Agglutinates türkçesi Agglutinates nedir

Agglutinates ingilizcede ne demek, Agglutinates nerede nasıl kullanılır?

Agglutinate : Bitişimli. Yapıştırmak. Tutkallamak. Yapışan. Bileştirmek. Yapışkan. Bitiştirmek. Birleştirmek. Bitişken.

Agglutinated : Tutkallamak. Yapıştırmak. Bitiştirmek. Bileştirmek.

Agglutinating : Tutkallamak. Yapıştırmak. Bitiştirmek. Bileştirmek.

Agglutinating language : Bağlantılı dil. Sondan eklemeli dil.

Agglutinating languages : Kelime çekimi ve türetiminin son eklerle yapıldığı dil. türkçe sondan eklemeli bir dildir. gül-dür-e-me-dik + ler + i-miz + den, al-da-n-dı-nız, bak-acak-mı-sınız vb. karşıtı önden eklemeli dil’dir. Sondan eklemeli diller. Eklemeli diller. Kelime köklerini sabit tutup, birbirinden farklı görevlerle yüklü çekim ve yapım eklerini, değişmeyen sabit köklere ekleyen diller. türkçe, moğolca, macarca gibi. ural-altay dil grubuna giren diller ile bazı asya ve afrika dilleri eklemeli dillerdir. türk dili eklemeli dillerin en tipik örneğidir: yol+cu+luğ+umuz+da+ki, yol+la-dık+lar+ımız+ı, sağ+la-m+la-ş-tır-ıl-dı, kon-ar göç-er+lik+ler+i+n+den. eklemeli diller kendi içlerinde de ön eklemeli diller ve son eklemeli diller olarak ikiye ayrılır. türkçe son eklemeli bir dildir. bk. ön eklemeli dil, son eklemeli dil.

 

Agglutinative languages : Sondan eklemeli diller. Kelime köklerini sabit tutup, birbirinden farklı görevlerle yüklü çekim ve yapım eklerini, değişmeyen sabit köklere ekleyen diller. türkçe, moğolca, macarca gibi. ural-altay dil grubuna giren diller ile bazı asya ve afrika dilleri eklemeli dillerdir. türk dili eklemeli dillerin en tipik örneğidir: yol+cu+luğ+umuz+da+ki, yol+la-dık+lar+ımız+ı, sağ+la-m+la-ş-tır-ıl-dı, kon-ar göç-er+lik+ler+i+n+den. eklemeli diller kendi içlerinde de ön eklemeli diller ve son eklemeli diller olarak ikiye ayrılır. türkçe son eklemeli bir dildir. bk. ön eklemeli dil, son eklemeli dil. Eklemeli diller. Kelime çekimi ve türetiminin son eklerle yapıldığı dil. türkçe sondan eklemeli bir dildir. gül-dür-e-me-dik + ler + i-miz + den, al-da-n-dı-nız, bak-acak-mı-sınız vb. karşıtı önden eklemeli dil’dir.

Passive agglutination test : Pasif aglütinasyon testi. Partiküller üzerinde kaplanmış eriyebilir antijenlerin antikorlarla bağlanması esasına dayanan bir serolojik test.

Agglutinative : Yapıştırma işlemine ait. Bitişken. Bitişimli. Gram bitişken. Eklemeli. Bağlantılı.

Agglutinative language : Kelimelerin değişmeyen kökler varyasyonlarından oluştukları dil. Sözcüklerindeki anlam değişiklikleri türkçe, moğolca ve bantuca'da olduğu gibi, köksel değişmelerle değil de, ön ya da soneklerin yardımıyla oluşan dil. Bitişken dil. Sondan eklemeli dil.

Agglutination : Aglutinasyon. Kümelenme. Yığınlar meydana getirme. özellikle polenler, bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların ya kendiliğinden veya belirli bu- antikorla ya da bir ajan ile muamelesinden sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi. aglutinasyon. Bitişkenlik. Ekleme. Bir sıvı içerisinde dağılmış olan maddelerin bir araya gelerek küme oluşturmaları. özellikle bakteriler, kırmızı kan hücreleri ve protozoonların kendiliğinden veya belirli bir antikorla veya bir ajanla karşılaşmasından sonra bir arada yığınlar meydana getirmesi. Yığışım. Tutkallama. Birikişme. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Agglutinates Türkçe anlamı, Agglutinates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agglutinates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bind : Biraraya getirmek. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Donmak (beton). Sarmak (çimento) tutmak. Engel olmak. Usandırmak. Yapışmak. Takyit etmek. Fazla sıkmak.

Attach : Takmak. El koymak. İlişkin kılmak. Yamamak. Ekleme yapmak. Tutturmak. İliştirmek. Eklemek.

Clingy : İlgi meraklısı. Sarılan.

Amalgamated : Karıştırmak. Birleşmek. Cıvayla karıştırılmış. Karışmak. Cıva ile karıştırmak.

Aggregates : Ulaşmak (toplamı). Toplamak. Toplam büyüklükler. Etmek (toplamı).

Composes : Yatıştırmak. Yazmak (müzik veya şiir). Meydana getirmek. Yaratmak. Eser yaratmak. Toparlamak. Bestelemek. Yazmak. Düzenlemek.

Agglutinant : Yapıştırıcı. Birbirine yapışan. Yapıştıran. Tutkal. Yapışkan madde. Aglutinant. Aglutinin.

Bonding : Antrepoya koymak. Bağlayan. Atom ya da atom kümelerinin, bağımsız moleküller oluşturmak üzere birbirileriyle bağ yapmaları. Örmek (duvar). Sahil duvarı. Tutturmak. Yapısındaki eksiciklerle öğeciklerarası kimyasal bağı güçlendirme niteliğinde olan. Bağlamak. Birleştirme. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Adherent : Taraftar. Bağlı. Destekleyen. Bağlı olan. Yandaş. Yapışık.

Appose : Yan yana koymak. Yakına koymak.

Agglutinates synonyms : adheres, cement, cloggy, combine, amalgamate, glues, aggregate, agglutinating, affiliate, clinging, ally, apposing, assembles, bond, affix, apposes, adhere, clingier, clammy, adherents, agglutinative, adhesive, size, amalgamating, am, cohesive, sizing, compose, adjoin, sizes, conjoins, emplastic, amalgamates.

Agglutinates zıt anlamlı kelimeler, Agglutinates kelime anlamı

Nonadhesive : Yapışkanlı olmayan. Yapışkan olmayan. Yapışmaz. Yapışmayan.

Detach : Kopmak. Sökmek. Ayırmak. Çözmek. Özel görevlendirmek. Çıkmak. Ayrılmak. Çıkarmak. Koparmak.