Analecta türkçesi Analecta nedir

  • Edebi serden veya edebi eserlerden alıntılar.
  • [#seçme Seçmeler].

Analecta ingilizcede ne demek, Analecta nerede nasıl kullanılır?

Analectic : Seçme. Seçilmiş.

Analects : Seçme eserler. Seçmeler. Seçme eserler veya parçalar.

Analects of confucius : Konfüçyüs'ün çalışmalarından alıntılar. Konfüçyüs'ten seçmeler.

Analemma : Yılın her günü her öğlen gök küresinde güneşin konumunu gösteren sekiz rakamı şeklindeki diyagram (bu diyagram çizelgeyi ve güneşin o anki konumunu kullanarak yerel saati nasıl belirleneceğini gösterir ve genellikle güneş saatlerinde veya kürelerde bulunur). Günsekizi.

Analemmas : Günsekizi.

Anal fin : (balık) anüs yüzgeci. Dışkıl yüzgeç. Anal yüzgeç. Balığın üreme organları ile kuyruk arasındaki yüzgeç. Anüs yüzgeci.

Anal canal : Rektumun aniden darlaştığı yerden başlayan sindirim kanalının anüse açılan son bölgesi. Anal kanal.

Psychoanaleptic : Merkezi sinir sistemi üzerine uyarıcı etki yaparak etkisini oluşturan psikotrop ilaç grubu. Psikoanaleptik.

Anal fistula : Anal fistül.

Analeptic : Güçlendirici (tıp veya medikal terimi). Güçlendirici. Uyandırıcı. Analeptik. Özellikle anestezik ilaçların kalp-dolaşım ve solunum üzerine yaptıkları depresyona karşı kullanılan merkezi sinir sistemi uyarıcıları.

 

İngilizce Analecta Türkçe anlamı, Analecta eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Analecta ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Omnibuses : Antoloji. Otobüs.

Auditions : Ses sınavı yapmak.

Qualifying round : Saylav turu. Seçim turu. Seçme turu.

Potpourri : Kurutulmuş kokulu çiçekler. Seçme eserler. Çeşitli çiçeklerin güzel kokulu yapraklarıyla baharattan oluşan ve kavanozda saklanan bir karışım. Birbirinden epey farklı şeylerden oluşan karışım. Derleme. Karışım. Potpuri. Müntahabat.

Excerption : Seçme. Daha büyük bir edebi çalışmadan seçilen pasaj. Seçim. Alıntı. Eserden alıntı yapma. İktibas etme. Seçip alma işlemi. Aktarma. Alma. Bir kitap veya yazıdan seçme.

Anas : Eşyalar koleksiyonu (özellikle belirli bölge veya kişi, vs. simgeleyen). Derlemenin bir kısmı. Ana. Antoloji. Antolojiden bir bölüm.

Ana : Eşyalar koleksiyonu (özellikle belirli bölge veya kişi, vs. simgeleyen). Antolojiden bir bölüm. Derlemenin bir kısmı. Antoloji. Herbirinden eşit miktarda.

Extract : Çıkarmak. Bir maddenin özünü çıkarma, özünü elde etme, ekstrakt. Çekmek. Tatmak. Diş çekmek. Almak. Ayıklayarak çıkarmak. Öz, hülasa. Seçip çıkartmak. Seçerek almak.

Exempla : Kopyalar. Örnekler. Ahlaki bir noktaya işaret etmek üzere anlatılan kısa hikaye. Örnek. Suretler.

Analects : Seçme eserler. Seçme eserler veya parçalar.

Analecta synonyms : omnibus, anthologies, selections, potpourris, selection, excerpt, anthology.