Anchoret türkçesi Anchoret nedir

  • Maddi mal varlıklarından vazgeçen ve tek başına yaşayan kimse.
  • Münzevi hayat yaşayan kimse.

Anchoret ingilizcede ne demek, Anchoret nerede nasıl kullanılır?

Anchorette : Kadın haber sunucusu. Kadın sunucu. Kadın yayımcı (televizyonda). Kadın haber spikeri.

Anchored : Demirli. Bağlı. Saplanmış. Ankastre.

Anchoress : Münzevi hayat yaşayan kadın. Yalnızlığı seven kadın. Toplumdan kaçan kadın.

Anchoresses : Toplumdan kaçan kadın. Münzevi hayat yaşayan kadın. Yalnızlığı seven kadın.

Unanchored : Değişken. Sağlam temellere dayanmayan. Kararsız. Sallanan. Demir atmayan. Demirli olmayan. Sabit olmayan. İstikrarsız. Zeminsiz.

Anchor and text flow orientation : Tutturma ve metin akışı yönlendirme.

Anchor arm : Çıpa kolu. Bağlama kolu.

Anchor dues : Gemi demirlemek için kullanılan ücret. Demirleme ücretleri.

Anchor characters : Saptama karakterleri.

Anchor chain : Demir zinciri. Tespit cıvatası. Çapa zinciri. Ankraj bulonu. Tespit zinciri.

İngilizce Anchoret Türkçe anlamı, Anchoret eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anchoret ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shank : Civata sapi. Piston kolu uçları arasında bulunan gövde. Cıvata sapı. Bıçak. Baldır. El yapımı bıçak. Bacak. İncik. Sap.

 

Waist anchor : Acil durum demiri. Çapa. Ocaklık demiri.

Flue : Duman yolu. Kırpıntı. Nh3. Büyük bir baca içindeki birkaç ayrı duman yolunun her biri. Amonyak. İnce tüy. Baca borusu. Boru. Borulu org.

Claw : Tırmalamak (kedi vb). Pençelemek. Yırtmak. Sağım pençesi. Pençe. Pençe vurmak. Kapışmak. Cırmalamak (kedi vb). Eklem bacaklı hayvanlarda, birinci yürüme bacağının ucunda bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç biçimi bir yapı. Pençe atmak.

Drop anchor : Demir atmak. Demirlemek.

Fix : Eroin dozu. Tayin etmek. Güç durum. Onarmak. Önceden belirlenmiş sonuç. Uyuşturucu iğne. Rüşvet vermek. Gözünü ayırmamak. Oturtmak. Tamir etmek.

Watercraft : Gemi. Deniz uçağı. Kayık.

Sheet anchor : Kurtuluş ümidi. Büyük kurtuluş ümidi. Ocaklık demir. Ocaklık demiri. Acil durum demiri. En çok güvenilen kimse.

Fluke : Şans. Bal. Şans eseri. Ok damağı. Kararsız. Talih eseri bir raslantı. Beklenmedik talih. Beklenmedik başarı. Yassı balık. Zıpkın ucu.

Secure : Elde etmek. Ele geçirmek. Şüphesiz. Korumak. Sıkıca kapatmak. Sıkı sıkı kapamak. Sağlama almak. Emniyette. Sağlama bağlamak. Sıkı sıkı kapalı.

Anchoret synonyms : ground tackle, grapnel anchor, mooring anchor, mushroom anchor, vessel, fasten, hook, grapnel, stem, cast anchor.

Anchoret zıt anlamlı kelimeler, Anchoret kelime anlamı

Unfasten : Çözülmek. Açılmak. Açmak. Koyuvermek. Gevşemek. Gevşetmek. Çözmek.

Anchoret ingilizce tanımı, definition of Anchoret

Anchoret kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who renounces the world and secludes himself, usually for religious reasons. A hermit. A recluse.