Reading desk türkçesi Reading desk nedir
Reading desk ingilizcede ne demek, Reading desk nerede nasıl kullanılır?
Reading : Çalışma. Bir bellekten, bir veri ortamından ya da bir başka kaynaktan verileri elde etme. dış bellekten bir yazmaca, ana belleğe girdi olarak veri aktarma. Bilişim, hukuk alanlarında kullanılır. Konferans. Kanaat. Okunuş. Kitabi bilgi. Okuma. Bilgililik. Okunacak metin.
Desk : Kontrol paneli. Şube. Masa. Bölüm. Kasa. Çalışma masası. Kürsü. Resepsiyon. Sıra (okul).
Reading age : Okuma yaşı. Bir çocuğun, okuma yeteneği bakımından, önceden saptanmış düzgülere göre yaşı.
Reading aptitude : Okuma becerisini kazanmak ve geliştirmek için gerekli olan, zeka ile ilişkisi bulunduğuna inanılan içsel öğrenme yeteneği. Okuma anıklığı.
Reading aptitude test : Çocuğun okuma gücünü saptamaya yarayan test. Okuma anıklığı testi.
Reading book : Kitap okuma.
İngilizce Reading desk Türkçe anlamı, Reading desk eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Reading desk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lectern : Kürsü (kilise). Konuşmacı kürsüsü. Hatip kürsüsü.
Daises : Çardak. Podyum. Gölgelik.
Department : Bakanlık. Şube. Servis. Reyon. Bir okul ya da üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan alt-birimlerinden her biri. bir üniversite ya da yüksek okulu oluşturan başlıca yönetim birimlerinden her birine verilen ad. Vekalet. İller, ilçeler, bucak ve benzerleri gibi kamu görevi yapan kuruluşlar. Bir kuruluşun çalışma dallarından birisi. kendisine ilişkin özellikleri kapsayan işleri yetenek ve yetkileri çevresi içinde düzenleyen ve yapan organ. genel kuruluşun belirli bir işiyle uğraşan kolu. Departman. Öğretim kurumlarında öğretmenlerin ders vermek için üzerine çıktıkları yüksekçe yer. üniversitelerde aynı alanda ya da birbirine çok yakın alanlardaki bilim dallarında oluşan bir çalışma birimi. profesörlük yeri.
Bench : Cimnastik sırası. Yargıçlık. İş masası. Oturma sırası. Dersliklerde öğrencilerin ders dinlemek ve çalışmak üzere oturdukları yer. Yargıç kürsüsü. Yargıçlar kurulu. Kanepe. Tezgah. Hakim kürsüsü.
Desks : Yazı masası. Resepsiyon. Kontrol paneli. Kasa. Sıra (okul). Çalışma masası. Bölüm.
Ambon : Vaiz kürsüsü (eski hristiyan kiliselerinde). İncil'in okunduğu yükseltilmiş masa. Vaiz kürsüsü.
Footpaces : Podyum. Adımlayarak yürüme. Yükseltilmiş platform.
Coffee table : Çay masası. Kahve masası. Sehpa. Fiskos masası.
Faldstool : Küçük sandalye. Katolik rahiplerin ayinlerinde diz çöküp dua ederken üstüne yaslandıkları özel bir çeşit tabure.
Bemas : Yalnızca ruhban sınıfının kullanabildiği kutsal mekan. Ortadoks kiliselerinde mihrabın önünde yer alan kürsü. Üzerinde sunak bulunan yüksek platform (kilisede). Sahne. Platform. Hıristiyan bazilikalarında kutsal yönü belirleyen (doğu) apsisin önünde yer alan. Podyum.
Reading desk synonyms : desk, lecterns, bema, benches, bemata, dais, pedestal, footpace.

Bu kısımda Reading desk kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Reading desk ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Reading desk anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Reading desk ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.