Dictum türkçesi Dictum nedir

Dictum ingilizcede ne demek, Dictum nerede nasıl kullanılır?

Obiter dictum : Rasgele söz. Hakimin gayri resmi beyan edilmiş fikri. Mütalaa. Önemsiz uyarı. Kanaat. Müşahede. Tali gerekçe. Mahkemeye sunulan konu ile doğrudan bağlantılı olduğu kararlaştırılmış olmayan yasal kararın bir parçası. Görüş.

Dictums : Görüş. Müşahede. Kanaat. Atasözü. Mütalaa. Hüküm. Resmi açıklama. Vecize. Özdeyiş. Darbımesel.

Interdictum : Yasak. Zilyedliğin korunması için açılan dava olmayan kanun yolu. Yasaklama.

Mirabile dictu : Söylemesi hoş. Hayret! (latince terim).

Benedictus : Sanctus' un ikinci ve messe' nin dördüncü bölümü. Mezmur.

Dictate : Söyleyip yazdırmak. Emretmek. Söylemek. Gerektirmek. Dikte etmek. Yazdırmak. Zorla kabul ettirmek. İmla yazdırmak. Etkilemek. Söyleyerek yazdırmak.

Dicta : Vecize. Resmi açıklama. Hüküm. Özdeyiş.

Dictamen : Dikte. Emir.

Dict : Sözlük. Kelimeler ve deyimlerle ilgili bilgiler veren kitap (örneğin anlamları yazılımları telaffuzları vs). Dictionary (sözlük).

Dictaphones : Yazdıraç. Ses kaydedici. Diktafon. Dikte makinesi.

İngilizce Dictum Türkçe anlamı, Dictum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dictum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ascendancy : İtibar. Üstünlük. Güç. Hüküm sürme. Nüfuz. Egemenlik.

Judgement : Düşünce. Temyiz kararı. Sağduyu. Tahmin. Tüzel karar. Öznenin konu ya da nesneler üzerinde yüklemci bir işlemde bulunarak vardığı bilgi. Tebligat. Değerlendirme. Kanı. Yargılama.

Advice : Tavsiye. Uyarı. Fikir. Danışma. Nasihat. Talimat. Bilgi. Öğüt. Salık.

Aspect : Yıldız ve gezegenlerin birbirlerine göre konumları. Bir fiildeki oluş ve kılışın zaman bakımından konuşan tarafından öznel biçimde değerlendirilmesi; fiilde, dil psikolojisine ve konuşanın kendi değerlendirmesine bağlı zaman kayması durumu: seninle bu konu üzerinde uzun uzun tartışacağım da bir sonuç mu alacağım? cümlesindeki tartışacağım ve alacağım fiilleri şekil olarak gelecek zaman gösterdikleri halde, kişisel öznel bir değerlendirmenin ifadesi olan görünüş bakımından «seninle bu konuda uzun tartışmayacağım ve sonuç da alamıyacağım» şeklinde olumsuz bir anlamı yansıtmaktadır. aşağıdaki örneklerde de kullanılan fiiller ayraç içine alınan birer zaman kaymasına uğramış bulunmaktadırlar: andre gide böyle bir zamanda peyzajlarımızı fakir ve neşesiz, sanatımızı derme çatma, insanımızı çirkin buldu (çirkin bulmuş anlamında). takma bir “insanüstü” gözüyle etraftaki ızdıraba tiksine tiksine bakarak geçti (geçmiş anlamında) (a. h. tanpınar, beş şehir, s. 157-158). fatih’in istanbul’da bina ettiği ilk sarayın, kitaplarda okuduğumuz satırlardan başka, bir hatırası kalmamış (kalmadı anlamında) ve enkazı kaldı ise toprak altında kalmıştır (kaldı anlamında) (y. k. beyatlı, aziz istanbul, s. 49). “dün geceki renkli rüyamda geniş bir bahçede dolaşıyordum. arkamda billur gibi bir pınar var. yanımdakilerden biri bana gümüş bir tasla su getiriyor.” parçasındaki dolaşıyorum, getiriyor fiilleri şekilce şimdiki zaman kipi oldukları halde, anlam bakımından geçmiş zamanı, var fiili de yine vardı anlamını vermektedir. hasta doktora gitmiş (gitse), doktor hastaya getirilmiş (getirilse) ne fark ederdi? (osman çeviksoy, tutuklu yürek, s. 27). ekmeklerine o sarı tereyağından sürüp yiyorlar (yediler). henüz gün ağarmamıştır (ağarmamıştı) (sevinç çokum, derin yara, s. 110). vb. Açı. Yön. Hal. Maruziyet. Bakı. Bakım. Veçhe. Görünüş.

 

Attaintment : Mülkiyet haklarını kaybetme. Vatandaşlık hakkını kaybetme durumu. İdam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması. Mülkiyet haklarını yitirme. Karar. Vatandaşlık hakkını kaybetme.

Assess : Vergi koymak. Kanı. Değerlendirmeye almak. Değerini biçmek. Belirlemek. Değerini bilmek. Para cezası vermek. Tahakkuk ettirmek. Talep etmek (bir miktar para).

Epigram : Hicviye. Taşlama. Anıt üzerine kazınmış eski yazıt. Birini ya da bir olayı yermek amacıyla yazılmış taşlama biçimindeki yazılı ya da sözlü anlatım. Nükte. İğneleme. İğneli söz. Nükteli söz. Nükteli şiir.

Maxims : Özlü söz. Özdeyişler.

Adages : Mesel.

Pronouncement : İlan. Resmen bildirme. Anlatma. Beyan. Tefhim. Bildirme (kararı). Resmi olarak bildirme. Resmi bildiri.

Dictum synonyms : legal opinion, avis, arbitrament, saying, pronunciamentos, arguments, apprehensions, bywords, persuasion, aspects, redes, attitude, aphorisms, decision, conclusion, conclusions, argument, gnomes, proverb, opinion, proverbing, reded, aphorism, conception, byword, convictions, dicta, common ground, concept, modesty, belief, epigrams, official declaration.

Dictum ingilizce tanımı, definition of Dictum

Dictum kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An apothegm. An authoritative statement. A dogmatic saying.