Allowed him to türkçesi Allowed him to nedir

  • Onun – yapmasını mümkün kıldı.
  • -yapmasına izin verdi.
  • Ona olanak verdi.

Allowed him to ile ilgili cümleler

English: The prize money allowed him to buy a guitar.
Turkish: Para ödülü, ona bir gitar satın aldırdı.

English: She allowed him to go alone.
Turkish: O ona yalnız gitmesi için izin verdi.

English: The teacher allowed him to go home.
Turkish: Öğretmen onun eve gitmesi için izin verdi.

English: She allowed him to kiss her.
Turkish: O onun kendisini öpmesine izin verdi.

English: I allowed him to kiss me.
Turkish: Onun beni öpmesine izin verdim.

Allowed him to ingilizcede ne demek, Allowed him to nerede nasıl kullanılır?

Allowed : İzin verilen. İzin verilmiş. İzin verildi. İzinli. Yetkili.

Him : Onu. O. Kendine. Kendi. Ona. (erkek) onu.

To : -mek -mak (mastar). Kadar. İle. Göre. Ye. Arasında. İla. E doğru. -e göre. Karşı.

Called him to order : Uygun şekilde davranması için emir verilmiş. Davranışlarına çeki düzen vermesi emredilmiş.

Left him to his own devices : Onu kendi kaderine bıraktı. Onu yalnız bıraktı. Onu kendi haline bıraktı.

Scared him to death : Onu ölümüne korkutmuş. Onu çok fazla korkutmuş.

Threw him to the dogs : Ondan öcünü alan. Onu köpeklere atan. Onu yaptıklarının bedelini ödemeye zorlayan. Onu köpeklerin önüne atan.

Sentenced him to death : Öldürülerek cezalandırılması gerektiğine karar verilmiş. Ölüm cezası ile cezalandırmış. Onu ölümle cezalandırmış.

Sentenced him to : Ceza olarak söylenmiş. Bir mahkeme tarafından bir ceza olarak karar verilmiş.