Obtruding türkçesi Obtruding nedir
- Israrla ileri sürmek.
- Zorla kabul ettirmek.
- Zorla sokulmak.
- Zorlamak.
- Zorla girmek.
Obtruding ingilizcede ne demek, Obtruding nerede nasıl kullanılır?
Obtrude : Israrla ileri sürmek. Zorla girmek. Zorla benimsetmek. Zorla kabul ettirmek. İçine sokmak. Zorlamak. Sokulmak. Zorla sokulmak.
Obtruded : Zorla kabul ettirmek. Zorlamak. Israrla ileri sürmek. Zorla girmek. Zorla sokulmak.
Obtruder : Zorla sokulan kimse veya şey. Davetsiz misafir. Dışarı çıkmış olan şey. Kesen şey.
Obtruders : Kesen şey. Zorla sokulan kimse veya şey. Dışarı çıkmış olan şey. Davetsiz misafir.
Obtrudes : Israrla ileri sürmek. Zorla kabul ettirmek. Zorlamak. Zorla sokulmak. Zorla girmek.
Obtrusions : Sırnaşma. Yılışma. Zorla kabul ettirme. Zorla sokulma. Zorla girme. Sokulma. Sokma.
Unobtrusive : Fark edilmeyen. Kolay görülemeyen. Mütevazi. Dikkat çekmeyen. Kendi halinde. Göze çarpmayan. Silik. Alçakgönüllü. Dikkati çekmeyen. Kolay görülmeyen.
Obtrusively : Çıkıntılı bir şekilde. Saldıran bir şekilde. Zorla. Sıkıntı vererek.
Unobtrusively : Samimi ve candan bir şekilde. Sıkıntı vermeyerek. Mütevazi bir şekilde. Sırnaşık olmayan ve sıkıntı vermeyen bir tarzda.
Unobtrusiveness : Kendi halinde olma özelliği. Farkedilmez olma durumu. Mütevazilik vasfı.
İngilizce Obtruding Türkçe anlamı, Obtruding eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Obtruding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dictating : Emretmek. Dikte etmek. Dikte ediliyor. Belirlemek. Etkilemek. Söyleyerek yazdırmak.
Bullies : Kabadayılık etmek. Zorbalık etmek. Kabadayı. Zulmetmek. Zorba. Sataşmak. Gözünü korkutmak. (birisini) sindirmek. Dayılanmak.
Dictates : Dikte etmek. Etkilemek. Söyleyerek yazdırmak. Emretmek. Belirlemek. Yazdırmak. Söyleyip yazdırmak. Gerektirmek. Söylemek.
Impose on : Birini sömürmek. Hile ile kabul ettirmek. -e (vergi) koymak. -den faydalandı. Rahatsız etmek. Zorla yüklemek. -yı sömürdü. Zahmet vermek. Etkilemek.
Coerces : Zorlama. İcbar etme. Baskı yapmak. Baskı altında tutmak. Tazyik etme. Bir şeyi kabule zorlamak. Mecbur etmek. Baskı yapma. Mecbur etme.
Bring pressure to bear on : Baskı kurmak. Harekete geçmesi için zorlamak. Sıkıştırmak. Baskı yapmak.
Imposes : (yasa vb) uygulamaya koymak. Dayatmak. Yüklemek. Uygulamak. (vergi) koymak. Kötüye kullanmak. Aldatmak. Yararlanmak. Koymak (vergi).
Enforces : Uygulamak. Takviye etmek. Güçlendirmek. Zorla kabul etmek. İnfaz etmek. Sözünü geçirmek. Dayatmak. Yerine getirmek. Zorla yaptırmak.
Obtruding synonyms : drub something into somebody, obtruded, intruded, intrude, irrupt, dictate, irrupting, bludgeon, impose upon, intrusive, browbeat, be urgent with somebody, broke in, obtrude, bludgeons, bludgeoned, obtrudes, intrudes, blear the eyes, dictated, efforce, coerce, break into, intruding, bludgeoning, impose, enforce, break in, irrupted, clamor down, enter by force, bullying, bring to terms.
Obtruding zıt anlamlı kelimeler, Obtruding kelime anlamı
Protrusive : Fırlak. Protrusif. Çıkıntılı. Dışa çıkık. Uzantılı. Dışarı çıkan. Pörtlek.

Bu kısımda Obtruding kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Obtruding ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Obtruding anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Obtruding ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.