Anything but türkçesi Anything but nedir

  • Tam tersine.
  • Hariç hiç biri.
  • Dışında bir şey.
  • Olmasın da ne olursa olsun.
  • Hiç değil.
  • Hiç de değil.

Anything but ile ilgili cümleler

English: Ali can eat just about anything but peanuts.
Turkish: Ali fıstığın haricinde neredeyse her şeyi yiyebiliyor.

English: Ali doesn't want to do anything but swim.
Turkish: Ali yüzmekten başka bir şey yapmak istemiyor.

English: Ali does anything but study.
Turkish: Ali ders çalışmak dışında her şeyi yapar.

English: Ali hasn't had anything but water since last night.
Turkish: Ali dün geceden beri su dışında hiçbir şey yiyip içmedi.

English: Ali doesn't want to do anything but watch TV.
Turkish: Ali TV izlemekten başka bir şey yapmak istemiyor.

Anything but ingilizcede ne demek, Anything but nerede nasıl kullanılır?

Anything : Herhangi bir şey. Hiçbir şey. Herhangi birşey. (herhangi) bir şey. Ne olsa. Bir şey. Hepsi. Her şey.

But : Da. Hiç olmazsa. Ki. -den başka. Hariç. Başka. Ancak. Oysa. Gel gör ki. Meğer.

Anything else : Başka bir şey. Daha başka?.

Anything goes : Her şey kabul. Her şeye kabul. Ne olursa olsun. Olur böyle şeyler. Her şey kabul edilir.

Anything might happen : Her şey mümkün. Her şey yapılabilir. Her şey olabilir.

Anything short of murder : Cinayet dışında her şey.

 

İngilizce Anything but Türkçe anlamı, Anything but eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anything but ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Not at all : Estağfurullah. Zerre kadar. Bir şey değil. Asla. Hiç. Bişey değil. Rica ederim. Kesinlikle değil. Önemli değil.

By no means : Hiçbir şekilde. Hiç. Hiçbir suretle. Asla. Hiçbir surette. Kesinlikle olmaz. Kesinlikle. Katiyen.

On the contrary : Tam tersi durum. Bilakis. Tam aksi. Alışılmışın aksine. Buna karşılık. Tam tersi. Tersine. Aksine. Aksi halde.

Not in the least : Hiç mi hiç. Hiçbir şekilde. Hiç zerre kadar değil. Zerre kadar değil. Hiç.

Hardly : Zorla. Acımasızca. Güçbela. Ancak. Hemen hemen hiç. Az bir olasılıkla. Zar zor. Güç bela. Neredeyse hiç.

Not a bit : Asla.

Conversely : Tersine. Buna karşılık. Aksine. Diğer taraftan.

Far from it : Hiç. Hiçbir şekilde. Bilakis. Haşa. Tersine. Ne münasebet. Katiyen.

The other way round : Tam tersi durum. Tam aksi. Tam aksine.