Peal türkçesi Peal nedir
Peal ile ilgili cümleler
English: Ali appealed for help.
Turkish: Ali yardım başvurusunda bulundu.
English: There was a sharp peal of thunder.
Turkish: Şiddetli bir gök gürültüsü vardı.
English: Ali appealed to the judge for mercy.
Turkish: Ali merhamet için hakime seslendi.
English: A prayer is one way to appeal to a deity.
Turkish: Dua bir tanrıya ulaşmanın tek yoludur.
English: A place like that is not really appealing.
Turkish: Öyle bir yer gerçekten cazip değildir.
Peal ingilizcede ne demek, Peal nerede nasıl kullanılır?
Peal of bells : Zil takımı. Zil seti.
Peal of laughter : Kahkaha tufanı.
Peal out : Yüksek sesle gülmek. Çanları çalmak.
Salmon peal : Som balığı yavrusu.
Pealed : Çanları çalmak. Çalınmak (çan). Çalmak (çan). Çan çalmak. Çan sesi. Birkaç çanın ardarda çalınması. Çan sesleri. Gürlemek (gök). Çanların birlikte çalması. Birkaç çanın birlikte çalınması.
Appeal against : Temyize başvurmak.
Appeal for help : Yardım istemek.
Appeal : Müracaat etmek. Çekmek. Sarmak. Başvuruda bulunmak. Bir soruşturuda, soru çizinliğinin başına eklenmiş bir yazı ya da mektup aracılığıyla ya da bir görüşmede yapılan açış konuşmasıyla araştırmanın sunulması. Dilemek. Yalvarmak. Üst mahkemeye başvurmak. Yüksek mahkemeye yapılan rica. Hoşuna gitmek.
Appeal committee : Daha alt komite tarafından temyiz edilmiş olan davalara bakan komite. Temyiz komitesi.
Appeal for annulment : Fesih istemiyle temyiz. Fesih için başvurma. İptal için temyiz etme.
İngilizce Peal Türkçe anlamı, Peal eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ring : Halka geçirmek. Çember. Telefon etmek. Şıngırdamak. Yüzük takmak. Halka biçiminde doğramak. Çalmak (zili veya çanı). Yüzük. Çembere almak.
Clangoured : Şakırtı. Madeni ses çıkarmak. Şıkırdatmak. Şıkırdamak. Tınlama. Madeni ses.
Dings : Tekrar tekrar söylemek. Tınlatmak. Tınlamak.
Clangour : Şıkırdamak. Şakırtı. Şıkırdatmak. Madeni ses çıkarmak. Tınlama. Madeni ses.
Wuthering : Uğultulu. Uğuldama (rüzgar). Yüksek bir gürültüyle esme (rüzgar). Uğuldama.
Gonging : Zil. Gong. Nişan. (polis) korna çalarak arabayı durdurmak. Zil tası. Arabayı durdurmak (polis). Gonk. Çan.
Fulminate : Parlamak. Fulminat. Patlamak. Ateş püskürmek. Yasaklama getirmek. Verip veriştirmek. Gürlemek. Patlayıcı madde. Patlatmak.
Clangor : Şıkırdamak. Madeni ses çıkarmak. Şakırtı. Şıkırdatmak. Madeni ses. Tınlama.
Ding : Tekrar tekrar söylemek. Göçük (araba). Tınlamak. Tınlatmak. Çalmak.
Tingler : Tıngırdamak. Çınlama sesi. Hafifçe sızlayan kimse.
Peal synonyms : tintinnabulate, clangors, sound, clangoring, babble, clanging, ados, din, dongs, rumbling, charivari, dingdongs, broils, fulminates, knell, clanks, clinks, clank, roar, ringing, peals, gonged, gong, dinning, affraying, clinked, gongs, pealing, pealed, dingdong, echo through, affrays, buzzed.
Peal ingilizce tanımı, definition of Peal
Peal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A loud sound, or a succession of loud sounds, as of bells, thunder, cannon, shouts, of a multitude, etc. A grilse. To utter or give forth loudly. A small salmon. To appeal. To noise abroad. To utter or give out loud sounds. To cause to give out loud sounds. A sewin.

Bu kısımda Peal kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peal anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peal ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.