Attention türkçesi Attention nedir

  • Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu.
  • Aldırış.
  • Titizlik.
  • İlgi.
  • İtina.
  • İltifat.
  • Kur.
  • Kayıt.
  • Bilgisayar, eğitim, jimnastik, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Bir algıyı güçlendirmek üzere ansal süreçlerden bir kesit üzerinde toplanma, yoğunlaşma gücü.
  • İnsanın bilme ve uygulama devinimlerini, kendiliğinden ya da istençli olarak belli bir nesne ya da eylem üzerinde toplamasını ve bu nesne ya da eylemin bilinç alanına getirilmesini anlatan bir ansal durum.
  • Belli bir noktaya odaklanma.
  • Yoğulum.
  • Hazırol durumu.
  • Dikkat verme.
  • İlgilenme.
  • Vücudun, baş dik, göğüs ilerde, omurga ve bacaklar gergin, topuk ile bitişik kollar doğal yerinde, avuçlar uyluklarda ayakta bulunduğu durum. (cimnastikte çoğu alıştırmalar için bir başlama duruşu. bütün kas aygıtının duruk (statik) çalışmasıyla ulaşılan bir duruş olarak düzeltici değeri çoktur.).
  • Dikkat.
  • Özen.
  • İhtimam.
  • Hazır ol duruşu.
  • Bakım.

Attention ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't have to pay attention to what Mary says.
Turkish: Ali Mary'nin söylediklerine dikkat etmek zorunda değil.

English: Ali didn't pay attention to what Mary said.
Turkish: Ali Mary'nin söylediklerine dikkat etmedi.

English: Ali didn't pay any attention to the warning.
Turkish: Ali uyarıya dikkat etmedi.

 

English: Ali didn't want to call attention to himself.
Turkish: Ali kendine dikkat çekmek istemiyordu.

English: Ali always pays attention in class.
Turkish: Ali her zaman sınıfta dikkat eder.

Attention ingilizcede ne demek, Attention nerede nasıl kullanılır?

Attention getting : Dikkat çekme. Dikkat çekici.

Attention line : Dikkat satırı.

Attention please : Dikkat lütfen. Dikkat dikkat. Lütfen herkes dikkatini buraya versin.

Attention span : Dikkat süresi. Dikkat genişliği. Dikkat aralığı.

Call attention to : İlgiyi bir yöne çekmek istemek. Dikkati çekmek. Dikkat verilmesini istemek. Dikkati bir yöne çekmek. Dikkatini çekmek. Dikkat çekmek. Nazarı dikkati celbetmek.

Pay attention to : İlgilenmek. Nazarı dikkate almak. Dikkat vermek. Önem vermek. Dinlemek. Kulak vermek. Dikkatini vermek. Önemsemek. Dikkat etmek. -e dikkat etmek.

Catch the attention : Dikkat çekmek.

Center of attention : İlgi odağı. Dikkatlerin odaklandığı nesne. Cazibe merkezi. İlgi merkezi. İlginin merkezi.

Focus attention on : Aldırmak. Gözetlemek. Dikkat etmek. Dikaktle bakmak. Dikkatini ve konsantrasyonunu - üzerine yöneltmek.

Attract attention : Dikkatini çekmek. Dikkati çekmek. Dikkatleri üzerine toplamak. Dikkatleri üzerine çekmek. İlgi çekmek. Dikkati üzerine çekmek. Dikkat çekmek. İlgi görmek.

İngilizce Attention Türkçe anlamı, Attention eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Attention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hair care : Saç bakımı.

Kindness : Kerem. Lütuf. Nezaket. Kibarlık. Zarafet. İnsaniyet. İkram. Sevecenlik. Hüsn-ü muamele. Şefkat.

 

Condition : Alem. Koşullandırmak. İyi bir kondisyona getirmek (oyuncuyu). Düzenlemek. Bütünleme. Vaziyet. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. Şarta bağlamak. Toplumsal durum. Kondisyon.

Connection : Bir kelimenin son ses ünsüzü ile ondan sonra gelen kelimenin önses ünlüsünü veya ünlü ile başlayan ilk hecesini birleştirerek tek bir hece halinde söyleme veya okuma: deniz_anası, yıkım_emri, gök_ova, sözlük_anlamı vb. Yakın. Aktarma. Dostluk. Bağlantı. Uyuşturucu satıcısı. Aktarmalı taşıt. Birleştirme. Alışveriş. Ölçüye vurulan nesne ya da özellikler arasında bir sıra düzeninin kurulması için önkoşul olan "daha büyük " ve "daha küçük" ilişkilerinin tüm ölçümler için geçerli olmasını gerektiren kural. bk. sıralayıcı ölçek.

Ear : Kulak. İşitme organı; memelilerde dış, orta ve iç kulak bölgelerinden oluşan yapı. Başaklanmak. Kulak verme. Çıkıntı. Duyma yeteneği. Başak. Kulp.

Compactness : Kompaktlık. Sıkılık. Etkili anlatım. Küçüklük. Yoğunluk. Sıklık. Tıkızlık.

Courtesy : Dizleri bükerek yapılan selamlama hareketi. Teveccüh. Nezaket. Sarayda görgü kuralları. Kadınlara özgü dizleri bükerek öne doğru eğilip selam verme hareketi. Nezaketen parasız verilen şey. Hürmet. İncelik. Kibarlık.

Solicitude : Kaygı. Endişe. Dert. İştiyak. Vesvese. Kuruntu. Arzu. Merak.

Ministration : Hizmet. Vazife icrası. Görev. Görev icrası. Yardım. Özenli bakım.

Exchange rate : Döviz kuru. Değişim oranı. Kambiyo kuru. Bir yabancı paranın ulusal para cinsinden değeri. Kur farkı. Kambiyo rayici. Bir birim yabancı paranın ulusal para cinsinden fiyatı. Döviz kuru oranı.

Attention synonyms : personal care, basic cognitive process, haircare, tender loving care, clock watching, nurturance, pet sitting, rigor, faith healing, flirtations, checkin, course, accurateness, bouquets, aid, choosiness, par, enrollments, keep, assiduities, courtships, connecting link, aspects, daintiness, observation, politeness, bouquet, circumspection, parler, enrollment, attendances, ministrations, particularity.

Attention zıt anlamlı kelimeler, Attention kelime anlamı

Inattention : İnatansiyon. Dikkatsizlik. Özen göstermeme. Dikkat etmeme. İhmal. Aymazlık. Dikkat eksikliği. Gaflet.

Inattentiveness : Savrukluk. Dalgınlık. Dikkatsizlik.

Inattentive : İhmalci. İtinasız. Özen göstermeyen. Dikkatsiz. Gafil. Dikkat etmeyen. Dalgın. İhmalkar. Bakar kör. Önemsemez.

Attention antonyms : attentive.

Attention ingilizce tanımı, definition of Attention

Attention kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Notice. Obedient or affectionate heed. The act or state of attending or heeding. The supposed power or faculty of attending. Earnest consideration, thought, or regard. The application of the mind to any object of sense, representation, or thought. Exclusive or special consideration.