Syntony türkçesi Syntony nedir

  • Birbirine uydurma.
  • Rezonans.
  • Çevreye uyma.
  • Frekansını ayarlama.
  • Sintoni.

Syntony ingilizcede ne demek, Syntony nerede nasıl kullanılır?

Syntonic : Sintonik.

Syntonize : Uydurmak. Hız yapmak. Ayarlamak. Radyo verici –alıcısını ayarlamak.

Syntactic : Sentaktik. Sözdizimi kuralları ile ilgili. Tümcebilimsel. Sözdizimsel.

Syntactic category : Sözdizim kategorisi.

Syntactic error : Dizimsel hata. Sözdizimi hatası. Sözdizim hatası. Sözdizimsel hata.

Syntacticals : Dizimsel terimler.

Syntactical : Sözdizimine ait. Sözdizimi kuralları ile ilgili. Sözdizimsel.

Syntactic language analysis : Sözdizimsel dil çözümlemesi.

Syntax analysis : Sözdizimsel analiz.

Syntagm : Sıralama. Sentagma. Dizim.

İngilizce Syntony Türkçe anlamı, Syntony eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Syntony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Word : Laf. Parola. Söz. Emir. Kısa görüşme. Haber. Söylemek. Bir veya birden çok heceli ses öbeklerinden oluşan, aynı dili konuşan kişiler arasında zihinde tek başına kullanıldığında somut veya soyut bir kavrama karşılık olan yahut da somut ve soyut kavramlar arasında geçici ilişkiler kurmaya yarayan dil birimi. somut kelime: ağaç, taş, kedi vb. soyut kelime: sevinç, üzüntü, kaygı, çalışkanlık vb. ilişki için: gibi, göre, dolayı, kadar, karşı, üzerinde vb. Kısa konuşma. Sözcüklerle anlatmak.

 

Rough : Aşağı yukarı. Karalama. Yaklaşık. Külhanbeyi. Kaba dokunmuş. Gürültücü. Tüylü. Müstehcen. Pürtüklü. Yontulmamış.

Rebounds : Geri tepmek. Geri sekmek. Geri gelme. Reaksiyon. Tepki. Geri tepme. Yankılanmak. Sekmek. Çarpıp geri sıçramak. Yankı.

Rocky : Kayalık. Kararsız. Çürük. Kayalı. Sarsak. Duygusuz. Taşlı. Katı. Sallanan. Kaya gibi sert.

Resonances : Çınlanım. Yankılama. Çınlama. Yankılaşım. Salınım. Sesi şiddetlendirme özelliği. Titreşim. Seselim. Sesi yansıtma.

Resonance : Sesi yansıtma. Sesi şiddetlendirme özelliği. Oyunculukta sesin gırtlak, ağız, burun, alın, göğüs, karın boşluğu ve benzeri boşluklar yoluyla büyümesi. Seselim. Sesi aksettirme. Yankılama. Bir molekül ya da yükünün, çok hızlı salınım durumunda olması nedeniyle, atomlarından birinden kopan elektronların bir komşu atoma gidip gelmesi. ses ya da elektromıknatıssal dalgaların, bir özdekte eş ya da katlı sıklıklarla titreşim oluşturması. çekirdek içi etkileşmelerde yaşamları 10+22 s. denli kısa olan parçacıklar. Tınlama. Çınlama.

Rebound : Oyuncuların, çember altında topu kapmak için yaptıkları zıplama hareketi. bu, özellikle çarpma tahtasına çarpıp geri gelen toplar için yapılır. Uzanış. Geri tepmek. Yankı. Geri sıçramak. Çarpıp geri gelmek. Geri gelme. Reaksiyon. Tepki.

Equivalent word : Eşanlamlı sözcük.

Syntony synonyms : bouldery, unsmooth, bouldered.

Syntony zıt anlamlı kelimeler, Syntony kelime anlamı

Antonym : Karşıt anlamlı sözcük. Zıt anlamlı kelime. Karşıt anlamlı. Anlamları bakımından birbirine karşıt olan; birbirine zıt anlam taşıyan (kelimeler): acı / tatlı, az / çok, alçak / yüksek, ağır / hafif, aşağı / yukarı, büyük / küçük, düz / eğri, iyi / kötü, ileri / geri, eğri / doğru, irili / ufaklı, güzelli / çirkinli, ucuz / pahalı, zor / kolay, şişman / zayıf vb. karşıtı eş anlamlı'dır. Zıt anlam. Zıt anlamlı sözcük.

 

Smooth : Mükemmel. Tatlı. Şık. Huzur veren. Sinekkaydı. Yumuşatmak. Sakin. Kolay. Tesviye etmek. Düzlemek.

Syntony ingilizce tanımı, definition of Syntony

Syntony kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : State of being adjusted to a certain wave length. Agreement or tuning between the time period of an apparatus emitting electric oscillations and that of a receiving apparatus, esp. in wireless telegraphy.