Resonance türkçesi Resonance nedir

  • Oyunculukta sesin gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluğu ve benzeri boşluklar yoluyla büyümesi.
  • Rezonans.
  • Sesi şiddetlendirme özelliği.
  • Sesi aksettirme.
  • Çınlama.
  • Yankılama.
  • Salınım.
  • Çınlanım.
  • Titreşim.
  • Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar.
  • Tınlama.
  • Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Sesi yansıtma.
  • Seselim.
  • Takışık iki titreşirden birindeki titreşimin öbürüne atlaması. erkeleri birbirine çok yakın bir kaç nicemsel durunun doğrusal olarak birleşip, yeni durular oluşturması.
  • Yankılaşım.

Resonance ingilizcede ne demek, Resonance nerede nasıl kullanılır?

Resonance frequency : Çınlama sıklığı. Çınlanım sıklığı. Çınlama frekansı. Rezonans frekansı.

Resonance line : Rezonans çizgisi. Düzgülü durumla, uyarılmış durum arasında dolaysız bir geçiş ya da, bir ara durumdan geçmeksizin bir ters geçişle olan, tayfsal yayım ya da yutma çizgileri (örneğin hg 253,7 nm).

Resonance method of measurement : Çınlamalı ölçme yöntemi. Çınlamalı ölçme.

 

Resonance screen : Yankılaşım eleği. Rezonans eleği.

Magnetic resonance angiography : Damarların görüntülenmesi için verilen kontrast maddelerle manyetik rezonans yöntemiyle görüntü oluşturulması. Manyetik rezonans anjiyografi.

Microwave resonance : Minidalga çınlanımı. Mikrodalga rezonansı.

Acoustic resonance : Ses rezonansı. Ses çınlanımı.

Nuclear magnetic resonance spectroscopy : Çekirdeksel manyetik çınlama izgeölçümü. Nükleer manyetik rezonans spektroskopisi. Nmrs. Moleküllerin yapı ve dinamiğini çalışmak için belirli atomik nükleer kuantum mekanik özelliklerinden yararlanan bir teknik, nmrs. Nükleer magnetik rezonans spektroskopisi. Nükleer mıknatıslı rezonans spektroskopisi.

Magnetic resonance : Mıknatıssal yankılaşım. Mıknatıs alanı altında ayrılmış çekin dönüsünün erke düzeyleri arasındaki geçişlerini, özel kıvılmıknatıslı alanlarla saptama ilkesine dayanan izgeölçüm. Manyetik rezonans. Mıknatıssal çınlanım. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Magnetic resonance imaging : Manyetik bir alan içine konulan hasta vücuduna gönderilen radyofrekans dalgalarının, dokulardaki hidrojen atomu çekirdeğindeki protonları uyarması sonucu yayılan radyo sinyalleriyle oluşturulan görüntüleme yöntemi, mrı, mrg. (tıp veya medikal terimi) mrı. Manyetik alan ve radyo dalgaları ile vücudun iç organlarının görüntülenmesini sağlamak için kullanılan bir tanı yöntemi. Manyetik rezonans görüntüleme. Manyetik rezonanslı görüntüleme. Manyetik rezonans görüntüleme yöntemi.

İngilizce Resonance Türkçe anlamı, Resonance eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Resonance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clangors : Gürültü. Şıkırdatmak. Madeni ses çıkarmak. Şıkırdamak. Şakırtı. Madeni ses.

Syntony : Frekansını ayarlama. Birbirine uydurma. Çevreye uyma. Sintoni.

Swinging : Sallanma. Açık (sekste). Yaşam dolu. Eşini paylaşan. Çekici. Etkili. Değişken. Ritmik. Salınan.

Judder : Sarsılmak. Titreşmek. Titremek. Titreme.

Sounding : Sesli. Şatafatlı. Tınlayan. Derinlik yoklama. Derinlik ölçümü. Ses yapan. Tantanalı. Ses getirici. İskandil.

Reverberation : Yansıma (ışık veya ses). Aksetme. Akis. Tanin. Kapalı bir yerde yinelenen yansımalar dolayısıyla sesin sürüp gitmesi. Yansıma. Ses dalgalarının, çeperleri pek soğurucu olmayan bir yerde çarpıp geri dönmesi; bu dönme sonunda sesin geride bıraktığı iz. Yankılanım.

Bells : Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Çanlar. Çan sesi. Geniş paçalı pantolon.

Libration : Ay'ın arka yüzeyinden, doğu ya da batı, kuzey ya da güney parçasının art arda sırayla görünmesi. Muvazene. Sallantı. İleri geri olan hareket. Denge. Sallanma hareketi. Titreme. Sallanım.

Resonance synonyms : nuclear resonance, physical phenomenon, resonations, resonation, rebounds, reverberations, oscillations, rebound, clangored, clanks, clangoring, oscillation, magnetic resonance, buckling, juddered, strolling, clangour, clangours, clink, clangoured, clanked, clang, clanging, cycle, clangor, undulations, peal, undulation, resonances, judders, idleness, clank, vibrations.

Resonance ingilizce tanımı, definition of Resonance

Resonance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An electric phenomenon corresponding to that of acoustic resonance, due to the existance of certain relations of the capacity, inductance, resistance, and frequency of an alternating circuit. The quality or state of being resonant. The act of resounding.