Measurement türkçesi Measurement nedir
- Ölçme.
- Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi.
- Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci.
- Bir ya da daha çok kişiye ilişkin bir değişken niteliğin niceliğini ya da derecesini saptama ve sayısal olarak belirtme işi. öğrencilerin belli bir alan ya da konudaki gelişme ve başarılarını uygun araçlar ve yöntemler uygulayarak sayısal sonuçlarla belirleme işi.
- Mesaha.
- Ölçüm.
- Bir ölçme aracıyla nesneler ve özellikler arasında nitel ve nicel ayrımlar yapma.
- En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi.
- Ölçü.
- Ölçülme.
- Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem.
Measurement ile ilgili cümleler
English: Precision in measurement is important.
Turkish: Ölçümde kesinlik önemlidir.
English: Precise measurements are necessary.
Turkish: Kusursuz ölçümler gerekli.
English: The measurement has to be exact.
Turkish: Ölçüm tam olmalıdır.
English: That's an exact measurement.
Turkish: O bir tam ölçüm.
English: Precise measurements are needed.
Turkish: Kesin ölçümler gerekli.
Measurement ingilizcede ne demek, Measurement nerede nasıl kullanılır?
Measurement differences : Ölçümler arasında ölçüye vurulan gerçek ayrımların yanı sıra durumdan duruma ve ölçmeden ölçmeye değişen rastlantısal etkenlerden doğan ayrımlar. Ölçüm ayrımları.
Measurement error : Ölçme hatası. Bir ölçme sürecinde saptırıcı payı olan etkilerin toplu ürünü. Ölçüm yanılgısı. Ölçüm veya ölçme hatası. Ölçüm hatası.
Measurement goods : Navluna tabi ölçü esasına göre hazırlanmış mallar. Ölçü esasına göre navluna tabi mallar.
Measurement in meters : Bir filmin, kuşağın metreyle ölçülen uzunluğu. ayakla uzunluk'un karşıtı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Metreyle uzunluk.
Measurement procedure : Ölçüm kurallar dizini. Ölçüm yordamı. Ölçüm prensibi.
Measurement process : Ölçme prosesi. Ölçüm süreci.
Measurement system : Ölçüm sistemi. Ölçü sistemi.
Measurement ton : Deniz tonu.
Conservation of a measurement standard : Ölçüm standardının korunması.
Measurement signal : Ölçüm sinyali. Ölçüm işareti. Ölçülen sinyal.
İngilizce Measurement Türkçe anlamı, Measurement eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Measurement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Denominations : Tarikat. Tanınma adları. Herkesin tanıyıp benimsediği ve mal alırken aradığı markalar. İsim. Adlandırma. Zümre. Unvan. Birim. Mezhep.
Activity : Hareket halinde olma. İş. Fiil. Hareket. Faaliyet. İşleklik. Eyleyim. Eylem. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Sound ranging : Sesölçüm. Sesle kestirme. Sesle ölçme.
Thermometry : Isılölçüm. Sıcaklık ölçümü. Sıcaklıkölçüm. Sıcaklık derecesini ölçme yöntemleri. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dizge, özdek ve olayların sıcaklıklarını ölçme yöntemleri. Sıcaklıkların ye sıcaklık değişimlerinin ölçümü. Vücut sıcaklığını ölçme yöntemi ve bilgisi. Termometri. Termometre.
Measurements : Ölçü birimi. Ölçüler.
Mental measurement : Zihinsel ölçüm.
Reading : Ölçüm (göstergede). Yorum. Bilimsel düşünce. Okumuşluk. Kanaat. Bir bellekten, bir veri ortamından ya da bir başka kaynaktan verileri elde etme. dış bellekten bir yazmaca, ana belleğe girdi olarak veri aktarma. Kitabi bilgi. Mana. Okunacak metin. Bilişim, hukuk alanlarında kullanılır.
Benchmarks : Deyerlendirilen bilgisayar performansını (bilgisayar). Kriter. İnşaat röperleri. Kıyaslama noktası (bilgisayar). Denektaşları.
Dimension : Hacim. Çap. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Boyut. Bir dizgiyi oluşturan öğe sayısı. Birbiriyle açık ya da örtük ilişkisi olan çeşitli tutum ve davranış görünüşlerine bir içbütünlük kazandıran temel öğe ya da bir ölçme aracının ölçtüğü konu. Boyutlarını ayarlamak. Ölçülerini koymak. Uzanım. Oylum.
Extent : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Uzunluk. Büyüklük. Saha. Kaplam. Özdeğin kapladığı yer büyüklüğü ya da bir şeyin nereye dek vardığı. bk. uzamsal özellik. Uzantı. Genişlik. Alan.
Measurement synonyms : foetometry, quantitative chemical analysis, radioactive dating, arterial blood gases, fetometry, micrometry, mensuration, computation, metering, benchmarking, extents, hypsometry, gravimetry, calibres, densitometry, viscosimetry, dimensions, arithmetic, meter reading, dosimetry, indication, denomination, evaluations, survey, taping, anemography, gage, mensural, cephalometry, thermogravimetry, benchmark, footages, admeasurement.
Measurement zıt anlamlı kelimeler, Measurement kelime anlamı
Inactivity : Tembellik. Avarelik. Durgunluk. Etkisizlik. Tesirsizlik. Hareketsizlik. Üşengeçlik.
Measurement ingilizce tanımı, definition of Measurement
Measurement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Mensuration. The act or result of measuring. As, measurement is required.

Bu kısımda Measurement kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Measurement ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Measurement anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Measurement ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.