Bells türkçesi Bells nedir
- Çınlama.
- Çanlar.
- Çan sesi.
- Geniş paçalı pantolon.
- Tennessee eyaletinde yerleşim yeri.
Bells ile ilgili cümleler
English: The bells were ringing.
Turkish: Ziller çalıyordu.
English: The church bells are ringing.
Turkish: Kilise çanları çalıyor.
English: The bells of danger toll for them.
Turkish: Onlar için tehlike çanları ağır ağır çalmaktadır.
English: The bells are ringing.
Turkish: Ziller çalıyor.
English: For whom do the bells toll?
Turkish: Çanlar kimin için çalıyor?
Bells ingilizcede ne demek, Bells nerede nasıl kullanılır?
Bells and whistles : Tam teşkilat. Cazip yan veya ek özellikler. Bir programın ileri ve abartılı özellikleri. (olup) olabilecek bütün özellikler. Nitelikler ve ayrıntılar.
Air bells : Hava çanları.
Bow bells : Londra'daki bow kilisesinin çan sesleri.
Canterbury bells : Haseki küpesi.
Church bells : Kilise çanları.
Bowbells : Kuzey dakota eyaletinde şehir.
Set off alarm bells : Uyarı sistemini aktif hale getirmiş. Alarm zillerini çalmak. Tehlike çanlarını çalmak. İlgi gösterilmesine sebep olmuş. Alarm zillerini kurmuş. Tehlike arz etmek.
Bluebells : Çançiçeği. Yabansümbülü. Yaban sümbülü. Campanula. Çan çiçeği.
Cowbells : İneğin boynuna asılan çan. İnek çıngırağı. İneğin boynuna asılan çıngırak. İnek çanı.
Barbells : Halterler. Halter.
İngilizce Bells Türkçe anlamı, Bells eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bells ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Torso : Gövde. Heykel gövdesi. Gövde (insana ait). Ve başsız insan vücudu. Yarım kalmış çalışma. Gövde heykeli. Kolsuz ve başsız gövde. İnsan gövdesi. Kolsuz. Bacaksız.
Navel : Göbek. Merkez. Orta yer.
Peal : Gürültü. Çınlatmak. Gürleme. Çınlamak.
Church bell : Kilise çanı. Kilise çanları.
Gut : Şerit. Misina. İçini çıkarmak. Bağırsak. Boğaz. Kiriş. Geçit. Temizlemek. (daire vs) içini yakmak veya tahrip etmek. Bağırsaklarını çıkarmak.
Intestine : Midenin pilor ucundan anüse kadar uzanan sindirim kanalı bölgesi. insanda ince bağırsak (duodenum, jejunum, ileum) ve kalın bağırsak (çekum, kolon, rektum) kısımlarından oluşur. diğer hayvanlarda bu bölgeye karşılık gelen sindirim kanalı bölgesi. Bağırsaklar. Ülke içi. Midenin pilor ucundan anüse kadar uzanan sindirim kanalı, intestin. İç. İnce bağırsak. Bağırsak. İntestin.
Gong : Nişan. (polis) korna çalarak arabayı durdurmak. Gong. Zil. Çan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zil tası. Gonk. Sinemalarda filmin başlayacağını, televizyonda saat ayarını belirtmede kullanılan, madenden tepsi biçiminde, tokmakla vurulunca ses veren araç.
Peals : Birkaç çanın ardarda çalınması. Çan çalmak. Çanların birlikte çalması. Çanları çalmak. Çalınmak (çan). Çalmak (çan). Gürültü. Birkaç çanın birlikte çalınması. Çan sesleri.
Clank : Madeni ses. Şıngırdamak. Tangırdamak. Şıkırdamak. Şakırdatmak. Şıkırtı. Şakırdamak. Madeni ses çıkarmak. Şakırtı.
Bellybutton : Göbek. Göbek çukuru. Navel.
Bells synonyms : cascabel, signaling device, colic artery, abdominal muscle, sound bow, shop bell, arteria colica, body part, omphalus, clangours, tongue, omphalos, bowel, abdominal wall, abdominal cavity, clangors, pealed, dingdongs, clangoring, ringing, school bell, clink, ting, resonance, clangor, ab, hypochondrium, clangored, dingdong, dinner bell, pealing, dong, abdominal.

Bu kısımda Bells kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bells ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bells anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bells ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.