Aluminise türkçesi Aluminise nedir

  • Alüminyum ile kaplamak (ayrıca aluminize).
  • Alüminyum ile işlemek.
  • Alüminyum ile kaplamak.
  • Alüminyumlamak.

Aluminise ingilizcede ne demek, Aluminise nerede nasıl kullanılır?

Aluminic : Alüminyumlu. Alüminyum ile ilgili.

Aluminite : Alüminit.

Aluminium : Atom numarası 13, atom ağırlığı 26,98 olan, gümüş parlaklığında beyaz, 660° c'de eriyen hafif element (al). alüminyum yakıt çubuğu yapımında kullanılır. Aluminyum. Alüminyum (simgesi al). Alüminyum.

Aluminium acetate : Alüminyum asetat. Aluminyum asetat.

Aluminium alloy : Alüminyum alaşım. Alüminyum alaşımı.

Aluminium box : Alüminyum kutu.

Aluminium brazing alloy : Alüminyum sert lehimleme alaşımı.

Aluminium alloy piston : Alüminyum alaşımlı piston.

Aluminium brass : Alüminyum pirinci.

Aluminium bromide : Alüminyum bromür.

İngilizce Aluminise Türkçe anlamı, Aluminise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aluminise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aluminize : Alüminyum ile kaplamak (ayrıca aluminise).

Aluminized : Alüminyum ile işlenmiş. Alüminyum kaplanmış. Alüminyum kaplı. Alüminyumlanmış. Alüminyumlu. Alüminyum ile kaplamak (ayrıca aluminise).

Aluminizing : Alüminyumlama. Aluminyum kaplama. Aüminyumlama. Alüminyumlanma. Alüminyum emdirme. Alüminyum kaplama. Alüminyum ile kaplamak (ayrıca aluminise).

 

Cover : Kaplamak. Kapamak. Karşılık. Yetmek. Sakınmalık. İstila etmek. Kapak. Örtü. Bir oyuncunun başka bir oyuncunun önüne kayarak seyircinin onu görmesini engellemek. yapılmayan bir işi yapılıyormuş gibi. göstermek için oyuncunun gövdesiyle, yaptığı işi seyircinin görüşüne kapaması, örnek : eğer masa lambasının üstünde lambayı yakacak bir düğme yoksa, o lambanın yanması anında ışıklar parlatılacaksa oyuncu lambayı gövdesiyle görüşe kapayıp yakar gibi yapar. İçermek.

Aluminizes : Alüminyum ile kaplamak (ayrıca aluminise).

Aluminise zıt anlamlı kelimeler, Aluminise kelime anlamı

Uncover : Açmak (örtü, kapak vb). Şapka çıkarmak. Örtüsünü açmak. Kapağını açmak. Örtüsünü ya da kapağını açmak. Açmak. Ortaya çıkmasını sağlamak. Meydana çıkarmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkarmak.