Appetizer türkçesi Appetizer nedir

  • Meze.
  • İştah açıcılar.
  • Aperatif.
  • Atıştırmak için.
  • İştah açıcı şey.
  • İştah açıcı yiyecek.
  • İştah açıcı.
  • Çerez.
  • İştah açar.
  • Aperitif.
  • Çerezlik.

Appetizer ile ilgili cümleler

English: This restaurant only serves appetizers.
Turkish: Bu restoran sadece aperitifleri servis eder.

Appetizer ingilizcede ne demek, Appetizer nerede nasıl kullanılır?

Appetizers : İştah açıcı yiyecek. İştah açıcı. Çerezlik. Aperitifler. Meze. Atıştırmak için. Aperatif. Mezeler. Çerez. İştah açıcılar.

Appetize : Acıktırmak. İştah açmak.

Appetizing : Lezzetli. İştahlandıran. İstek uyandıran. İştah açıcı.

Appetizing and flavouring substances : İştah açıcılar ve aroma vericiler. Yem maddeleri ve karma yemlerin koku ve tadını düzenleyen, standardize eden, dolayısıyla hayvanlar tarafından tüketimini artıran melas ve/veya şekerli maddeler, oreksijenik.

Appetizingly : İştah açıcı bir biçimde. Lezzetli bir şekilde. İştah açıcı bir halde. İştah açıcı biçimde. İstek uyandırarak.

Appetitive : İştah ile ilgili. İştah açıcı.

Appetite suppressant : İştah kesici. İştah bastırıcı.

Appetite comes with eating : İştah yedikçe açılır.

Appetizingness : İştah açıcılık.

Appetites : Arzu. Şehvet. İştah. Afiyet. İstek.

İngilizce Appetizer Türkçe anlamı, Appetizer eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Appetizer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Noshing : Yemek (özellikle şekerlemeler). Yemek. Yiyecek. Hafif öğün. Hafif bir öğün yemek. (argo) atıştırmak.

Piquant : Yakıcı. Cazip. Merak uyandırıcı. Acı tadı olan. Keskin tadı olan. Tesirli. Etkileyici. Mayhoş. Keskin.

Savouries : Hoş. Yemek sonunda yenen tuzlu şey. Uygun. Yemeğin başında veya sonunda yenen bir yemek. Kokulu. Tadı güzel. Geyik otu. Hoş kokulu. Rayihalı.

Nick nack : Önemsiz şey. Ivır zıvır. Biblo. Küçük biblo. Ufak biblo.

Snack : Çerezlenmek. Hafif yemek. Hisse. Pay. Tatlı (yemek aralarında yenilen). Hafif şeyler yemek. Ara öğün.

Delicatessen : Hazır yemek. Mezeci. Hazır yemek ve salata dükkanı. Mezecei dükkanı. Soğuk mezeci. Mezeci dükkanı. Mezeler. Şarküteri.

Noshes : Yemek. Yemek (özellikle şekerlemeler). (argo) atıştırmak. Hafif öğün. Hafif bir öğün yemek. Yiyecek.

Aperitifs : İştah açıcı içki. Aperatif içki.

Antipastos : Antıpasto. Ordövrün italyan eşdeğeri.

Appetiser : Ordövr. İştahı açmak için ana yemekten önce servis yapılan ufak yemek porsiyonu. Yemekten önce iştah açıcı olarak servis yapılan hafif yiyecek (ayrıca appetizer).

Appetizer synonyms : hors d'oeuvre, crudites, delicatessen food, beer nuts, delicatessens, munchy, snacked, kickshaws, delis, side dish, collation, knick knacks, savoury, appetising, horsdoeuvre, appetizers, savory, appetitive, cocktail, nuts, kickshaw, antipasto, noshed, collations, nosh, knick knack, starter, starters, appetizing, side order, barrier, snacks, snack food.

Appetizer ingilizce tanımı, definition of Appetizer

Appetizer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Something which creates or whets an appetite.