Agist türkçesi Agist nedir

  • Otlakıye olarak vermek.
  • Mera olarak ücret karşılığı kullandırmak.
  • Mera olarak para karşılığı kullandırmak.
  • Ücret karşılığı canlı hayvan barındırmak ve beslemek (artık kullanılmayan).

Agist ingilizcede ne demek, Agist nerede nasıl kullanılır?

Agister : Mera olarak para karşılığı kullanan. Mera olarak ücret karşılığı kullanan. Ücret karşılığı hayvanları besleyen veya otlatan (artık kullanılmayan). Çoban. Araziyi kiralayarak otlak olarak kullanan. Otlakıye olarak kiralayan.

Agistment : (artık kullanılmayan) ücret karşılığı hayvan otlatma. Otlatma hakkı. Otlakıye olarak verme. Hayvan besleme ve otlatma için yapılan resmi anlaşma. Otlak kiralamak. Mera olarak para karşılığı kullandırma. Mera kiralama. Otlatma ücreti.

Agistor : Arazisini mera olarak para karşılığı kullandıran. Canlı hayvana bakan kimse (artık kullanılmayan). Arazisini otlağa veren.

Agists : Mera olarak ücret karşılığı kullandırmak. Ücret karşılığı canlı hayvan barındırmak ve beslemek (artık kullanılmayan). Mera olarak para karşılığı kullandırmak. Otlakıye olarak vermek.

Chief magistrate : Eyalet başkanı. Vali (amerikan ingilizcesi). Belediye başkanı (amerikan ingilizcesi). Başkan (amerikan ingilizcesi).

Magisterial : Amirane. Hakimane. Hakime ait. Hakim. Buyurucu. Tumturaklı.

 

Imagist : İmagizm savunucusu. İmgeci. İfadede belirginliği savunan ve günlük konuşma dili kullanan yirminci yüzyıl başları şiir sanatı akımı destekçisi. İmgeci şair.

Imagists : İfadede belirginliği savunan ve günlük konuşma dili kullanan yirminci yüzyıl başları şiir sanatı akımı destekçisi. İmgeci. İmagizm savunucusu. İmgeci şair.

Examining magistrate : Sorgu hakimi. Soruşturma yargıcı. Sorgu yargıcı. Tahkikat hakimi. Soruşturma hakimi. Bir şüphelinin mahkemede yargılanmasına gerek olup olmadığına karar veren hakim.

Magistery : Majister. Majistral.

İngilizce Agist Türkçe anlamı, Agist eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nub : Topak. Nope. Yuvarlak çıkıntı. Yumru. Esas.

Favouritism : Adam kayırma. İltimasçılık. Adam kayırmacılık. İltimas. Kayırmacılık. Taraf tutma. Kayırıcılık.

Nitty gritty : Bir konunun özü. Konunun özü. Asıl mesele. Bir işin zor tarafı. İşin gerçek yüzü. İşin zor tarafı.

Kernel : Cevher. Habbe. Tahıl tanesi. Tane. İç. Esas. Çekirdek içi. Öz. Evin.

Bare bones : Bir şeyin temelleri. Basit ancak en hayati gerçekler ve ilkeler.

Heart : Orta kısım. Kararlılık. Gönül. Orta. Cesaret. Vicdan. Yürek. Azim. Cücük. Verimlilik.

Pith : Ruh. Kuvvet. Enerji. Güç. Yumuşak doku. En önemli kısım. Esas. Çekirdek. Öz. Ökaryotlarda bir veya daha fazla bulunan, kalıtım materyali olan dna’yla çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek stoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus. halatlarda etrafına damarların, damarlarda ise damar tellerinin sarıldığı göbek kısmı, öz.

 

Hypostasis : Hipostaz. Tanrısal ilkeler. Hz isa'nın kişiliği. Basırıklık. Temel. Esas. Hipostasi. Kan toplanması. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toplardamar akımı yetersizliği nedeniyle bir organın veya vücudun belli bir bölümündeki kan dolaşımının aksaması veya durgunlaşması.

Content : Memnun etmek. Hoşnut. Hoşnut etmek. Doygun. Öz. Razı. Toplumsal olguların kurucu öğelerinin toplamı; bu olgulardaki gelişmelerle biçim değişikliklerinin belirleyici etkeni. Olumlu oy miktarı. Kapsam. Bilgisayar, eğitim, gramer, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Meat : Yenecek et. Öz. Dolgun. Yarak. Et. Cinsel organ. Zevk. Özlü. Önemli konu.

Agist synonyms : cognitive content, mental object, haecceity, discrimination, inwardness, sum, favoritism, substance, core, marrow, essence, center, quintessence, ageism, stuff, heart and soul, quiddity, centre, agists.

Agist ingilizce tanımı, definition of Agist

Agist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To take to graze or pasture, at a certain sum. Used originally of the feeding of cattle in the king`s forests, and collecting the money for the same.