Anthropometer türkçesi Anthropometer nedir

  • İnsan vücudunu ve boyutlarını ölçme aleti.

Anthropometer ingilizcede ne demek, Anthropometer nerede nasıl kullanılır?

Anthropometric : Antropometrik. (antropoloji) antropometri ile ilgili (insan vücudunu ve boyutlarını ölçümü).

Anthropometry : Antropometri. İnsan vücudunu ölçme bilimi.

Anthropomancy : İnsan bağırsaklarından yararlanarak uygulanan bakı türü. bk. bakı. krş. hayvan bakısı, karaciğer bakısı, kemik bakısı. İnsan bakısı.

Anthropomorphic : İnsan benzeri. Antropomorfik. İnsan biçiminde.

Anthropomorphically : Antropomorfik olarak. Antropomorfik bir şekilde.

Anthropomorphisms : İnsan şekilcilik. İnsan biçimcilik. İnsanbiçimcilik. İnsana benzetme. İnsan niteliklerini başka bir varlığa aktarılması. Antropomorfizm.

Anthropomorphosis : Antropomorfoz.

Anthropomorphism : Antropomorfizm. İnsansal olmayan nesnelerde, özellikle tanrılarda, insan özellikleri görme biçimindeki görüş. bk. doğaya tapma. İnsan niteliklerini başka bir varlığa aktarılması. İnsanbiçimcilik. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnsana benzetme. İnsan şekilcilik. Yüce varlıkları ve tanrıları insan biçiminde tasarımlayan; insana benzer yetenek, tutum ve davranışlarla niteleyen görüş. İnsan biçimcilik. İnsanın özelliklerini tanrı'ya (tanrılara), doğanın dış güçlerine vb. aktararak bunları insan biçiminde tasarlayan görüş.

 

Anthropomorphise : İnsani özellikler yakıştırmak. İnsan biçimi almak. İnsan olmayan bir şeye insan nitelikleri kazandırmak. İnsan biçimi vermek. İnsana benzetmek. İnsani nitelikler atfetmek. İnsan biçimi kazanmak. İnsan niteliklerini başka bir varlığa vermek. İnsan dışı olan bir şeye insan biçimi vermek (ayrıca anthropomorphize).

Anthropomorphist : İnsan olmayan şeylere insan nitelikleri kazandıran kimse. İnsan biçimi veren kimse.

İngilizce Anthropometer Türkçe anlamı, Anthropometer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anthropometer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Measurement : Ölçü. Bir ölçme aracıyla nesneler ve özellikler arasında nitel ve nicel ayrımlar yapma. Mesaha. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Bir ya da daha çok kişiye ilişkin bir değişken niteliğin niceliğini ya da derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işi. öğrencilerin belli bir alan ya da konudaki gelişme ve başarılarını uygun araçlar ve yöntemler uygulayarak sayısal sonuçlarla belirleme işi. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Ölçüm. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem.

 

Measuring : Değer biçme. Ölçü. Ölçüm. Ölçme.

Mensuration : Mesaha. Ölçme işlemi. Hastada oluşan fiziksel değişimlerin niteliğini ve niceliğini anlamak için yapılan bir muayene, mensurasyon. Mensurasyon. Ölçme. Ölçü bilimi.

Measure : Ölçme jüyesi. Ölçü. Tedbir. Önlem. Ölçüm. Karşılaştırmak. Endazeye vurmak. Ölçüsünü almak. Ölçü birimi. Ayarlamak.