Apports türkçesi Apports nedir
- Şirketlere konulan her türlü sermaye.
- İktisat alanında kullanılır.
- Apor.
Apports ingilizcede ne demek, Apports nerede nasıl kullanılır?
Rapports : Ahenk. Anlaşma. İlgi. Uyum. Medyum vasıtasıyla bağlantı. Dostça ilişki. Dostane ilişki. Uygunluk. Yakınlık. İlişki.
Apportion : Bölüştürmek. Paylaştırma. Tahsis etmek. Paylaştırmak. Tevzi etmek. Eşit olarak taksim etmek. Pay etmek. Dağıtmak. Taksim etmek.
Apportionable : Pay edilebilir.
Apportioned : Bölüştürmek. Paylaştırmak. Pay etmek. Bölünen. Dağıtılan. Taksim edilen. Pay edilen.
Apportioner : Paylaştıran kimse. Tahsisi eden kimse. Ayıran kimse.
Apportionments : Bölüştürme. Paylaştırma. Pay.
Apportions : Eşit olarak taksim etmek. Taksim etmek. Tahsis etmek. Bölüştürmek. Paylaştırmak. Dağıtmak. Tevzi etmek. Pay etmek. Paylaştırma.
Rapport : Dostane ilişki. Uygunluk. Yakınlık. Bir gözlemde, gözlenen kişi ya da yanıtlayıcının araştırmanın amaçlarını benimsemesiyle doğan katılımlı işbirliği ve uyum ilişkisi. Dostça ilişki. Karşılıklı anlayış. Medyum vasıtasıyla bağlantı. Uyum. İlgi. Anlaşma.
Sapporo : Japonya'nın kuzeyinde bir şehir.
Apportionment : Tevzi etme. Sayışımların bütün ayrıntıları ile ele alınıp değerlendirilmesi. Tahsis. Bölüp dağıtma. Tevzi. Dağıtma. Dağıtım. Bölme. Paylaştırma.
İngilizce Apports Türkçe anlamı, Apports eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Apports ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Affinity : Evlilikte eşlerden biri ile öbürünün kan yakınları arasında kurulan yakınlık ilişkisi. Affinite. İlişki. Karşılıklı etkileşme değeri göz önüne alındığında, iki molekül arasındaki bağlanma gücü. iki kimyasal madde veya ilaç-almaç arasındaki çekicilik. ilgi, eğilim, cazibe, meyil. İlginlik. Dünürlük. Eğilim. Alaka. İki kimyasal madde arasındaki karşılıklı çekicilik, eğilim, meyil. antijen ve antikor arasındaki bağlanma gücü. Güçlü ilgi.
Kinship : Yakınlık. Kandaşlık. Birbirine benzerlik. Akrabalık. Birden çok sayıda kişi arasında gerçek ya da varsayılan dünürlük, hısımlık ilişkileri. Benzerlik. Karabet. Birbirlerine karşı birtakım toplumsal, ekonomik, kültürel ilişki ya da yükümlülükleri olan akrabaların oluşturdukları düzen. bk. akraba, babayanlı akrabalık, anayanlı akrabalık, sınıflayıcı akrabalık, atasoylu akrabalık. Hısımlık.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Apports synonyms : a shift in individual demand, a change in individual demand, a shift in supply, ability to pay principle, abolition of forced labour convention, a group shares, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, resonance.

Bu kısımda Apports kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Apports ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Apports anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Apports ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.