Alders türkçesi Alders nedir

Alders ingilizcede ne demek, Alders nerede nasıl kullanılır?

Alder fly : Kızılağaç sineği.

Alder tree : Ilıman bölge çalıları veya ağaçları. Akçaağaç.

Black alder : Barut ağacı. Cehrigiller (rhamnaceae) familyasından, 2-3 m yükseklikte, kabukları müshil olarak kullanılan ağaççıklar. ciğar.

White alder : Kızılağaç.

Alder : Biyoloji, gitar alanlarında kullanılır. Huş ağacığiller (betulaceae) familyasından, meyveleri kozalak şeklinde, pulları beş loplu, yaprak döken ağaç ya da çalılar. Gürgengillerden, kerestesi kolay işlenebilir ve pür gitar gövdesi olarak kullanılan tonu yalın karakterli orta ağırlıkta ve düşük maliyetli bir ağaç. Gürgen. Kızılağaç. Akçaağaç.

Aldermanic seat : Belediye meclisi üyeliği. Belediye meclisi üyesi makamı.

Aldermanly : Belediye meclisi üyesi.

Alderfly : Koyu rengiyle tanımlanan sialidae familyasından neuroptera böcekleri. Kızılağaç sineği.

Aldermen : Hükümet görevlisi. Belediye meclisi üyesi.

Aldermanship : Belediye meclisi üyeliği. Belediye meclisinde üyeliği.

İngilizce Alders Türkçe anlamı, Alders eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alders ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Match : Evlenme. Karşılaştırmak. Eşi benzeri olmak. Denk. Uymak. Kaşılaşma (takım karşılaşması). Boy ölçüşmek. Eşleştirmek. Akran. İyi gitmek.

Urbanize : Kentlileşmek. Şehirleşmek. Kentleştirmek. Şehirleştirmek. Kibarlaştırmak.

Visualise : Gözünün önüne getirmek. Gözünde canlandırmak. Görselleştirmek. Tahayyül etmek. Canlandırmak. (britanya ingilizcesi) görsellemek. X-ray ışınlarıyla iç organların resimlerini çıkarmak (visualize olarak da yazılır). Hayalinde canlandırmak. Akılda resimlemek. Tasavvur etmek.

Improve : İlerlemek. Düzelmek. Değerlenmek. Yola girmek. Gelişmek. Geliştirmek. Islah etmek. İyileştirmek. Yükselmek. Ondurmak.

Simplify : Sadeleştirmek. Kolaylaştırmak. Yalınlaştırmak. Basitleştirmek.

Impact : Vurma. Çarpışma. Pekiştirmek. Etkileme. Sıkıştırmak. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Tesir. Çarpma. Darbe. Vuruşma.

Turn back : Geri almak. Arkaya dönmek. Gerilemek. Geri dönmek. Geri çevirmek. Kaytarmak. Reddetmek. Katlamak. Kovmak. Geri döndürmek.

Demoralize : Ahlakını bozmak. Ahlaksızlaştırmak. Ayartmak. Yıldırmak. Mücadele gücünü kırmak. Cesaretini kırmak. Moral bozmak. Moralini bozmak.

Contribute : Bağışta bulunmak. Yardım etmek. Katkıda bulunmak. -de payı olmak. Bağışlamak. Katılmak. Katkı yapmak. Katkısı olmak. Yazı hazırlamak. Katkı koymak.

Alienate : Devir ve ferağ etmek. Yabancılaşmak. Devretmek. Temlik etmek. Yabancılaştırmak. Soğutmak. Ferağ ve temlik etmek. Aralarını açmak. Uzaklaştırmak.

Alders synonyms : iodinate, isomerise, mythicise, detransitivise, make grow, internationalise, acetylise, dinge, untune, bolshevize, paganize, oxygenise, intransitivise, mythologise, conventionalise, bolshevise, deaminize, orientalise, digitalise, sensify, colorise, revolutionize, animize, denationalise, destress, renormalise, round out, colour in, lifehack, devilise, opalise, alkalinise, constitutionalise.

 

Alders zıt anlamlı kelimeler, Alders kelime anlamı

Unwary : Dikkatsiz. Gafil. Tedbirsiz. İhtiyatsız. Uyanık olmayan.

Asleep : Uyuyan. Duygusuz. Uykuda. Hissiz. Tembel. Uyumakta. Uyurken. Uyuşmuş. Uyuşuk.

Dull : Kalın kafalı. Duygusuzlaşmak. Tatsız. Sersem. Ruhsuz. Sersemletmek. Körletmek. Soluk. Hafifletmek. Matlaştırmak.

Alders antonyms : unalert, orientalise, denationalise, odourise, deconcentrate, de iodinate, demulsify, de ionate, detransitivize, decelerate, dissimilate, focus, personalise, occidentalise, complicate, tire, brighten, destabilize, better, wet, odorize, nationalize, transitivize, demythologize, stabilise, awaken, cool, stiffen, stabilize, depersonalise, assimilate, decrease, centralize, activate, deoxidise, desensitize, accelerate, decontaminate, occidentalize, worsen, orientalize, increase, beautify, decentralise, dirty, dehydrogenate, hydrogenate, personalize, clarify, emulsify, concentrate, magnetise, dry, deoxidize, qualify, invalidate, dehumanize, inactivate, sensitize, sharpen, sensitise, strengthen, scramble, inflate, empty, decentralize, enable, demilitarise, heat, darken, demilitarize, discolor, thin, centralise, clutter, magnetize, naturalize, loosen, rejuvenate, destabilise, depersonalize, nationalise, cause to sleep, denationalize, unstring, weaken, demagnetise, fill, quieten, begin, clean, deflate, simplify, wrong, disable, discharge, validate, tune, denazify, demagnetize, denaturalize, unscramble, mythologize, order.