Dictating türkçesi Dictating nedir

Dictating ingilizcede ne demek, Dictating nerede nasıl kullanılır?

Dictation : İmla. Emir. Dikte. Yazım. Dikte etme. Dikte edilen yazı. Yazdırma.

Dictations : İmla. Emir. Yazım. Dikte. Yazdırma. Dikte edilen yazı. Dikte etme.

Dictate : Belirlemek. Söylemek. Söyleyip yazdırmak. Zorla kabul ettirmek. Gerektirmek. İmla yazdırmak. Dikte etmek. Söyleyerek yazdırmak. Yazdırmak. Emretmek.

Dictated : Dikte etmek. Emretmek. Söyleyerek yazdırmak. Dikte edilmiş. Etkilemek. Belirlemek. Zorla kabul ettirmek.

Dictates : Belirlemek. Gerektirmek. İmla yazdırmak. Söylemek. Söyleyerek yazdırmak. Söyleyip yazdırmak. Dikte etmek. Etkilemek. Yazdırmak. Zorla kabul ettirmek.

Dictatorial regime : Despotik yönetim sistemi. Dikta yönetimi. Diktatörlük rejimi. Tiranlık liderliği.

Dictatorial : Diktatör. Amirane. Diktatörce. Zorgulu.

Dictatorialness : Diktatörlük. Amiranelik. Despotluk. Tiranlık. Baskıcılık.

Dictators : Diktatörler. Yazdıran kimse. Diktatör. Dikte eden kimse.

Dictator : Dikte eden kimse. Diktatör. Yazdıran kimse.

İngilizce Dictating Türkçe anlamı, Dictating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dictating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Assess : Değerini bilmek. Hesaplamak. Para cezası vermek. İncelemek. Talep etmek (bir miktar para). Tahakkuk ettirmek. Tayin etmek (para miktarını). Değerlendirme yapmak. Değerini biçmek.

Decide : Karar vermesini sağlamak. Azmetmek. Kararlaştırmak. Hükme bağlamak. Aklı kesmek. Seçim yapmak. Sonuca varmak. Hüküm vermek. Sonuçlandırmak. Karar kılmak.

Empierce : Nüfuz etmek. Delip geçmek. Bıçaklamak. İçyüzünü görmek. Sırrını anlamak. Tesir etmek. Delmek. İçine işlemek. Delik açmak.

Concerns : Kaygılandırmak. Kaygılar. Karışmak. İlgi. İlgilendirmek. Endişelendirmek. Ait olmak. İlişkisi olmak.

Appointing : Atamak. Saptamak. Dayayıp döşemek. Tayin eden. Döşemek. Atama. Kararlaştırmak. Tayin etmek.

Dictate : Söylemek. Yazdırmak. Gerektirmek. Söyleyip yazdırmak.

Appoints : Dayayıp döşemek. Atamak. Nasbetmek. Düzenlemek. Görevlendirmek. Döşemek. Kararlaştırmak. Memur etmek. Donatmak. Kararlaştırmak (tarih veya gün vb).

Obtruding : Zorla girmek. Israrla ileri sürmek. Zorlamak. Zorla sokulmak.

Ascertain : Meydana çıkarmak. Aslını öğrenmek. Öğrenmek. Doğrusunu öğrenmek. Bulmak. Tespit etmek. Saptamak. Tayin etmek. Soruşturmak. Doğrusunu bulmak.

Assigns : Atamak. Devretmek. Devredilen. Bağlamak. Göreve seçmek. Feragat edilen. Saptamak. Tahsis etmek. Vermek.

Dictating synonyms : drub something into somebody, commanded, impose upon, impose on, obtrude, dictated, matter, concern, define, directs, enamoring, affect, decides, obtruded, affects, carry weight, appoint, assesses, adjusts, assign, decree, ascertains, fresh, bid, adjust, accounter, act on, wet, commands, catch up, impose, accounters, enforce.

Dictating zıt anlamlı kelimeler, Dictating kelime anlamı

Dry : Sek. Yavan. Susatıcı. Kurak. Sütü kesilmek. Kurumak. Kavurmak. Sıkıcı. Susuz.