Dictate türkçesi Dictate nedir

Dictate ile ilgili cümleler

English: All natural languages are equally complex--but in different ways. The grammar of Malay is simple, but choices among many superficially equivalent words are dictated by the social status of speaker and hearer.
Turkish: Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dilbilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, konuşmacının ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.

English: He dictated several letters to his secretary.
Turkish: O, birkaç mektubu sekreterine dikte etti.

Dictate ingilizcede ne demek, Dictate nerede nasıl kullanılır?

Dictated : Dikte etmek. Belirlemek. Emretmek. Zorla kabul ettirmek. Söyleyerek yazdırmak. Etkilemek. Dikte edilmiş.

Dictates : Emretmek. Dikte etmek. Zorla kabul ettirmek. Yazdırmak. Gerektirmek. Söylemek. İmla yazdırmak. Söyleyip yazdırmak. Etkilemek. Belirlemek.

Obey dictates : Emirlere itaat etmek. Emirlere uymak.

Dictating : Dikte etmek. Belirlemek. Emretmek. Dikte ediliyor. Etkilemek. Zorla kabul ettirmek. Söyleyerek yazdırmak.

Dictation : Dikte edilen yazı. Dikte etme. Yazdırma. Dikte. İmla. Yazım. Emir.

 

Dictators : Dikte eden kimse. Diktatör. Diktatörler. Yazdıran kimse.

Dictatorships : Buyurganlık. Buyrukçuluk. Diktatörlükle yönetme. Despotizm. Diktatörlük. Bir diktatör tarafından yönetilen devlet.

Dictatorially : Diktatöre benzer şekilde. Amirane bir şekilde. Tiranca. Despotça. Diktatörce. Baskı uygulayarak.

Dictatorialness : Despotluk. Amiranelik. Diktatörlük. Tiranlık. Baskıcılık.

Dictations : Dikte etme. Dikte. Emir. Yazdırma. Dikte edilen yazı. Yazım. İmla.

İngilizce Dictate Türkçe anlamı, Dictate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dictate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Obtruding : Zorla sokulmak. Israrla ileri sürmek. Zorla girmek. Zorlamak.

Registers : İzlenim bırakmak. Göstermek (termometre vb.). Etki yaratmak. Yazmak. Yazılmak. Sicile geçmek. Satırları hizalamak. Kayıtlı olmak. Belli etmek. Patent vermek.

Conduce : Götürmek. Neden olmak. Katkıda bulunmak. Yol açmak. Yardım etmek.

Decreed : Karara bağlamak. Hüküm vermek. Kararı verilmiş. Buyurmak. Kararlı.

Apprise : Haber vermek. Bildirmek. Haberdar etmek. Bilgi vermek.

Obtruded : Zorla sokulmak. Zorlamak. Zorla girmek. Israrla ileri sürmek.

Apprised : Bilgi vermek. Bildirmek. Haberdar etmek. Haber vermek.

Impose : Koymak (vergi). (yasa vb) uygulamaya koymak. Aldatmak. (vergi) koymak. Uygulamak. Etkilenmek. Yararlanmak. Uygulmaya koymak. Zorlamak. Kötüye kullanmak.

Apprized : Değer vermek. Değer biçmek. Haber vermek. Haberdar etmek. Bildirmek. Fiyat saptamak. (eski kullanım) tahmin etmek. Bilgi vermek. Değerini yükseltmek.

 

Assesses : Tayin etmek (para miktarını). Değer biçmek. Tahakkuk ettirmek. Değerini bilmek. Değerini biçmek. Değerlendirmeye almak. İncelemek. Talep etmek (bir miktar para). Değerlendirme yapmak.

Dictate synonyms : prescribe, appoints, drub something into somebody, dictates, adjusts, indites, accounter, allege, call for, assigns, principle, apprize, affirming, assess, apprizes, entails, decreeing, affirms, command, enamor, print, blear the eyes, act on, obtrude, reduce to writing, imposes, impose on, registering, reducing to writing, claim, carry weight, articulate, appointing.

Dictate ingilizce tanımı, definition of Dictate

Dictate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To impose conditions (on). To speak as a superior. A prescription. As, listen to the dictates of your conscience. The dictates of the gospel. An authoritative rule, principle, or maxim. An order. As, to dictate a letter to an amanuensis. To compose. To tell or utter so that another may write down. To command. To inspire. A statement delivered with authority. A command.