Algenate türkçesi Algenate nedir

  • (diş hekimliği) diş kalıbı almak için kullanılan alçıya benzer bileşik.

Algenate ingilizcede ne demek, Algenate nerede nasıl kullanılır?

Algebra : Matematik. Cebir.

Algebra of logic : Mantık cebiri.

Algebra of propositions : Önermeler cebiri.

Algebraic : Cebirsel. Kümel. Cebir. Sayı kümelerine ve bu kümeler üzerindeki işlemlere ilişkin olan.

Algebraic closure : Cebirsel kapanış.

Algebraic extension : Cebirsel genişleme. Cebirsel açılım.

Algebraic extension of a field : Cebirsel cisim genişlemesi.

Algebraic formula : Cebirsel formül. Cebirsel kural veya ilke.

Algebraic equation : Cebirsel denklem. Cebirsel eşitlik.

Algebraic form : Kartezyen biçim. Cebirsel biçim.

İngilizce Algenate Türkçe anlamı, Algenate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Algenate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wean : Memeden kesmek. Soğutmak. Büyütmek. Yetiştirmek. Bebek veya çocuk. Sütten kesmek. Vazgeçirmek.

Modify : Hafifletmek. Tadil etmek. Değiştirmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Üzerinde değişiklik yapmak. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Değiştirme. Azaltmak. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Nitelemek.

 

Drift away : Birbirlerinden ayrı düşmek. Bağları kopmak. Birisiyle olan bağı kopmak. Teması kesmek. Bir şeyden uzaklaşmak. Bir yerden kopmak. Bağı kopmak.

Cyclic : Halkalı. Konjonktürel. Siklik. Belli aralıklarla tekrarlayan, nüks eden. dairesel, döngüsel. Efsanevi. Devirli. Yineli biçimde olan, yinelenme ile ilgili. Dolaşımı sağlayan. Dönemsel. Devri.

Change : Değişmek. Para bütünlemek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Değiş tokuş etmek. Değişikliğe gitmek. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Üzerini değişmek. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Değiştirmek. Tebdil etmek.

Alien : Başka bir ülkeye ait. Başka bir ülkeden gelen kişi. Karşıt. Uymayan. Yabancı. Farklı. Yabancı uyruklu kimse. Ters. Aktarma (dilbilgisi terimi). Haklardan mahrum bırakılan kimse.

Alter : Evirmek. Başka türlü olmak. Başkalaşmak. Kısırlaştırmak. Değişiklik yapmak. Değiştirmek. Değişiklik geçirmek. Hadım etmek (hayvan). Hadım etmek.

Cyclical : Halkalı. Periyodik. Devirli. Konjonktürel. Efsanevi. Kahramanlık hikayeleriyle ilgili. Dolaşımı sağlayan. Çevrimsel. Dairesel. Döngüsel.

Estrange : Aralarını bozmak. Soğutmak (argo terim). Yabancılaştırmak. Uzaklaştırmak. Soğutmak. Aralarını açmak.

Drift apart : Birisiyle olan bağı kopmak. Bağı kopmuş. Teması kesilmiş. Tedricen ayrı düşmek. Uzaklaşmak. Uzak düşmek. Bağı kopmak. Teması kesmek. Uzaklaşmış. Irak düşmek.

Algenate synonyms : alternating, disaffect.

Algenate zıt anlamlı kelimeler, Algenate kelime anlamı

Algenate antonyms : noncyclic.