Aeroscope türkçesi Aeroscope nedir

  • Aeroskop.

Aeroscope ingilizcede ne demek, Aeroscope nerede nasıl kullanılır?

Aeros : Uçakla ilgili. Hava. Uçak veya uçan bir şeye ait. Aero. Havacılık. Uçak. Gaz. Havayla ilgili. Havacılıkla ilgili.

Aerosinusitis : Hava basıncındaki değişiklikler nedeniyle oluşan sinüsler iltihabı. Aerosinüzit. Hava sinüziti.

Aerosmith : Ünlü amerikalı rock and roll müzik grubu.

Aerosol : Havada asıltı. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tenekte asıltı. Uygun bir çözücüde çözdürülmüş etken maddeyle itici gazdan oluşan ve aletle çevreye püskürtüldüğü zaman küçük tanecikler halinde yayılan ilaç. Buğu asıltısı. Aerosol. Sprey tüpü. Katı ya da sıvıların bir uçtun ortamda ince parçacık ya da damlacık halinde dağılarak asılı kaldığı karışım. Sprey. Ayresol.

Aerosol bomb : Aerosfel bombası. Aerosol bombası.

Aerosolization : Havaya karıştırma. Bir şeyin aerosole dönüşmesi (ayrıca aerosolisation). Havaya ince taneli sıvı saçılması. Aerosole dönüştürme. Aeroselleştirme.

Aerosolizing : Aerosol olarak saçmak veya boşaltmak. Aeroselleştirmek. Aerosolleştirmek. Bir şeyi serpintiye dönüştürmek. Aerosol şekilnde sıkıştırmak veya içermek (ayrıca aerosolise).

Aerosol cream : Gıda endüstrisinde kullanılan bir gazla tüplere doldurulmuş, bileşiminde şeker, stabilize edici madde ve diğer katkı maddeleri bulunan yağ oranı düşük krema. Aerosol krema.

 

Aerosolize : Aerosol şekilnde sıkıştırmak veya içermek (ayrıca aerosolise). Bir şeyi serpintiye dönüştürmek. Aeroselleştirmek. Aerosolleştirmek. Aerosol olarak saçmak veya boşaltmak.

Aerosolisation : Aeroselleştirme. Havaya ince taneli sıvı saçılması. Bir şeyin aerosole dönüşmesi (ayrıca aerosolization).

İngilizce Aeroscope Türkçe anlamı, Aeroscope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aeroscope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prediction : Genellik ve yasalara dayanılarak yapılan geleceğe yönelik çıkarım ya da öngörülen nedensel ilişkinin gerçekleşeceğine ilişkin beklenti, kestirim. Beklenti. Bilgisayar, ekonomi, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kehanet. Öngörü. Kestiri. Gelecek bir zamanın herhangi bir noktasındaki istatistiksel tesadüfi değişkenlerin büyüklüğünü tahmin etme işlemi. Kestirim. Önceden haber verme. Tahmin.

U boat : Alman denizaltısı.

Foretelling : Önceden haber vermek. Kehanette bulunmak. Gaipten haber verme. Önceden bildirmek. Gaipten haber vermek. Geleceğini haber vermek. Önceden bilmek. Kestirimde bulunmak.

Sub : Altında. Ters (matematik terimi). Bazlı. Aşağı yukarı. Altyazı. İçinde. Üye aidatı. Yerini doldurmak. Denizaltı. Yerine geçmek.

Forecasting : Tahmin etme. Öntahmin yapma. Önceden tahmin etme. Geleceği görme. Tahmin yapma. Önceden haber verme. Öngörme. Öngörü. Kestirmek.

Prognostication : Alamet. Belirti. Kehanet. Tahmininde bulunma (gelecekte bir şey olacağı). Tahmin. İşaret (gelecek hakkında). İşaret. Önceden haber verme.

Submarine : Denizaltında yetişen. Denizaltında olan. Denizin altında olan. Su altında seyredebilen taşıt. Denizaltı ile ilgili. Denizdibi. Denizaltı. Denizaltı gemi. Denizaltı ile saldırmak.

Optical instrument : Optik cihaz. Optik alet.

Aeroscope synonyms : pigboat.