Angles türkçesi Angles nedir

  • Köşebentler.
  • Angluslar.
  • 5'inci yüzyıl boyunca kuzey almanya'nın alçak bölgelerinden göç etmiş ve doğu ingiltere'ye yerleşmiş halk.

Angles ile ilgili cümleler

English: Triangles don't have four angles.
Turkish: Üçgenlerin dört köşesi yoktur.

English: We considered the problem from all angles.
Turkish: Sorunu tüm açılardan düşündük.

English: The two streets intersect at right angles.
Turkish: İki cadde doğru açılarda kesişiyor.

English: A triangle has three angles, and a hexagon has six angles.
Turkish: Bir üçgenin üç açısı ve altıgenin altı açısı vardır.

English: These two lines cut across each other at right angles.
Turkish: Bu iki çizgi birbirini dik açıyla kesmektedir.

Angles ingilizcede ne demek, Angles nerede nasıl kullanılır?

Adjacent angles : Komşu açılar. Bitişik açılar.

Alternate angles : Ters açılar. Terseş açılar.

Alternate exterior angles : Dışters açılar.

Alternate interior angles : İçters açılar.

At right angles : Dik açılı. Dikey vaziyette.

Complementary angles : Tümleyen açılar. Tümler açılar. Toplamları 90 derece olan açılar. Dikler açılar.

Exterior interior angles : Yöndeş açılar.

Direction angles : Doğrultu açıları.

Conjugate angles : Eşlenik açılar.

Interior alternate angles : İç terseş açılar.

 

İngilizce Angles Türkçe anlamı, Angles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Angles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Huffiness : Öfke. Kızgınlık. Dargınlık.

Enragement : Kızdırma.

Dogleg : Sivri şey. Keskin açı.

Salient angle : Dış açı.

Magnetic variation : Manyetik tabii inhiraf. Manyetik doğal sapma.

Solid angle : Tam açı. Üçten fazla düzlemin bir nokta üzerinde oluşturdukları açı. Bir koninin, tepesini özek alan bir yuvar yüzeyinden ayırdığı parçanın yüzölçümünün, yüzey yarıçapının üstikisine oranı. Katı açı.

Hackles : Duygu veya kızgınlık. Düşmanlık duygusu. Kuşların boyun arkasındaki tüyler ve kuş korktuğunda veya kavga etmek üzere olduğunda dikilen tüyler. Öfke. Hayvanların sırtında erektil kıllar. Tüy.

Offence : Yasaya aykırı davranış. Hakaret. İncitme. Suç. Kırılma. Kabahat. Ağır suç. Kusur. Kalbini kırma.

Magnetic dip : Yeryüzünde bir noktada, yerin mımmatıssal alanıyla, yatayın yaptığı açı. Manyetik eğim. Mıknatıssal eğim.

Angle of reflection : Parlak bir yüzeyden yansıyan ışınla yüzeyin dikmesi arasında kalan ve geliş açısına eşit olan açı. Yansıma açısı.

Angles synonyms : incidence angle, internal angle, helix angle, magnetic inclination, wave angle, extinction angle, inclination of an orbit, annoyance, az, angle of extinction, bad temper, cutting angle, right angle, angle of inclination, ill temper, outrage, rage, vertical angle, inclination, indignation, space, interior angle, exterior angle, magnetic declination, offense, fork, tilt angle, infuriation, chafe, oblique angle, emotion, angle of dip, variation.

 

Angles zıt anlamlı kelimeler, Angles kelime anlamı

Right angle : Dik açı. Doğru açı. Sağ açı.

Oblique angle : Dik açı olmayan herhangi bir açı. 90 derecelik açı olmayan açı. Yatık açı. Eğik açı.

Untangled : Açmak. Karışık bir şeyi açmak. Çözmek. Halletmek. Karışık bir durumdan kurtarmak. Açmak (karışık bir şeyi). Düğümü çözmek.

Angles antonyms : reentrant angle.

Angles ingilizce tanımı, definition of Angles

Angles kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An ancient Low German tribe, that settled in Britain, which came to be called Engla-land (Angleland or England). The Angles probably came from the district of Angeln (now within the limits of Schleswig), and the country now Lower Hanover, etc.