriginality eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aboriginality ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Freshness : Serinlik. Tazelik. Taravet. Sululuk. Acemilik. Körpelik. Dirilik. Yenilik.

Unconventionality : Kalenderlik. Resmi olmama. Teklifsizlik.

Unoriginal : Orijinal olmayan. Bayağı. Başlangıçta olmayan. Sıradan. Sahte. Sade. Olağan. Basit.

 

Ability : Özgüç. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Yeterlik. Beceri. Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. Özlü toprak. İktidar. Çalışma gücü. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. Hukuk, eğitim, ekonomi alanlarında kullanılır.

Quality : Ses kalitesi. Yetenek. Çeşit. Keyfiyet. Nesnelerin sayıya vurulamayan ya da sözlü olarak dile getirilebilen özelliği. Cins. Bünye. Nevi. Sıfat. Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik.

Original : Bir şeyin ilk biçimi. Kaynak. Başlangıç. El değmemiş. Asıl metin. Özgün canlı. Organizatör. Orijinal. Asıl. Yaratıcı.

Unorthodoxy : Gelenek karşıtlığı. Açık görüşlülük. Geniş mezheplilik. Ortodoks mezhebinden olmama durumu. Yerleşik inanışa karşı (ortodoksluk açısından). Geleneklere karşı.

Heterodoxy : Gene olarak kabul gören inançlardan veya düşüncelerden sapma. Genel kabul gören inançlardan veya düşüncelerden farklı görüş. Genel kabul gören inançlardan veya düşüncelerden sapma.

Novelty : Yeni çıkmış şey. Değersiz ziynet. Değişiklik. Özdeşi bulunmama, ortaya ilk kez konulma. Alışılmamış şey. İncik boncuk. Orijinallik. Acayiplik. Orijinalite. Ivır zıvır.

Power : Vekaletname. Hızla gitmek. Üs (matematik terimi). Derman. Kudret. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı. vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık bir güç, saniyede 1 jul iş yapar). Fors. Çıngı. Güç sağlamak. Sözü geçerlik.

 

Aboriginality synonyms : innovativeness.

Aboriginality zıt anlamlı kelimeler, Aboriginality kelime anlamı

Inability : Beceriksizlik. Olanaksızlık. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Güçsüzlük. Acizlik. Gücü olmama. Aciz. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yeteneksizlik. Yetersizlik.

Conventionality : Resmiyet. Basmakalıp söz. Geleneklere bağlılık. Kalıplaşmış davranış.

Unoriginal : Sıradan. Başlangıçta olmayan. Orijinal olmayan. Olağan. Sade. Basit. Sahte. Bayağı.

Aboriginality antonyms : unoriginality, orthodoxy, original.

Aboriginality ingilizce tanımı, definition of Aboriginality

Aboriginality kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality of being aboriginal.