Navel türkçesi Navel nedir

English: Why don't koalas have navels?
Turkish: Koala ayılarının neden göbeği yok?

Navel cord : Göbek kordonu. Göbek bağı.

Navel gazing : Kendisi ile gereksiz ilgilenme. Kendisiyle meşgul olma. (argo) kendini düşünme. Aşırı iç gözlem.

Navel orange : Çekirdeksiz portakal. Vaşington portakalı. Yafa portakalı. Göbekli portakal.

Navel string : Göbek kordonu.

Navels : Orta yer. Göbek. Merkez.

Knaves : Hilekar kimse. Düzenbaz. Dolandırıcı. Bacak. Oğlan. Üçkağıtçı. Hilekar. Vale.

Naves : Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı (mimari). Kilise ortası. Dingil başlığı. Tekerlek başlığı. Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı. Tekerlek poyrası. Nef (kilisede). Nef.

Knavery : Üçkağıtçılık. Müzevirlik. Dolandırıcılık. Hilebazlık. Hilekarlık. Alçaklık.

Knaveries : Hilekarlık. Üçkağıtçılık. Hilebazlık. Dolandırıcılık. Müzevirlik.

Nave : Tekerlek poyrası. Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı. Nef. Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı (mimari). Dingil başlığı. Kilise ortası. Nef (kilisede). Tekerlek başlığı.

 

Sözcükler, direkt olarak Navel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bay window : Cumba. Cumba penceresi. Çıkma pencere.

Bosomed : Orta. Döş. Kucaklamak. Göğüslü. Saklamak. Balkon. Kucak. Göğüs. Gizlemek.

Bosoming : Orta. Kucak. Kucaklamak. Balkon. Döş. Bağır. Göğüs. Gizlemek. Saklamak.

Bell foundry : Çan dökümhanesi.

Abdomen : Karın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Batın.

Central office : Merkez büro. Yönetim merkezi. Genel merkez. Merkez ofis. Merkezi ofis. Merkez bürosu. Santral.

Center piece : Orta parça. En can alıcı bölüm. En etkileyici bölüm. Orta parçası.

Midpoint : Orta noktası. Orta. Orta nokta. Geçiş noktası.

Centre : Ortalamak. Kubbe inşaat desteği. Ilımlı kimse. Orta alan. Kemer inşaat desteği. Odak. Açık oyunculardan birinin topu kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Merkezleşmek. Çevresinde dönüp dolaşmak.

Center : Sente. Ilımlı kimse. Orta alan. Ortalamak (merkezlemek). Merkez almak. Özek. Punta. Çevresinde dönüp dolaşmak. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler.

Navel synonyms : navel point, omphalus, centers, point, middles, centrically, center point, centerpieces, centrum, midst, bosom, midsts, bosoms, midpoints, umbilicus, venter, centric, navels, bellybutton, administrative centre, belly button, bellybuttons, branches, belly, stomach, centerpiece, branch, arterial, omphalos, artery, centrical, bellies, bobbin.

 

Navel ingilizce tanımı, definition of Navel

Navel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The umbilicus. [Bakınız: Umbilicus]. A mark or depression in the middle of the abdomen.