Applauded türkçesi Applauded nedir

Applauded ile ilgili cümleler

English: The audience applauded the actress.
Turkish: Seyirci aktristi alkışladı.

English: The audience applauded the performer.
Turkish: Seyirci oyuncuyu alkışladı.

English: Everyone applauded as Ali walked out onto the stage.
Turkish: Ali sahneye çıkarken herkes alkışladı.

English: The audience applauded for a full five minutes.
Turkish: Seyirci tam beş dakika ellerini çırptı.

English: The audience applauded and whistled.
Turkish: Seyirci alkışladı ve ıslık çaldı.

Applauded ingilizcede ne demek, Applauded nerede nasıl kullanılır?

Applauded him : Onu takdir etti. Onu alkışladı. Ona sesli tezahürat yaptı.

Applauder : Alkışçı. Alkışlayan kimse. Alkışlayan ve tezahürat yapan kimse.

Applauders : Alkışlayan ve tezahürat yapan kimse. Alkışlayan kimse. Alkışçı.

Applaud by shouting : Bağırarak alkışlamak.

Break into applaud : Coşkunca alkışlamak.

Applauses : Beğeni. Alkış. Şakşak.

Applaud : Benimsemek. El çırpmak. Onaylamak. Takdir etmek. Beğenmek. Alkışlamak. Alkış tutmak. Alnından öpmek.

Applaudably : Övgüye değer bir şekilde. Övgüye değer bir biçimde. Alkışlanabilir bir halde.

Applause of the audience : İzleyicilerin alkışlaması. Seyircilerin cesaretlendirmesi. Sevinç çığlıkları. Seyircilerin alkışı.

 

Break into applause : Alkış tufanına tutmak. Çılgınca alkışlamak.

İngilizce Applauded Türkçe anlamı, Applauded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Applauded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hand : İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi. Biyoloji, jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yakalamak. Ehil. El. El vermek. Atın yüksekliğini ölçmede kullanılan ve 10 cm’ye eşdeğer olan ölçü birimi. (elden ele) vermek. Yardım etmek. Vermek.

Appreciates : Değerini bilmek. Değerini artırmak. Değerlenmek. Değer biçmek. Değerlemek. Değeri artmak. Değer vermek. Değer kazanmak. Minnettar olmak.

Commendation : Tavsiye. Övgü. Salık verme. Ödül. Resmi takdirname. Övünç. Takdirname. Onurlandırma. Övme. Takdir.

Admires : Hayran kalmak. Hayran olmak. Gıpta etmek. Takdir etmek. Hayran hayran bakmak. Hayranlık duymak. Hayranlık beslemek. Çok beğenmek.

Applaud : Alnından öpmek. Onaylamak. Alkış tutmak. Takdir etmek. Benimsemek.

The clap : Dokunmak. Şaplak indirmek. Yerine koymak. Çırpmak. Elle vurmak. Vurmak. Çarpmak. Hızla kapanmak.

Herald : Selamlamak. Takdim etmek. Haberci. Müjdecisi olmak. Müjdelemek. Elçi. İlan etmek. Yayınlamak. Müjdeci. Hanedan armacısı.

Approve : Razı olmak. Uygun bulmak. Uygun görmek. Kabul etmek. Olumlu bulmak. Tasvip etmek. Doğru bulmak. Hoş karşılamak. Onaylamak.

Acclaims : Beğeni. Bağırarak bir şeyi ilan etmek. Övme. Bağırmak. İlan etmek (alkışlarla). Övmek. Alkışlarla karşılamak. Alkışlarla ilan etmek. Açık oyalamada lehte oy verme.

 

Clapping : Alkış sesi. Zırıltı. Alkış. Alkışlayan. Alkışlama.

Applauded synonyms : hand clapping, ovation, admire, praise, clap hands, acclaiming, appreciate, approves, applauds, cared, chirk, round, be partial to, approval, cheer on, hail, appreciated, claps, applauding, cheered, cheerlead, cares, chirks, clapped, care, clap, chirked, cheer, handclap, standing ovation, approve of, acclaim.

Applauded zıt anlamlı kelimeler, Applauded kelime anlamı

Criticize : Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Kritiğini yapmak. Tenkit etmek. Eleştirmek. Eleştiri yöneltmek. Eleştiri getirmek. Yermek. Ayıplamak. Kusur bulmak. Kritik etmek.

Disapproval : Kınama. Bir toplumsal kümede yaptırıma bağlanmış davranış ölçülerine aykırı düşen davranışlar karşısında kümece takınılan olumsuz yönde eleştirici ya da suçlayıcı tutum. Uygun görmeme. Ayıplama. Hoşnutsuzluk. Kabul etmeme. Reddetme. Doğru bulmama. Onaylamama. İtiraz.