Anglicism türkçesi Anglicism nedir

  • İngiliz özelliği.
  • İngilizlere özgü özellik.
  • İngilizce deyim.

Anglicism ile ilgili cümleler

English: What is an Anglicism?
Turkish: Anglisizm nedir?

Anglicism ingilizcede ne demek, Anglicism nerede nasıl kullanılır?

Anglicisms : İngilizlere özgü özellik. İngilizce deyim.

Anglicisation : Şekil veya karakter olarak ingiliz yapma veya olma eylemi (ayrıca anglicization). İngiliz olma.

Anglicise : Şekil veya karakter olarak ingiliz yapmak veya olmak (ayrıca anglicize). İngilizleştirme. İngilizleştirmek. İngilizleşmek.

Anglicist : İngilizce dil bilimcisi.

Anglicization : Şekil veya karakter olarak ingiliz yapma veya olma eylemi (ayrıca anglicisation). İngiliz olma. İngilizleştirme.

Anglicizing : İngilizleştirmek. İngilizleşmek.

Anglicized : İngilizleştirmek. İngilizleşmiş. İngilizleşmek. İngilizleştirilmiş.

Anglican church : Anglikan (ingiliz) kilisesi. İngiltere kilisesi. İngiliz kilisesi. İngiltere'deki resmi hıristiyan kilisesi.

Anglican communion : Anglikan topluluğu.

Anglicize : İngilizleşmek. İngilizleştirmek.

İngilizce Anglicism Türkçe anlamı, Anglicism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anglicism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Usance : Ticari bir senedin ödenmesi için verilen zaman dilimi (ticaret). Ticari teamül. Yabancı poliçelerin dolaşım süresi. Yabancı tahvillerin ödenme süresi. Onaylı uygulama. Geleneksel uygulama. Vade. Yabancı tahvillerin ödenme vadesi. Yabancı tahvil ödenme vadesi. Ödeme süresi.

 

Britishism : İngiltere veya ingilizce'ye has her tür kelime veya deyim. İngilizce'nin kendine has karakteristikleri.

Briticism : İngiliz ingilizcesine özgü deyim veya söz.

Custom : Töre. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Huy. Alışkı. Bir toplumun yapmaya ve uymaya alışageldiği ve toplum tarafından yapılması gerekli görünen davranış kalıbı. Özel. Müşteri. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Örf.

Formulation : Formulasyon. Hayvanların besin maddeleri gereksinimlerini en düşük fiyatla karşılamak için kullanılan, karma yem için gerekli ham maddelerin ve bunların katılma oranlarının hesaplanması. Açık ve kesin ifade. Formülleştirme. Formülleme. Formül haline getirme. Formüle etme. Formülasyon.

Expression : Bir anlam taşıyan sözlü ya da yazılı bildirim. Tasarlanan düşünceleri sözlü ya da yazılı olarak ortaya koyma. ilgili sözcükleri ve sözcük öbeklerini vurgularına önem vererek iletişimi tam sağlayacak biçimde okuma ya da konuşma. Ruh. Bir genin kendini ifade etmesi, fonksiyonel protein üretimi. Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ton. Yüz ifadesi. Duygularını katma. Deyim. Deyiş.

 

Usage : İşlem. Uyulması için herhangi bir yaptırımı bulunmayan ya da yaptırımı çok yumuşak olan davranış örneği. Kullanış. Bir şeyi görülegeldiği gibi yapma alışkanlığı. Görenek. Alışkı. Teamül. Kullanım. Muamele. Usul.

Anglicanism : Anglikan kilisesi'nin (ingiltere kilisesi) ilkeleri. Anglikanizm.

Anglicism synonyms : anglicisms.

Anglicism ingilizce tanımı, definition of Anglicism

Anglicism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A phrase or form language peculiar to the English. An English idiom.