All around türkçesi All around nedir

  • Çok yönlü.
  • Mükemmel.
  • Çepeçevre.
  • Her bakımdan.
  • Çepçevre.
  • Geniş kapsamlı.
  • Dört yandan.
  • Her şeyi hesaba katarak.
  • Her alanda başarılı.
  • Her yönden.
  • Pek çok yeteneği olan.

All around ile ilgili cümleler

English: In 1918, revolts due to the price of rice erupted all around the country.
Turkish: 1918 yılında, pirinç fiyatından kaynaklanan ayaklanmalar tüm dünyada patlak verdi.

English: I love the feeling I get when the wind rustles between the trees and tenderly stirs all around me.
Turkish: Rüzgar ağaçları hışırdatıp usulca etrafımı sararken duyduğum hissi seviyorum.

English: Ecology is the study of living things all around us.
Turkish: Ekoloji tüm çevremizde yaşayan şeylerle ilgili çalışmadır.

English: The mountains were all around the city.
Turkish: Şehrin dört bir yanı dağlarla çevriliydi.

English: He left his books all around the house.
Turkish: O, kitaplarını evin her yerine bıraktı.

All around ingilizcede ne demek, All around nerede nasıl kullanılır?

All : Her. Bütünüyle. Her şey. Tamamen. Tümüyle. Alayı. Tümü. Her iki taraf. Hepsi.

Around : Doğru. Geriye. Etrafta. Etrafında. Her yanına. Ortalıkta. Öteye beriye. Çevresine. Yakınlarda. Buralarda.

All around observation : Çepeçevre gözetleme. Çevresel gözetim. Tüm etrafın görülebildiği gözetleme için uygun olan yer.

 

All aboard : Herkes gemiye!.

All about : Her yerinde.

All abroad : Geri kafalı. Aklı karışmış. Çağdışı kalmış. Şaşkın.

All active templates : Tüm etkin şablonlar.

İngilizce All around Türkçe anlamı, All around eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak All around ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beauts : Az bulunur şey. Nadide şey.

Beyond praise : Nefis.

Absolute : Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt. Düzey. Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği. Katıksız. Sonsuz. Saltık. Tüm. Kati. Kesin. Katışıksız.

All rounder : Çok yönlü kimse. Elinden her iş gelen kimse. On parmağında on marifet olan kimse.

Protean : Sürekli değişen. (renk vb) değiştiren (hayvan). Dönek. Değişken.

Right and left : Her tarafta. Sağda solda. Sağlı sollu. Orda burda. Her iki el ile. Her yerde.

Multifaceted : Çok yüzlü. Karmaşık. Çok yüzeyli. Cok yönlü. Komplike. Çok cepheli.

Far reaching : Sonuçları çok. Uzaklara kadar ulaşan. Kapsamlı. Geniş ölçüde.

All over : Yeniden. Bitik. Tıpkı. Her yer. Tekrar. Bitmiş. Her tarafta. Her yerde. Baştan.

All overs : Ajitasyon. Tıpkı. Aynen. Bitmiş. Her tarafta. Baştan. Her yerde. Çekingenlik. Tekrar.

All around synonyms : encyclopediacal, on all hands, allovers, belter, versatile, all round, above reproach, in all respects, expansively, sweeping, alpha plus, large scale, many sided, across the board, sophisticated, bang up, beaut, far going, at all points, ambidextrous, multiple, miscellaneous, from every point of view, exhaustively, farreaching, well rounded, belting, omnibus, all inclusive, allover, through and through, banner, universal.