Advertence türkçesi Advertence nedir

Advertence ingilizcede ne demek, Advertence nerede nasıl kullanılır?

Due to inadvertence : İhmalkarlık ve ilgisizlikten dolayı. Dikkatsizlik nedeniyle. Özensizlikten dolayı.

Inadvertence : Kazara olma. Dikkatsizlik.

Advertency : Dikkat. İlgi. Farkındalık.

Inadvertency : Kasıtsızlık. Kazara olma. Dikkatsizlik.

Advertent : Özenli. Dikkat eden. Düşünceli. İtinalı. Dikkatli.

Animadverted : Tenkit. Sitem. Eleştiri yapmak. Tenkit etmek. Eleştirmek. Eleştiri. Kınama.

Adverted : Zikretmek. Değinmek. Dokundurmak. İma. Reklam. Bahsetmek. İlan.

Inadvertent : Elde olmayan. Dikkatsizlikten kaynaklanan. Yanlışlıkla ya da kazara yapılan. Dikkatsiz. Kazara olan. Kasıtsız. Yanlışlıkla yapılan.

Inadvertently : Kazaen. Kazara. Sehven. Kasıtsız olarak. Yanlışlıkla. Dikkatsizlik sonucu. İstemiyerek. Kasıt olmadan. Bilmeyerek. Dikkatsizce.

Inadvertent disclosure : Bilginin istemsizce açığa çıkması.

İngilizce Advertence Türkçe anlamı, Advertence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advertence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mindfulness : Dikkatlilik. Düşünceli olma.

Awareness : Bilinçlenme. Ayırdında olma. Haberdarlık. Haberdar olma. Uyanıklık. Bilinirlik. Bilinç. Bir gözlemcinin gözlem koşullarını bozabilecek ya da bilgileri saptırabilecek olası durum ya da koşullar konusunda önceden bilgili olması. Bilinçlilik.

 

Connecting link : Bağlantı (iki şey arasındaki). Bağlama parçası. Taşıma rayı. Halka.

Regard : Nazar. Olarak ele almak. Umursamak. Saymak. Gözüyle bakmak. İlişki. Gözü ile bakmak. Ç.selam. Takdir. Bakış.

Cautiousness : İhtiyatlılık. Dikkatlilik. İhtiyat. Sakınganlık. Tedbir. İhtiyatkarlık.

Attention : Dikkat verme. Titizlik. Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu. Belli bir noktaya odaklanma. Hazır ol duruşu. Kayıt. Bakım. İnsanın bilme ve uygulama devinimlerini, kendiliğinden ya da istençli olarak belli bir nesne ya da eylem üzerinde toplamasını ve bu nesne ya da eylemin bilinç alanına getirilmesini anlatan bir ansal durum. İlgilenme.

Application : Müracaat formu. Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme. Başvuru. Tatbik. Bilgisayar, hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Dilekçe. Özen. Anamal paylarına katılabilmek amacıyla yazılı olarak yüklenimde bulunulması. Halkın, geleneksel yollarla edindiği ya da dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği oluşumlarla doğrudan doğruya kendisinin uyguladığı işlemlerden her biri. bk. uygulamalı halkbilim, uygulamalı insanbilim.

Bearing : İlinti. Yatak. Rota. Ürün verme. Doğurma. İlişki. Duruş biçimi. Hareket. Davranış. Etki.

Aliveness : Dirilik. Diri olma durumu. Canlılık.

Affinities : Birleşme eğilimi (kimya terimi). Yakınlık. Akrabalık. Benzeşme. İlişki. Dünürlük. Çekicilik. Benzerlik.

 

Advertence synonyms : heed, cautioning, sensibleness, accuracy, care, attachment, concerns, connection, connexion, affinity, attentiveness, caution, beware of, advertency, cautions, paying attention, accuracies, feelin, carefulness, applications, concern, circumspection, connexions, bug, attachments, on the qui vive.

Advertence zıt anlamlı kelimeler, Advertence kelime anlamı

Inattentiveness : Dalgınlık. Savrukluk. Dikkatsizlik.