Antigas türkçesi Antigas nedir

  • Gazdan koruyucu.
  • Antigaz.
  • Gaz önleyici.

Antigas ingilizcede ne demek, Antigas nerede nasıl kullanılır?

Antigen : Organizmada kendisine karşı bağışık cevap oluşturan ve bu cevap sonucu ortaya çıkan antikor ve duyarlı hücre almaçlarıyla özgül olarak birleşme özelliği gösteren bakteri, zehir, yabancı protein vb. maddeler, immünojen. Bağışıklık cevabına sebep olan herhangi bir madde. immünojen. Antikor üreten madde. Bağıştıran. Antijen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Genellikle protein yapısında olan, antikor veya t hücre reseptörlerine bağlanarak bağışık yanıtı oluşturan, bakteri, virüs, parazit ve bunların ürünleri gibi vücuda yabancı olan maddeler. Yad özdek.

Antigen binding fragment : Fab. Antijen bağlayan parça. Antijen bağlayan kısım. Bir antikor molekülünde antijenle bağlanan kısım, fab.

Antigen binding site : Özel olarak antijen bağlayan immünoglobulin molekülünün bir parçası. her antikor molekülünün iki antijen bağlama yeri vardır. Antijen bağlama yeri. Antijen bağlanma yeri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Antigen presenting cell : Antijen sunan hücre. Antijeni işledikten sonra lenfositlere sunan hücreler. makrofajlar, kupffer hücreleri, retiküler hücreler ve langerhans hücreleri bu grupta yer alır.

 

Antigen presenting cells : Antijen sunan hücreler. Makrofajlar, dendritik hücreler, b hücreler, endotel hücreler, fibroblastlar gibi hücrelerdir.

Antigenic drift : Antijenik drift. Bir virüsün yüzey proteinlerini kodlayan genlerindeki mutasyonlar sonucunda virüste meydana gelen sınırlı düzeydeki antijenik farklılaşım, antijenik drift. Antijenik farklılaşma. Antijen sapması.

Antigen receptor : Beta hücreleriyle t hücrelerinin plazma zarı üzerinde bulunan ve ancak kendine özgü antijeni tanıyan protein. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. B hücreleri ile t hücrelerinin plazma zarı üzerinde bulunan ve ancak kendine özgü antijeni tanıyan protein. Antijen almacı. Antijen reseptörü.

Antigenic determinant : Antijen molekülü üzerinde bulunan, antikor veya duyarlı lenfosit üzerindeki özgün reseptörlerle bağlanarak antikor veya lenfositin özgünlüğünü belirleyen bölge, antijenik determinant, epitop. Antijen molekülü üzerinde bulunan, antikor veya duyarlı lenfosit üzerindeki özgün almaçlarla bağlanarak antikor veya lenfositin özgünlüğünü belirleyen bölge, determinant bölge, epitop, immünojen belirleyici. İmmünojen belirleyici. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Vücut dokusuna zarar vermeden patojenleri tahrip eden herhangi bir kimyasal madde. Antijenik determinant.

Antigenic receptor : B hücreleriyle t hücrelerinin plazma zarı üzerinde bulunan ve ancak kendine özgü antijeni tanıyan protein. Antijenik reseptörü.

Antigenically : Antijen aracılığı ile. Antijenik olarak.

İngilizce Antigas Türkçe anlamı, Antigas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antigas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Rh factor : Rh kan grubunu belirleyen ve alyuvar yüzeyinde bulunan birçok antijenden herhangi biri. rhesus maymunlarının kanında ilk tespit edildiğinden rh denmiştir. insanlarda bu faktörü taşıyanlar rh (+), taşımayanlar rh (-)’ tirler. kanda en çok rastlanılan rh antijeni, antijen “d”, bunun antikoru ise “anti-d” dir. Rh faktörü.

Substance : Cisim. Asıl mesele. Güçlülük. Asıl. Substans. Doğruluk. Ana fikir. Madde. Öge, madde, doku, özel nitelikleri olan madde, bir organ veya vücudu oluşturan şey. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık.

Rhesus factor : Kandaki pıhtılaştırıcı madde. Rh faktörü. Rh-faktörü. Rh kan grubunu belirleyen ve alyuvar yüzeyinde bulunan birçok antijenden herhangi biri. rhesus maymunlarının kanında ilk tespit edildiğinden rh denmiştir. insanlarda bu faktörü taşıyanlar rh (+), taşımayanlar rh (-)’ tirler. kanda en çok rastlanılan rh antijeni, antijen “d”, bunun antikoru ise “anti-d” dir.

West indian : Batı hint adalı. Batı hint adalı kimse. Batı hint adaları´na özgü. Batı hint adalarına ait. Batı hint adalı (kimse).

Agglutinogen : Serumda, kendine karşı antikor oluşmasına neden olan, bakteri niteliğinde antijen. Kendine karşı antikor veya aglütinin oluşmasına neden olan maddeler. Vücudun antikor üretimini uyaran antijen (immünoloji). Aglutinojen. Aglutinin meydana getiren herhangi bir madde. Aglütinojen. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Toxoid : Antijen özelliği devam eden, ancak toksik özelliği yok edilmiş olan ve tek başına aşı olarak kullanılabilen maddeler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Toksoid. Artık zehirli olmayan fakat antijen üretimine sebep olabilen toksin. Aktifliği giderilmiş zehir. Toksoit. Antijen özelliği devam eden, ancak toksik özelliği yok edilmiş ve aşı olarak kullanılabilen toksin, anatoksin.

Antigenic determinant : Antijen molekülü üzerinde bulunan, antikor veya duyarlı lenfosit üzerindeki özgün reseptörlerle bağlanarak antikor veya lenfositin özgünlüğünü belirleyen bölge, antijenik determinant, epitop. Vücut dokusuna zarar vermeden patojenleri tahrip eden herhangi bir kimyasal madde. Antijen molekülü üzerinde bulunan, antikor veya duyarlı lenfosit üzerindeki özgün almaçlarla bağlanarak antikor veya lenfositin özgünlüğünü belirleyen bölge, determinant bölge, epitop, immünojen belirleyici. Antijenik determinant. İmmünojen belirleyici. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Determinant : Belirtken. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. Etkin olan. Dizey öğelerinin tersbakışımlı çarpımları olarak hesaplanan sözgelimi, dizey evriğinin varlığını sınamaya yarayan sayı. Belirleyici etken. Belirteç. Hakim olan. Çizgisel denklem takımlarının çözümü için konulmuş işlemsel bir kural; n'inci dereceden bir belirteç, n dikeç ve n dizeç olarak öbeklenmiş n2 sayılı bir çizelge oluşturur. Sıfat. Belirten.

Fetoprotein : Cenine ait kusurları saptamak için hamile bir kadın üzerinde gerçekleştirilen muayene. Fetoproteın.

Anatoxin : Eski adıyla mavi-yeşil algler olarak da bilinen cyanobacteria türü prokaryot mikroorganizmalar tarafından üretilen köpek, domuz ve su kuşlarında ani ölümlere neden olabilen, birçok memeli türünde ise beyin ve retinaya ulaşamadığı için etkili olamayan bir grup bakteri toksini, ani ölüm etkeni. toksoit. Toksoid. Anatoksin. Artık zehirli olmayan ancak antijen üretebilen toksin.

Antigas synonyms : immunizing agent, foetoprotein, epitope, rh, immunogen, antigua.