Reading türkçesi Reading nedir

  • Bir bellekten, bir veri ortamından ya da bir başka kaynaktan verileri elde etme. dış bellekten bir yazmaca, ana belleğe girdi olarak veri aktarma.
  • Bilgililik.
  • Okuma.
  • Çalışma.
  • Bilimsel düşünce.
  • Kanaat.
  • Konferans.
  • Yorum.
  • Okumuşluk.
  • Okunuş.
  • Kitabi bilgi.
  • Bilişim, hukuk alanlarında kullanılır.
  • Okunacak metin.
  • Ölçüm (göstergede).
  • Mana.

Reading ile ilgili cümleler

English: A book worth reading is worth reading twice.
Turkish: Okunmayı hak eden bir kitap iki kere okunmayı hak eder.

English: A good way to boost reading and listening skills in a target language is to read or listen to the news.
Turkish: Hedef dilde okuma ve dinleme yeteneklerini artırmanın iyi bir yolu okumak ve haber dinlemektir.

English: A person never reading anything may be fooled with an extraordinary easiness.
Turkish: Bir şey okumayan bir kişi görülmemiş bir kolaylıkla aldatılabilir.

English: Adding comments makes reading the code easier.
Turkish: Yorum eklemek şifreyi okumayı daha kolay hale getirir.

English: A woman is reading a book in the library.
Turkish: Bir kadın kütüphanede kitap okuyor.

Reading ingilizcede ne demek, Reading nerede nasıl kullanılır?

Reading age : Okuma yaşı. Bir çocuğun, okuma yeteneği bakımından, önceden saptanmış düzgülere göre yaşı.

 

Reading aptitude : Okuma becerisini kazanmak ve geliştirmek için gerekli olan, zeka ile ilişkisi bulunduğuna inanılan içsel öğrenme yeteneği. Okuma anıklığı.

Reading aptitude test : Çocuğun okuma gücünü saptamaya yarayan test. Okuma anıklığı testi.

Reading book : Kitap okuma.

Reading comprehension : Okuduğunu anlama.

Reading light : Okuma lambası. Gece lambası.

Reading desk : Kitap sehpası. Kürsü. Rahle.

Reading lamp : Okuma lambası. Masa lambası.

Reading film : Okuma filmi. Özel olarak seçilip düzenlenen okuma parçalarını kapsayan ve öğrencilerin okuma hızını arttırmak için kullanılan film.

Reading hall : Okuma salonu.

İngilizce Reading Türkçe anlamı, Reading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contentment : Gönül hoşluğu. Ferah. Rahatlık. Ferahlık. Razı olma. Gönül rahatlığı. İktifa. Memnuniyet. Gönül ferahlığı.

Employment : İş verme. İşlendirme. İşe alma. Görev. Çalıştırma, işe alma, kullanma. işgücünü kapsayan bölümün çalıştırılması tekniği. Memuriyet. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. Meşguliyet. Uğraş. Görevlendirme.

Operation : Süreç. Cerrahi müdahale. Ameliyat. Hüküm. Özdek üzerinde her türlü değişim yapma eylemi. ham ya da ara malları ve özdekleri, fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme eylemi. Bir ya da birkaç işlenen üzerinde, belirli bir sonuç elde etmek üzere uygulanan herhangi bir eylem. bk. işleç, işlenen, komut. İşletim. Tatbikat. Yürürlük. İşlem.

 

Actions : Olayların gelişimi. Eylem. Etki. Hareket. Dava. Amal. İcraat. Davranış. Çarpışma. Amel.

Dictum : Resmi açıklama. Darbımesel. Müşahede. Özdeyiş. Mütalaa. Atasözü. Hüküm. Vecize. Görüş.

Readouts : Dışarıya okuma. Dışa okuma.

Opinion : Mütalaa. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İnanç. Nazar. Adli davada bilirkişilerin verdikleri fikirler. Önemseme. Yargı. Kanı. Kanıtlanmış sayılmak için yeterli dayanağı olmayabilen, ancak doğru olduğuna inanılan ve anlıksal etkinlikler yoluyla varılmış olan bir yargı. uzman sayılan kişinin belirttiği görüş. Takdir.

Explanation : Şerh. Tanımlama. Neden, yasa vb. aracılığıyla incelenen konunun özünü aydınlatmayı amaçlayan bilimsel inceleme aşaması ya da biçimi. Aydınlatma. Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma. Anlamlandırma. İzah. İzahat.

Reading synonyms : poring over, linguistic process, job of work, thinkin, perusal, labour, conferences, reproduction, skimming, proceeding, denotations, endeavouring, significations, way of reading, knowledgeableness, consideration, acceptation, interpretation, read, comment, movement, gears, modesty, line at karmak, pronunciation, persuasion, purview, conviction, explications, skim, significances, readings, construction.

Reading ingilizce tanımı, definition of Reading

Reading kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Perusal. Used in reading. Also, printed or written matter to be read. The act of one who reads. Of or pertaining to the act of reading.