Rapports türkçesi Rapports nedir

Rapports ingilizcede ne demek, Rapports nerede nasıl kullanılır?

Be in rapport with : Anlaşmak. Uyumlu olmak.

Rapport : Uyum. Anlaşma. İlgi. Yakınlık. Uygunluk. Ahenk. Karşılıklı anlayış. Medyum vasıtasıyla bağlantı. Dostane ilişki. Bir gözlemde, gözlenen kişi ya da yanıtlayıcının araştırmanın amaçlarını benimsemesiyle doğan katılımlı işbirliği ve uyum ilişkisi.

Rapporteur : Raportör. Sözcü.

Rapporteurs : Sözcü. Raportör.

Rapparee : Korsan.

Rappelling : Halattan kayarak inme. İple inme.

Rappel : Bele bağlı bir iple sürtünme kuvvettinden faydalanarak dağdan aşağıya inmek.

Rapped : Mahkum etmek. Hafifçe vurmak. Şiddetle eleştirmek. Tıklatmak. Çalmak (kapı). Tutuklamak.

Rapping : Tıklama. Tokmaklama. Şiddetle eleştirmek. Hafifçe vurmak. Tutuklamak. Tıklatmak. Çalmak (kapı). Mahkum etmek. Kamalama.

Rapper : Tıklatan kimse. Rap müzik yapan kimse. Rapçi. Çalan kimse. Kapıyı çalan kimse. Kapı tokmağı. Kapıyı çalan kişi.

İngilizce Rapports Türkçe anlamı, Rapports eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rapports ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Approximation : Benzerlik. Yakınlaştırma. Yaklaştırma. Yaklaşma. Yaklaşım. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Denklem ya da kuramlarda, kesin çözüm bulunamayan yerde yaklaşık çözüm bulma. Tahmin. Kararlama.

Attention : İltifat. Dikkat verme. Dikkat. Yoğulum. Aldırış. Özen. Bir algıyı güçlendirmek üzere ansal süreçlerden bir kesit üzerinde toplanma, yoğunlaşma gücü. İtina. Bilgisayar, eğitim, jimnastik, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Cadences : Kadans. Ses uyumu. Tempo. Ses dalgalanması. Sesin alçalması. Ritim. Bisiklet pedalının bir dakikada attığı tur sayısı. Sesin yavaşlaması. Ritm.

Concordances : Tanıklı dizin. Dizin. Konkordans. Bağlamlı dizin. Uyuşma.

Copulations : Bağ. Cinsel ilişki. Cinsi münasebet. Cinsel birleşme. Kopülasyon. Cinsel münasebet. Çiftleşme. Birleşme.

Bond : Senet. Yapışmak. Resmi. Atom ya da yükünlerin, bağımsız moleküller oluşturmasını sağlayan kuvvetlerden doğan etkileşim türü. (durgun elektriksel etkileşimlerin oluşturduğu yükünsel bağ, elektron ortaklaşmasından doğan ortaklaşma bağı gibi türleri vardır.). Ancak belirli doğrultu ve uzaklıklarda güçlü olan, özel kimyasal kuvvetlerden kurulu öğeciklerarası bağlam. Yüklenmelik. Fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Birleştirmek. Yapışma. Kimi gümrük işlemlerinde, bir şeyin yapılması ya da yapılmaması için, ilgili kişiden, biçimine uygun olarak gümrükçe alınan belge.

Affaires : Hikaye. Mesele. Aşk ilişkisi.

Advertency : Farkındalık. Dikkat.

Bug : Hata ya da güçlük. Gizli mikrofon. Can sıkmak. Rahatsız etmek. Meraklı. Tutkun. Gizli mikrofon yerleştirmek. Tahtakurusu. Dinleme cihazı yerleştirmek. Kızdırmak.

 

Concerts : Konser. Konserler. Ses bütünlüğü. Elbirliği.

Rapports synonyms : class aves, order raptores, animal order, agreeability, bearing, adjustment, advisableness, accommodation, copulation, alliance, acceptability, accordance, connection, contiguities, assent, approximations, chumminess, agreement, aves, agreeing, advertence, affaire, cohesiveness, adequacy, closeness, rapport, arrangement, cadence, attachments, agreeableness, affection, concinnity, connexion.