Hackles türkçesi Hackles nedir

  • Öfke.
  • Tüy.
  • Düşmanlık duygusu.
  • Kuşların boyun arkasındaki tüyler ve kuş korktuğunda veya kavga etmek üzere olduğunda dikilen tüyler.
  • Hayvanların sırtında erektil kıllar.
  • Duygu veya kızgınlık.

Hackles ile ilgili cümleler

English: There were shackles around Tom's ankles.
Turkish: Tom'un ayak bileklerinde prangalar vardı.

Hackles ingilizcede ne demek, Hackles nerede nasıl kullanılır?

With his hackles up : Öfkeli.

Shackles : Engel. Pranga. Zincir.

Unshackles : Zincirlerini çıkarmak. Serbest bırakmak.

Hackle : Boyun tüyleri. Keten tarağı. Yontulmak. Keten ve kendir tarağı. Yontmak. Keten tarağından geçirmek. Keten tarağı ile taramak. Parçalamak. Çentmek. Parçalanmak.

Hackled : Boyun tüyleri. Keten tarağı. Yontulmak. Keten tarağı ile taramak. Parçalamak. Yontmak. Horozun boynundaki uzun tüyler. Parçalanmak. Çentmek. Keten tarağından geçirmek.

Hackler : Doğrayan kimse. Doğrayıcı. Keten veya kendir lifleri tarayan kimse. Keten tarağıyla tarayıcı. Keten veya kendir tarağı.

Hacklers : Keten veya kendir lifleri tarayan kimse. Doğrayıcı. Doğrayan kimse. Keten veya kendir tarağı. Keten tarağıyla tarayıcı.

Ramshackle : Köhne. Külüstür. Viran. Müzelik. Yıkık dökük. Dökük. Yıkık. Harap. Yıkılmak üzere.

Be shackled by : Tutsağı olmak.

 

Shackler : Birini zincirleyen. Bir kimsenin ellerini kelepçe ile bağlayan kimse. Zincire vuran kimse. Kelepçeleyen kimse. Köstek olan kimse.

İngilizce Hackles Türkçe anlamı, Hackles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hackles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Berserker rage : Çılgına dönme.

Cilium : Birçok ökaryot hücrelerin yüzeyinden dışarı uzamış mikrotüpçüklerden oluşan yapı. düzenli çarpmaları ile serbest yaşayan bir hücrelilerin hareketine yarar ya da sabit hücrelerde hücre yüzeyinden materyal akışını sağlar. çok hücreli organizmalarda birçok organların iç geçit yerlerini astarlayan silli epitelleri teşkil eder. sil. göz kirpiği; göz kapağında bulunan kıllar. Silyum. Kirpik. Kısa tüy.

Ire : Hiddet. Kızgınlık. Hiddetli.

Plumes : Nişan. Ödül. Kuştüyü. Bulut (tüy şeklinde).

Displeasures : Hoşa gitmeme. Kızma. Beğenmeme. Hoşnutsuzluk. Gücenme. Kırılma. Memnuniyetsizlik.

Angers : Fitil vermek. Hiddetlendirmek. Kızdırmak. Darıltmak. Kızgınlık. Sinir. Sinirlendirmek. Hiddet. Öfkelendirmek.

Choler : Asabiyet. Kızgınlık. Öd. Antik fizyolojiye göre aşırı sinir ve asabiyete neden olduğu düşünülen dört etkenden biri. Safra.

Feather : Kuştüyü ile kaplamak. Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı. Kuş tüyü. Zengin etmek. Tüylenmek. Kama. Tüy takmak. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tüylerle donatmak.

Angering : Sinir. Sinirlendirmek. Darıltmak. Kızgınlık. Öfkelendirmek. Fitil vermek. Kızdırmak. Hiddetlendirmek. Hiddet.

Dander : Öfkelenmek. Dili öfke. Hiddet. Kızdırmak. Hayvan kepeği.

Hackles synonyms : danders, heer, displeasure, dandered, bate, distaffs, cholers, fuzzes, feathering, feathers, fuzz, fuzzed, anger, plume, bitterness, bad blood, hair, distaff, pile, pluming, pilar, pelage.