Amortized türkçesi Amortized nedir

  • Amortisman ayırmak.
  • Amorti edilmiş.
  • Amortize etmek.
  • Sönümlemek.
  • Amortize.
  • İtfa etmek.
  • İtfa edilmiş.
  • Amorti edilen.

Amortized ingilizcede ne demek, Amortized nerede nasıl kullanılır?

Amortized loan : Amortismanlı borçlar. Ana borcun bir bölümünün önceden belirenmiş tarihlerde geri ödendiği borç.

Unamortized : Amorti edilmemiş. İtfa edilmemiş.

Amortize : Sönümlemek. Amortize etmek. İtfa etmek. Amortisman ayırmak. Amorti etmek.

Amortizement : Amortisman. Bir borcun tasfiyesi. Mimari unsur (ayrıca amortisement). Borç tasfiyesi. Aşınma payı.

Amortizes : Amorti etmek. Sönümlemek. Amortisman ayırmak. İtfa etmek. Amortize etmek.

Indirect amortization : Dolaylı aşınma payı. Alacaklı sayışımda belirli bir oranla toplanan aşınma payı.

Amortization : Yıpranma payı. Aşınma payı. İtfa. Yoketme. Amortizman. Amortisman. Durağan değer ve kuruluşların bir süre içinde doğal olarak aşınıp eskimesi. İtfa etme. Taksitlerle geri ödeme. Sönüm.

Amortizing : Amortisman ayırmak. Amortize etmek. İtfa etmek. Sönümlemek.

Amortizable loans : Ödenebilir borçlar. İtfası mümkün istikraz. Amortize edilebilir istikraz. Ödenimi tüzel kişilerce yüklenilen borçlar.

Extraordinary amortization : Olağanüstü değer kaybı. Finans piyasalarındaki ortaya çıkan olumsuz şoklar nedeniyle izin verilen değer kaybı yöntemi.

 

İngilizce Amortized Türkçe anlamı, Amortized eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amortized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amortised : Periyodik ödemeler ile kredi veren kimseye veya amortisman fonuna borç ödemek. Azar azar borcu kapatmak. Değer yitirmek (ayrıca amortize).

Absorb : Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Emmek, içine çekmek, içine almak. Soğurmak. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. Absorbe etmek. Özümsemek. İşgal etmek. Kendine katmak. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Absorbe.

Liquidate : Likide etmek. Yok etmek. Kurtulmak. Kapatmak. Tasfiye etmek. Kapatmak (bir ticaret kuruluşunu). Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Paraya çevirmek. Başından savmak.

Absorbs : İşgal etmek. Çekmek. Karşılamak (masrafı). Sönümlemek (sarsıntıyı veya salınımı). Devralmak. Absorbe etmek. Kendine katmak. Özümsemek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Anlamak.

Write up : Hikayesini yazmak. Düzenlemek. Öyküsünü yazmak. Fazla yazmak. Kaleme almak. Tamamen yazmak. Yazısında övmek. Övgüyle söz etmek. Değer artışlarını kaydetmek.

Redeemed : Telafi etmek. Fidye verip kurtarmak. Tutmak (söz). Kurtarmak. Para verip kurtarmak. Ödemek. Amorti etmek. Yerine getirmek (vaat).

Depreciated : Aşınmış. Değerini düşürmek. Ucuzlatmak. Küçümsemek. Değer yitirmiş. Değeri düşmek. Küçük düşürmek. Değer kaybetmiş.

Put out : Öçürmek. Rahatsızlık vermek. Rahatsız etmek. Şaşırtmak. Bir uzvun yerinden çıkması. Sönmüş. Söndürmek. Üzmek. Dışarı atmak. Kapamak (ışığı).

Redeem : Ödemek (borcunu). Bedelini vererek geri almak. Para verip kurtarmak. Kurtarmak. Telafi etmek. Günah(lar)dan arınmak. Günahını bağışlatmak. Yerine getirmek (vaat). Amorti etmek.

Amortized synonyms : amortizing, depreciates, amortize, redeems, pay off, written off, amortise, amortizes, depreciate.