Dicta türkçesi Dicta nedir

Dicta ile ilgili cümleler

English: Augusto Pinochet's dictatorship was one of the most violent of the century.
Turkish: Augusto Pinochet'nin diktatörlüğü yüzyılın en zorbalarından biriydi.

English: At about this time, Lucius Cornelius Sulla, after becoming the dictator of Rome, thought that Caesar was a political threat to his rule.
Turkish: Bu sıralarda, Lucius Cornelius Sulla, Roma diktatörü olduktan sonra, Sezar'ın onun egemenliği için siyasi bir tehdit olduğunu düşündü.

English: All natural languages are equally complex--but in different ways. The grammar of Malay is simple, but choices among many superficially equivalent words are dictated by the social status of speaker and hearer.
Turkish: Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dilbilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, konuşmacının ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.

English: Democracy is the dictatorship of the majority.
Turkish: Demokrasi çoğunluğun diktatörlüğüdür.

English: Burak wants to be a dictator.
Turkish: Burak diktatör olmak istiyor.

Dicta ingilizcede ne demek, Dicta nerede nasıl kullanılır?

Dictagraph : Çok hassas bir vericiye sahip telefon (genellikle gizli dinlemelerde kullanılır).

 

Dictamen : Emir. Dikte.

Dictaphone : Yazdıraç. Dikte makinesi. Diktafon. Ses kaydedici.

Dictaphones : Diktafon. Ses kaydedici. Dikte makinesi. Yazdıraç.

Dictate : Söylemek. Dikte etmek. Söyleyerek yazdırmak. Emretmek. Belirlemek. Zorla kabul ettirmek. Söyleyip yazdırmak. Gerektirmek. Yazdırmak. Etkilemek.

Dictated : Emretmek. Zorla kabul ettirmek. Dikte etmek. Belirlemek. Dikte edilmiş. Söyleyerek yazdırmak. Etkilemek.

Dictating : Dikte ediliyor. Emretmek. Söyleyerek yazdırmak. Dikte etmek. Zorla kabul ettirmek. Etkilemek. Belirlemek.

Dictatorialness : Amiranelik. Tiranlık. Despotluk. Diktatörlük. Baskıcılık.

Dictations : Yazdırma. Dikte edilen yazı. Dikte etme. İmla. Emir. Dikte. Yazım.

Dictatorially : Amirane bir şekilde. Diktatöre benzer şekilde. Baskı uygulayarak. Despotça. Tiranca. Diktatörce.

İngilizce Dicta Türkçe anlamı, Dicta eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dicta ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pronunciamento : Hükümet beyannamesi. Resmi bildiri. Beyanname. Resmi beyan. Resmi duyuru.

Bywords : Dile düşmüş kimse. Sembol. Simge. Adı çıkmış yer veya kimse. Atasözü. Deyiş. Çok kullanılan bir deyim. Darbımesel.

Dictum : Atasözü. Mütalaa. Kanaat. Darbımesel. Müşahede. Görüş.

Arbitrament : Karar verme yetkisi. İhtilafların hakem yoluyla çözülmesi. Hakemin karar vermesi. Hakem kararı. Tahkim. Karar.

Apophthegm : Özlü söz. Fıkra.

Byword : Dile düşmüş kimse. Deyiş. Sembol. Simge. Adı çıkmış yer veya kimse. Çok kullanılan bir deyim. Darbımesel. Atasözü.

 

Epigram : Anıt üzerine kazınmış eski yazıt. İğneleme. Birini ya da bir olayı yermek amacıyla yazılmış taşlama biçimindeki yazılı ya da sözlü anlatım. İğneli söz. Taşlama. Nükteli şiir. Nükte. Hicviye. Nükteli söz.

Official declaration : Hükümet tarafından onaylanmış açıklama. Yetkili makam tarafından onaylanmış bildiri.

Epigraphs : Yazıt. Kitabe. Epigrafi. Epigraf.

Conclusion : Varılan sonuç. Sonuç bölümü. Anlaşma. Nihayet. Son. Tümdengelimci bir dizgede sayıltılardan kaynaklanan ve bilinen çıkarım kuralları yoluyla türetilen sonuçlar. Bir araştırma ve irdelemede elde edilen sonuç. Netice. Yargı.

Dicta synonyms : genus alstonia, alstonia, alstonia scholaris, devil tree, dita bark, maxim, tree, advice, conclusions, aphorisms, epigrams, adjudgement, apothegm, pronouncement, adages, attaintment, adjudication, ascendancy, authority, adjudications, adjudgment, award, arbitraments, attainture, aphorism, pronunciamentos, dictums, maxims, apothegms, gnome, decision, assize, gnomes.

Dicta ingilizce tanımı, definition of Dicta

Dicta kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Dictum].