Awareness türkçesi Awareness nedir

  • Ayırdında olma.
  • Haberdarlık.
  • Haberdar olma.
  • Uyanıklık.
  • Farkında olma.
  • Bir gözlemcinin gözlem koşullarını bozabilecek ya da bilgileri saptırabilecek olası durum ya da koşullar konusunda önceden bilgili olması.
  • Farkındalık.
  • Bilinçlenme.
  • Bilinç.
  • Bilinirlik.
  • Bilinçlilik.

Awareness ingilizcede ne demek, Awareness nerede nasıl kullanılır?

Brand awareness and loyalty : Marka farkındalığı ve bağımlılığı.

Current awareness journal : Belli başlı dergilerde çıkan yazılardan haberli olmamızı sağlamak amacıyla adı geçen dergilerin "içindekiler" sayfalarını topluca veren dergi. Güncel uyarı dergisi.

Brand awareness : Marka bilinci. Marka bilinirliği. Marka farkındalığı.

Current awareness : Güncel uyarı. Kitaplığın yeni çıkan yayınları günü gününe izleyerek okurlarına bildirmesi.

Price awareness : Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi. Fiyat bilinci.

Become aware of : Haberdar olmak. Farkına varmak. Farketmiş olmak. Farketmek.

Be aware of something : Haberdar olmak.

Become aware : Farkına varmak. Bilincine varmak. Farkına varmış olmak. -nu öğrenmek.

Be aware : Bilmek. Haberi olmak. Farkında olmak.

Self aware : Kendini bilen. Kendini tanıyan. Kendinin farkında olan.

 

İngilizce Awareness Türkçe anlamı, Awareness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Awareness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Advertency : Dikkat. İlgi.

Familiarness : İlgi. Tanıdık olma. Düzen. Nispet. Bildik olma. Tanınmış olma durumu. Düzenli olma. Meşhur olma.

Guard : Bir lamba ya da ışıklığı vurmalara karşı koruyan ya da kırılma sonucu cam kırıklarının düşmesini engelleyen ızgara. Koruma görevlisi. Gardiyan. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Himaye etmek. Denetim altına almak. Beklemek. Tedbirli olmak. Kontrol etmek. Koruyucu nesne.

Cognizance : Kaza alanı. Farkına varma. Bilgi. Yetki. İdrak. Karışmak. Malumat. Kavrama. Anlayış.

Aliveness : Canlılık. Dirilik. Diri olma durumu.

Cognitional : Bilme ile ilgili. Algılama ile ilgili. Kavrama.

Knowing : Bilgiç. Anlayan. Alim. Kültürlü. Bilme. Uyanık. Bilen. Becerikli. Şeytan. Bir şeyi anlamış ya da öğrenmiş bulunma. bir şeyi yapmaya alışmış olma, elinden gelme. tanıma, anımsama.

Advertence : Dikkat. İlgi.

Awakening : İkaz. Uykudan kalkma. Uyandırıcı. Uyanma. Uyanış. Uyandıran. Uyandırmak.

Conscience : Duyum, heyecan, düşünme ya da başka bir ruh etkinliğiyle nitelenen durum, ben'in kendi etkinlik ve duygulanmalarını sezebilmesi. geniş anlamda zihin. bir topluluktaki ruhsal etkinliğin ya da ruhsal durumların tümü. İnsaf. Vicdan. İnanç. Duyunç. Vicdanlılık. Adalet hissi. Bulunç.

Awareness synonyms : cognizant, sense, consciousness, self awareness, feelin, incognizant, unaware, monkey tricks, being awake, canniness, feeling, cageyness, cognisant, jealousness, guardedness, deliberativeness, craftiness, mindfulness, sensibleness, on the qui vive, cognisance, enterprize, sentience, wittings, shenanigan, cognition, agileness, feel, guards, consciences, witting, alertness, awakenings.

 

Awareness zıt anlamlı kelimeler, Awareness kelime anlamı

Unaware : Habersiz. Bihaber. Dikkatsiz. Haberi olmayan. Farkında olmayan. Önemsemeyen. Aymaz. Farkında değil.

Aware : Farkında olan. Haberdar. Agah. Farkında. Vakıf. Muttali. Tetikte. Uyanık. Bilinçli.

Unconsciousness : Baygınlık. Şuursuzluk. Bilinçsizlik. Kendinde olmama. Farkında olmama. Enkonsiyans.

Awareness antonyms : incognizance.