Addresses türkçesi Addresses nedir
- Nutuklar.
- Kur yapma.
- Alıcılar.
- Kur.
Addresses ile ilgili cümleler
English: The policeman demanded their names and addresses.
Turkish: Polis onların adlarını ve adreslerini istedi.
English: It's one of the most exclusive addresses in the city.
Turkish: Bu, şehirdeki en özel adreslerden biri.
English: I am remembering their addresses.
Turkish: Adreslerini hatırlıyorum.
English: Both Tom and Mary have Boston addresses, even though they don't live there now.
Turkish: Artık orada yaşamamalarına rağmen, Hem Tom'un hem de Mary'nin Boston adresleri var.
English: Almost all implementations of virtual memory divide the virtual address space of an application program into pages; a page is a block of contiguous virtual memory addresses.
Turkish: Hemen hemen tüm sanal bellek uygulamaları bir uygulama programının sanal adres alanını sayfalara böler; bir sayfa bitişik sanal bellek adreslerinden oluşan bir bloktur.
Addresses ingilizcede ne demek, Addresses nerede nasıl kullanılır?
Headdresses : Saç süsü. Başörtüsü. Sarık veya başörtüsü. Başa veya saça takılan süs. Başörtü. Baş için örtü veya süs. Baş süsü. Başlık.
Misaddresses : Yanlış hitap etmek. Adresi yanlış yazmak. Yanlış adres yazmak.
Addressed : Adreslenmiş. Adresli. Adresi yazılmış (mektupta, pakette, vs. gibi).
Addressed bill : Adresli ödek. Ödegin üçüncü kişinin oturum yerinde ödenmesi koşulu konulduğunda üçüncü kişinin oturma yeri ile ilgilisi oturum yerinin aynı kentte olması. İkametgahlı poliçe. Oturum yerli ödek. Adresli poliçe. Üçüncü kişinin ve ilgilisinin aynı kentte oturmaları nedeniyle ödemenin de o yerde yapılmasını koşullayan ödek.
Addressed himself to the issue of : Özellikle bu konuyla ilgili konuştu. Konuyu ele aldı.
Addressees : Hitap edilen. Adres sahibi. Alıcı. Mektup gönderilen kişi. Kendisine kargo gönderilen kimse. Alıcı makam. Gönderilen kişi. Adına gönderilen. Adresine mektup gönderilen kişi.
Self addressed stamped envelop : Sase. Posta pulu eklenmiş göndericinin adresini taşıyan mektup.
Self addressed : Kendine gönderilmiş. Gönderene geri gönderilen. Kendi adresine gönderilmiş.
For the addressee only : Sadece yazılı olan alıcı tarafından alınması kastedilen (mektubun, paketin, vb.). Sadece ismi yazılı alıcı için.
Name of addressee : Postanın gönderildiği kişinin ismi. Alıcı adı.
İngilizce Addresses Türkçe anlamı, Addresses eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Addresses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pars : İtibari değer. M. orbicularis oris'in, komşu kaslara uzanan periferik kenarı. Pars bazilaris. Eşitlik. Pars petroza. Pars kompakta. Hipofiz bezinin infundibulum'unun, recessus infundibulinin ulaşamadığı alt kısmı. Pars marginalis. Diyaframın bel omurlarından çıkan parçası. omuriliğin bel parçası. For. magnumun ön kısmı. art kafa kemiğinin kafatasının altında yer alan bölümü.
Ploughing : Çiftçilik. Pullukta kazma. Kazıma. Oyuklama. Pullukla kazma. Pullukla sürme. Kar küreme.
Parler : Normal. Başa baş. Eşitlik. Yeterli. Vasat. Denge. Ortalama. İtibari değer. Başabaş olma.
Uniform resource locator : Tekbiçimli kaynak konumlayıcı. Tekdüzen kaynak konum belirleyicisi. İnternetteki resmi adres sistemi. Birörnek kaynak bulucu. Birörnek kaynak konumlayıcı. İnternette bir program veya dosyanın konumunu belirten karakterler dizisi. Benzer kaynak konumlayıcı. (bilgisayar) url.
Plowing : Çiftçilik. Oyuklama. Kazıma. Sabanla sürmek. Kar küreme. Pullukla sürmek. Pullukla kazma. Yarıp geçmek. Sınıfta bırakmak.
Mounting : Monte etmek. Montaj. Mikroskobik inceleme için lam üzerine yerleştirilen ince doku kesitinin üzerini, koruma ve yapıştırmak amacıyla kanada balsamı, entellan ve benzeri saydam maddeyle örtme, montaj. Altlık. Çerçeve. Kurma. Kur-tak. Kurgu. Bir makinenin parçalarını, yerli yerine koyup, işleyecek duruma getirme işlemi.
Clientage : Müvekkiller. Müşteriler. Müşteri ile şirket yöneticisi arasındaki ilişki. Bir müşteri ve iş sahibi arasındaki ilişki. Müşteri grubu.
Spooning : Kepçe. Oynaşmak. Aşık. Zoka ile balık avlamak. Kaşıkla almak. Kaşık. İçli ve tutkulu davranış. Golf sopası. Flört etmek.
Attention : Yoğulum. Özen. İhtimam. İlgi. Aldırış. Hazır ol duruşu. Bakım. İtina. Belli bir noktaya odaklanma.
Par : Nominal değer. Başa baş. Başabaş olma. Denge. Eşit düzey. Ortalama. İtibari kıymet. Yeterli. Vasat.
Addresses synonyms : universal resource locator, computer address, communicate, rate, course, code, flirtation, exchange rate, argument, courting, parameter, clienteles, courtships, customers, reference, clientele, courtship, url, flirtations, wooing, intercommunicate, ask, call, computer code, recipients, accounts receivable, turn to.
Addresses zıt anlamlı kelimeler, Addresses kelime anlamı
Unaddressed : Değinilmemiş. Adresi olmayan. Adressiz.

Bu kısımda Addresses kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Addresses ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Addresses anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Addresses ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.