Abscondence türkçesi Abscondence nedir
- Yılan gibi süzülme.
- Gizli kaçış.
Abscondence ingilizcede ne demek, Abscondence nerede nasıl kullanılır?
Absconded : Gitmiş. Ayrılmış. Firari. Kaçan.
Absconder : Firari. Kaçak. Adaletin pençesinden saklanmış kimse.
Absconders : Kaçak. Firari. Adaletin pençesinden saklanmış kimse.
Abscond from : Kaçmak. Ayrılmak. Sessizce sıvışmak.
Abscond from justice : Kanundan kaçmak.
Abscondment : Kaçma.
Absconding with money : Parayla beraber gizlice sıvışmak.
Absconding : Alacaklıdan kaçmak. Kaçıp gizlenmek. Kanundan kaçmak. Kaçmak.
Absconding swarm : Kovanı terk eden oğul arısı.
Abscond : Gizlice kaçmak. Kaçmak (bir suçtan dolayı). Gizlice kaçıp gitmek. Sıvışmak. Gizlice gitmek. Alacaklıdan kaçmak. Saklanmak. Gizlenmek. Kanundan kaçmak. Kaçıp gizlenmek.
İngilizce Abscondence Türkçe anlamı, Abscondence eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Abscondence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Control : Kumada etmek. Kontrolü sağlamak. Denetim. Kontrol altında tutmak. İşletmek. Denetlemek. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Kontrol etmek. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Değişkenlerin belli değerler arasında kalmasını sağlama işlemi.
Dominance : Güç. Tahakküm. Egemenlik. Nüfuz. Allel gen çiftlerinden birinin diğeri üzerine etkisini tam veya kısmen göstermesi. hakimiyet, salahiyet, tahakküm, üstünlük, başatlık. Hakimiyet. Başat olan şey. Üstünlük. Etki altına alma.
Predominance : Hakimiyet. Predominans. Üstünlük. Hakim olma. Ağır basma. Çoğunluk. Galebe.
Rule : Egemen olmak. Geçerli olmak. Karar vermek. Hükümet etmek. İdare etmek. İlke. Yöntem. Hükümdarlık etmek. Egemenlik. Buyurmak.
Prepotency : Prepotenslik. Güçlülük. Genetik özelliklerini dölüne geçirebilme. Bir çiçeğin kendi polenleri yerine başka bir çiçeğin polenleri ile döllenmesi; ana babadan birinin diğerine göre yavruya daha fazla kendi karakterlerini taşıma yeteneği. Prepotensi. Baskınlık.
Condition : Mevki. Şartına bağlamak. Konum. Genel sağlık durumu. Düzenlemek. İyi bir hale getirmek. Form. Koşul. Kondisyon. Şarta bağlamak.
Domination : Hükmetme. Otorite. İstibdat. Egemenlik. Hakimiyet. Nüfuz. Tahakküm. Hegemonya. Hüküm.
Regulation : Ayar. Düzenleme. Kural. Düzene sokma. Kurallama. Tüzük. Düzen. Bir eylem ve davranış alanını ya da bir uygulama sürecini işlem kurallarına bağlayarak düzenleme. Ç.yönetmelik. Yasa.
Supremacy : Büyüklük. Enüstünlük. Galebe. Egemenlik. Bir devletin, başkaları üzerinde kurduğu siyasal, kültürel ya da ekonomik egemenlik. Ululuk. Üstünlük. Yücelik. En üstünlük.
Status : Prestij. Rol. Durum. Sosyal durum. Vaziyet. Yasal durum. Statü. Mevki. Değerge. Toplumsal ya da mesleki durum.
Abscondence synonyms : monopoly, ascendent, ascendancy, ascendant, despotism, absolutism, tyranny, mastery, ascendance, ascendency, dominion, predomination.
Abscondence ingilizce tanımı, definition of Abscondence
Abscondence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Hiding. Fugitive concealment. Secret retirement.

Bu kısımda Abscondence kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Abscondence ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Abscondence anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Abscondence ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.