Alternate form türkçesi Alternate form nedir

  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Yedek test.
  • Bir testin eşdeğerli ya da benzeri olan öteki biçimlerine verilen ad.

Alternate form ingilizcede ne demek, Alternate form nerede nasıl kullanılır?

Alternate : (birbirlerini) sıra ile izlemek. Birbirini takip etmek. Değiştirmek. Bir o. Değişerek oluşan. Birbirini izlemek. Alternat. Münavebeli. Değişimli olarak yapmak.

Form : Şekil vermek. Kurmak. Biçim. Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Atlarda ayağın korona bölgesinde oluşan kemik üremeleri. Oluşturmak. Yapmak. Geliştirmek. Yazılı biçim. Davayı gören yargılık.

Alternate angels : Ters açılar.

Alternate angle : Ters eş açı.

Alternate angles : Ters açılar. Terseş açılar.

Alternate character set : Almaşık karakter seti. Diğer karakter kümesi. Diğer karakter seti. Öteki karakter kümesi. Başka damga takımı. Öteki karakter seti.

İngilizce Alternate form Türkçe anlamı, Alternate form eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Alternate form ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abstract reasoning : Soyut usavurma. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme.

 

Academy of economic and commercial sciences : İktisadi ve ticari ilimler akademisi. Ekonomi, tecim ve maliye alanlarında çalışmak isteyenleri yetiştiren, bu alanlarla ilgili sorunlar üzerinde incelemeler ve araştırmalar yapan yüksek öğretim kurumu.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Yetiştirim. Ünsiyet. Ülfet.

Abulia : Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya. Kayıtsızlık. Abuli. İstem yitimi. İstenç yitimi. İrade kaybı. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

Abnormal child : Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk. Olağandışı çocuk.

Achievement tests : Başarı testi. Başarı testleri. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler.

 

Academy : Yüksek okul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Medrese. Bilim adamları topluluğu. Akademi. Okul. Yüksekokul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

A priori knowledge : Önsel bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. A priyori bilgi.

Alternate form synonyms : academic intelligence, academic year, abstract intelligence, academic preparation, achievement age, achromatopsia.