Acquiscence türkçesi Acquiscence nedir

  • Onaşımlı silim.
  • Kütükteki bir yazımı, ilgilinin uygun görüşünü alarak yönetimce silme.

İngilizce Acquiscence Türkçe anlamı, Acquiscence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acquiscence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concession : Ödün. Teslim. Ayrıcalıklı alan. Ruhsat. Belli kamu işgörülerinin görülmesi amacıyla, kent yönetimince belli kişi, kuruluş ya da ortaklıklara verilen özel olur. Ayrıcalık. Bir ülkenin yaptığı anlaşma ile, başka ülke ya da ülkelerin mallarına uygulanacak bildirmelik yönünden tanıdığı ayrıcalık. İzin. İmtiyaz. Coğrafya, gümrük, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır.

Yielding : Uysal. Kağşama. Yumuşak. Gevşek. Kar. Düşük karbonlu çeliklerde görülen ye esneklik sınırına erişildiğinde birden beliren uzama olayı. Kar sağlama. Zayıf. Teslim.

Agreement : Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Uyma. Uygunluk. Aynı fikirde olma. İtilaf. Uzlaşma. Mukavele. İtilafname. Düşünce ve amaç bakımından birleşip uyuşma. krş. sözleşme. Muvafakat.

Conceding : Uygun bulmak. Kabul etmek zorunda kalmak. Kabullenmek. Kabul ediş. Ödün vermek. Kabul etme.

 

Assent : Anlaşmak. Kabul. Tasvip etmek. Uzlaşma. Rıza. Anlaşmaya varmak. Onamak. Onaylamak. Kabul etmek. Razı olmak.

Acceptance : Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Alınma. Alma. Teslim alınma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İttihaz. Uygun olma. Ödeğin taşıyanınca ilgilisine gösterilmesinde parasını önelinde ödemeği kabullendiğini ödek üstüne bir yazı yazmak suretiyle yapılan yüklenim. Olurlama. Akseptans.

Acquiscence synonyms : cancellation by consent.

Acquiscence zıt anlamlı kelimeler, Acquiscence kelime anlamı

Rejection : Çıkarma. Tümevarımcı bilimlerde başvurulan bir gerçekleme sürecinde olguların varsayım ya da öndeyilerdeki beklentilere aykırı belirmesi, bk. evetle(n)me. Defolu mal. Değille(n)me. Atık. Red. Bir toplumun, başka bir topluma özgü halkbilim öğe, ürün ya da olaylarını benimsememesi, krş. uyum, ödünçleme, benimseyim. Ret. Dışkı. Reddetme.

Disagreement : Uzlaşmazlık. Anlaşmazlık. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Münakaşa. Uyuşmama. Ayrılık. Mübayenet. Bozuşma. İhtilaf. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı bireyin yanıtları arasındaki benzemezlik ya da terslik.