Affrays türkçesi Affrays nedir

Affrays ingilizcede ne demek, Affrays nerede nasıl kullanılır?

Affray : Kavga kıyamet. Dalaş. Arbede. Kavga. Dövüş. Gürültü.

Affraying : Arbede. Dalaş. Dövüş. Kavga. Gürültü.

Affranchise : Azat etmek. Salıvermek. Serbest bırakmak.

Affranchisement : Belirli haklar verme (özellikle oy verme hakkı). Kurtarma. Hak tanıma. Azat. Azat etme. Serbest bırakma.

Saffran : Zambakgiller (liliaceae) familyasından beyaz ya da pembe çiçekli, yapraklı ya da yapraksız, yumrulu, otsu, özellikle ilkbahar ya da sonbaharda çiçek açan colchicum türlerine verilen genel ad. kar çiçeği, kuzla, katır çiğdemi. Acı çiğdem.

Affricative : Yarı kapantılı ünsüz ile ilgili veya ait olan. Yarı kapantılı. Yarı kapantılı olarak ifade edilmiş.

Affreightment : Deniz taşımacılığı sözleşmesi. Gemi kiralama. Deniz nakliye sözleşmesi. Navlun sözleşmesi. Gemi kiralama sözleşmesi. Deniz yoluyla taşıma sözleşmesi. Navlun akdi. Navlun mukavelesi. Kiralama (gemi).

Affreightement : Gemi kirası sözleşmesi. Belirli bir süre ya da bir yolculuğun devamı süresince bir gemiyi kiralayanla geminin iyesi arasında kiralama koşullarını hükme bağlamak amacıyla yapılan sözleşme.

Affricates : Dilin ön bölümüyle iki sıra diş arasında oluşan tınlama boşluğundan ıslık sesi gibi gelen sızıcı ses; s, z, ş, j seslerinden her biri. Yarı kapantılı. Islıklı ünsüz. Yarı kapantılı ünsüz (dilbilgisi terimi). Çıkış yerleri diş eti ve diş eti-damak arası olan s, z, ş, j gibi sızıcı ünsüzlerden her biri. Patlamalı-sızmalı. Hışırtılı ünsüz.

 

Taffrail : Kıç küpeştesi. Geminin kıç tarafını çevreleyen tırabzanlar. Morfidar.

İngilizce Affrays Türkçe anlamı, Affrays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affrays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamorousness : Taşkınlık. Gürültülü olma. Vayvaycılık. Yaygaracı olma. Gürültücülük. Patırtılı olma. Şamatacılık.

Ruckuses : Kıyamet. Çıngar. Kargaşa. Velvele. Patırtı. Hengame. Karışıklık. Şamata.

Battling : Muharebe. Savaşmak. Dövüşmek. Mücadele etmek. Savaş. Teber. Çarpışmak. Çok uğraşmak.

Altercations : Tartışma. Atışma. Ağız kavgası. Anlaşmazlık. Münakaşa.

Ado : İnsanı yoran hazırlıklar. Farklı veritabanı türlerine erişim için hızlı ve evrensel bir metot sağlayan arayüzü (bilgisayar). Telaş. Gürültü patırtı. Patırtı. Microsoft'un. Yaygara. Tantana. Koşuşmalar.

Row : Bir çizelgede gözlemlerin yataylığına dizilmesinden oluşmuş dizilerden her biri. Sıra. Ağız kavgası. Kayıkla taşımak. Kürek çekmek. Kürekle donatmak. Patırtı. Yansıra. Sözlü olarak kavga etmek. Bilgisayar, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Dogfights : Köpek dövüşü. Meydan kavgası. Göğüs göğüse çarpışma. Hava muharebesi. Hava savaşı. İt dalaşı.

 

Brawls : Dalaşmak. Ağız dalaşı yapmak. Sesli tartışmak. Tartışmak. Kavga etmek. Dövüşmek. Gürül gürül akmak.

Fight : Savunmak. Dövüşmek. Savaş vermek. -e karşı savaşım vermek. Kavgacılık ruhu. Didişmek. Uğraşmak. Tartışmak. Savaş.

Affrays synonyms : batrachomyomachia, affraying, brawling, dust up, fighting, fracases, donnybrooks, bust up, run in, scrap, blowup, wrangle, disturbance, melee, fracas, charivari, clamored, hostilities, brawled, tussle, brawl, beating, altercation, battles, babble, bobbery, ballyhoo, affray, ruffle, dustup, broils, fray, shemozzle.