Piquant türkçesi Piquant nedir

  • Cazip.
  • Etkileyici.
  • Mayhoş.
  • Tesirli.
  • Keskin.
  • Yakıcı.
  • İnsanın kafasını çalıştıran (yazı vb).
  • Acı tadı olan.
  • Keskin tadı olan.
  • İştah açıcı.
  • Merak uyandırıcı.

Piquant ile ilgili cümleler

English: A four-year-old American tourist was disappointed to realize that, in fact, the Sichuan province is not entirely made of spicy beef, in spite of its famously piquant cuisine.
Turkish: Dört yaşındaki Amerikalı turist, aslında, Sichuan eyaletinin ünlü mayhoş mutfağına rağmen tamamen baharatlı sığır etinden yapılmamış olduğunu farkettiği için hayal kırıklığına uğradı.

Piquant ingilizcede ne demek, Piquant nerede nasıl kullanılır?

Piquantly : Etkileyici bir şekilde. İştah açıcı bir şekilde. Mayhoş bir biçimde.

Piquance : Etkileyicilik.

Piquancies : Keskinlik. Acılık. Çeken taraf. Etkileyicilik.

Piquancy : İlginçlik. Çeken taraf. Cazibe. Acılık. İlginç gelen yön. Keskinlik. Etkileyicilik.

Pique : Pike. Uyandırmak. Gururunu kırmak. Kırgınlık. Provoke etmek. Darıltmak. İncitmek. Merak uyandırmak. Gücendirmek. Güceniklik.

Piques : İncitmek. Uyandırmak. Merak uyandırmak. Pike. Kışkırtmak. Darılmak. Provoke etmek. Kırmak. Gururunu kırmak. Gücendirmek.

In a fit of pique : Kırgın bir şekilde. Gücenerek. Hoşnutsuzluk içinde.

 

Piqued : İncitmek. Çekmek. Merak uyandırmak. Gücendirmek. Kırmak.

Be piqued at : Kırılmak. Gücenmek.

Piquet : Bir tür iskambil oyunu. Piket.

İngilizce Piquant Türkçe anlamı, Piquant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Piquant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Canny : Zarif. Akıllı. Sakin. Dikkatli. Sessiz. Tedbirli. Açıkgöz. Hoş. Rahat.

Alluring : Akıl çelici. Albenili. Davetkar. Cezbedici. Çekici. Alımlı. Cazibeli.

Savouries : Rayihalı. Tadı güzel. Kokulu. Yemek sonunda yenen tuzlu şey. Geyik otu. Hoş kokulu. Yemeğin başında veya sonunda yenen bir yemek. Hoş. Uygun.

Appetiser : Yemekten önce iştah açıcı olarak servis yapılan hafif yiyecek (ayrıca appetizer). Çerez. Ordövr. İştahı açmak için ana yemekten önce servis yapılan ufak yemek porsiyonu. Aperatif. İştah açıcı şey. İştah açar. Meze. Çerezlik.

Affecting : Etkileyen. Duygulandırma. Etkileme. Derinden etkileyici. Taklitçi. Yapmacıklı. Dokunaklı. Numaracı.

Effective : Verimli. Fiili. Etki yaratan. Efektif. Tesir. Etkili. Geçerli olan. Sonuç verici.

Sours : Zehir etmek. Hayatı zehir olmak. Bozmak. Ekşi. Surat asmak. Kesilmek. Ekşimek. Huysuzlaşmak. Zehir olmak.

Dominants : Dominant özellik. Baskın. Hakim. Başat. Hükümran. Egemen. Baskın karakter. Başat karakter. Galip.

Zesty : Şevkli. Baharatlı. Gayretli. Hevesli. Lezzetli.

Becomings : Oluş. Uygun. Göz alıcı. Yakışan. Yakışık alır. Yakışır. Doğru. Üzerine yakışan. Olmak.

Piquant synonyms : catchier, pathetic, burner, nippy, blazing, corosive, tart, cauterant, subacid, bitterer, caustic, attractive, impressive, savory, acutes, parching, desirable, efficacious, dramatic, catchiest, effectively, afterburner, acidulated, burning, catchy, juicy, savories, acutest, acerbic, catching, burnings, effectives, dominant.

 

Piquant zıt anlamlı kelimeler, Piquant kelime anlamı

Unattractive : Alımsız. Albenisiz. Sevimsiz. Çekici olmayan. Çirkin. Gösterişsiz. Cazibeli olmayan. Tipsiz. İtici. Cazibesiz.

Tasteless : Midesiz. Lezzetsiz. Yavan. Tatsız. Yavan (yemek). Kabak. Tadı olmayan. Uygunsuzluk. Tadı tuzu yok. Tat alma yeteneği olmayan.

Piquant ingilizce tanımı, definition of Piquant

Piquant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Giving zest. Tart. Stimulating to the taste. Pungent. Sharp. As, a piquant anecdote.