Abrader türkçesi Abrader nedir

  • Aşındırıcı.
  • Aşındıran.
  • Sürtünme veya kazıma yoluyla bir yüzeyi aşındıran şey.
  • Kazıyan.

Abrader ingilizcede ne demek, Abrader nerede nasıl kullanılır?

Abraders : Aşındırıcı. Aşındıran. Kazıyan. Sürtünme veya kazıma yoluyla bir yüzeyi aşındıran şey.

Abrade : Aşındırmak. Sıyırmak. Bilemek. Aşındırma. Yemek. Aşınmak.

Abraded : Aşınmış bir yüzeye sahip. Aşınmış. Sıyrık.

Abrades : Bilemek. Aşındırma. Yemek. Aşındırmak. Sıyırmak.

Be abraded : Aşınma yapmak. Aşınmak.

Abrading : Erezyon. Aşındıran. Kazınarak koparılmış. Aşındırma.

Labrador current : Baffin körfezi'nden güneye akan soğuk su akıntısı. Labrador akıntısı.

Abradants : Aşındırma özelliğine sahip malzeme. Aşındırma özelliğine sahip. Aşındırıcı. Aşınmaya neden olan madde.

Labrador tea : Labrador çayı. Kuzey amerika'nın kuzeyinde çan şeklinde çiçekleri ve hoş kokulu yaprakları ile sürekli yaprak dökmeyen bodur ağaç (yaprakları kanada'da çay yapımında kullanılır).

Abradant : Sürtünmeye yol açan bir madde ile ilgili. Aşındırma özelliğine sahip. Aşındırıcı. Aşındırma özelliğine sahip bir malzeme ile alakalı.

İngilizce Abrader Türkçe anlamı, Abrader eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abrader ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abrasive : Sinirlendirici. Aşındırıcı madde. Zımparalama malzemesi. Zımpara, elmas tozu gibi, sürtünme yoluyla öğüten, bileyen, temizleyen ya da parlatan özdek. Rahatsız edici. Yıpratıcı. Taşlama malzemesi. Törpüleyici.

Caustics : Yakıcı madde. Kaynayan maddeler. Kostik. Onur kırıcı. İğneli. Acı söz. Aşındırıcı maddeler. Sert. Yakıcı.

Abrading : Erezyon. Kazınarak koparılmış. Aşındırma.

Corrosive : Çürütücü. Kimyasal aşındırıcı. Süblime. Yıpratıcı. Kemirici. Korrosif. Yiyici. Aşındırıcı madde. Yenime yol açan ortam ya da nesne.

Caustic : Sert. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yakıcı. İğneli. Onur kırıcı. Yakıcı, canlı dokuya zarar veren. Acı söz. Kostik madde. Baz metallerin, deri üzerinde aşındırıcı etki yapan, oksit ve hidroksitleri.

Emeries : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Zımparayla düzeltmek. Utah eyaletinde şehir. Zımpara. Zımparalamak. Güney dakota eyaletinde şehir.

Abradant : Sürtünmeye yol açan bir madde ile ilgili. Aşındırma özelliğine sahip bir malzeme ile alakalı. Aşındırma özelliğine sahip.

Escharotic : Kostik madde. Sert. Eskarotik. Kabuk bağlatan (ilaç). Kostik. Korosif paslandırıcı. Korosif madde. Yakıcı (tıp veya medikal terimi). Şekillenmek için bir kabuk bağlamaya neden olan.

Tool : Bilgi üretmek üzere seçilen yordamların öngördüğü işlemleri yerine getirmeye yarayan kullanak ya da olanak. Arabada gitmek. Başkasına alet olan kimse. Götürmek (arabada). Maşa. Kalem. Pusat. Arabayla götürmek. Araba kullanmak.

Abrader synonyms : steel wool pad, abrading stone, abraders, emery, erosive, attritional, abradants, corrodent.