Rapport türkçesi Rapport nedir

  • Dostane ilişki.
  • Uyum.
  • İlgi.
  • İlişki.
  • Ahenk.
  • Bir gözlemde, gözlenen kişi ya da yanıtlayıcının araştırmanın amaçlarını benimsemesiyle doğan katılımlı işbirliği ve uyum ilişkisi.
  • Uygunluk.
  • Anlaşma.
  • Yakınlık.
  • Karşılıklı anlayış.
  • Medyum vasıtasıyla bağlantı.
  • Dostça ilişki.
  • Uylaşım.

Rapport ingilizcede ne demek, Rapport nerede nasıl kullanılır?

Be in rapport with : Uyumlu olmak. Anlaşmak.

Rapporteur : Raportör. Sözcü.

Rapporteurs : Raportör. Sözcü.

Rapports : Ahenk. Dostça ilişki. Uygunluk. Yakınlık. Dostane ilişki. Medyum vasıtasıyla bağlantı. İlişki. Uyum. Anlaşma. İlgi.

Rapparee : Korsan.

Rapprochements : Barışma. (iki düşman ülke arasında) uzlaşma. Yeniden dost olma. Uzlaşma.

Ataturk venizelos rapprochement : Atatürk-venizelos yakınlaşması.

Rappelling : Halattan kayarak inme. İple inme.

Rappel : Bele bağlı bir iple sürtünme kuvvettinden faydalanarak dağdan aşağıya inmek.

Rapped : Şiddetle eleştirmek. Çalmak (kapı). Tutuklamak. Mahkum etmek. Tıklatmak. Hafifçe vurmak.

İngilizce Rapport Türkçe anlamı, Rapport eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rapport ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Familiarities : Alışkanlık. Aşinalık. Yatkınlık. Ülfet. Hususiyet. Samimiyet. İyi bilme. Laubalilik. Teklifsizlik. Samimilik.

 

Comparison : Kıyas. Benzetme. Karşılaştırma. Kıyaslama. Benzeti. Teşbih. İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur. Üstünlük derecesini gösterme.

Accomodation : Akomodasyon. Kademe kademe farklılaşan çevre şartlarına uyabilmek için canlıların gösterdikleri kapasite; organizmanın çevresine uyumu ile oluşan bir evrim olayı. adaptasyon. çeşitli uzaklıklardaki cisimleri net olarak görebilmek için göz merceğinin gösterdiği değişiklik. akomodasyon. reseptörlerin farklı uyartılara karşı gösterdikleri uyum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyum, uyum süreci. farklı mesafelerdeki cisim görüntülerinin retina üzerine net düşmesini sağlamak için kaslar aracılığıyla göz merceğinin bu değişik mesafelere kendisini ayarlaması veya uyum sağlama mekanizması.

Advisability : Tavsiye edilebilirlik.

Resonance : Titreşim. Salınım. Çınlanım. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sesi şiddetlendirme özelliği. Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar. Yankılaşım. Tınlama. Çınlama. Seselim.

Closeness : Kapalılık. Tahminde yakınlık. Darlık. Sıklık. Sıkılık. Sıkışıklık. Havasızlık. Gizlilik. Cimrilik.

 

Advertence : Dikkat. Farkındalık.

Agreeability : Dostluk. İyi huyluluk. Şenlik. Tatlılık.

Balances : Denklik. Ruhsal denge. Denge. Balans. Kalan. Terazi. Bakiye. Bilanço.

Affinities : Dünürlük. Çekicilik. Birleşme eğilimi (kimya terimi). Akrabalık. Benzerlik. Benzeşme.

Rapport synonyms : attention, adjacency, affaire, amity, amities, appositeness, bargain, balance, concert, concerns, adaptation, adaptations, agreements, consensuses, adjustment, agreeableness, affair, commerce, connection, care, accordancy, agreement, astipulation, accordance, abidance, amicable settlement, affaires, concord, familiarity, rapports, axis, kinship, copulations.

Rapport ingilizce tanımı, definition of Rapport

Rapport kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Relation. Correspondence. Proportion. Conformity. Accord.