Naves türkçesi Naves nedir

  • Tekerlek başlığı.
  • Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı.
  • Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı (mimari).
  • Kilise ortası.
  • Dingil başlığı.
  • Nef (kilisede).
  • Tekerlek poyrası.
  • Nef.

Knaves : Vale. Oğlan. Dolandırıcı. Üçkağıtçı. Hilekar kimse. Bacak. Hilekar. Düzenbaz.

Knavess : Hilekar. Dolandırıcı. Vale. Oğlan. Hilekar kimse. Bacak. Düzenbaz. Üçkağıtçı.

Nave : Tekerlek başlığı. Nef (kilisede). Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı (mimari). Tekerlek poyrası. Nef. Büyük kiliselerin binanın diğer kısımlarından yüksekçe olan uzun ve dar orta kısmı. Kilise ortası. Dingil başlığı.

Navel : Merkez. Göbek. Orta yer.

Navel cord : Göbek bağı. Göbek kordonu.

Knaveries : Dolandırıcılık. Müzevirlik. Hilebazlık. Üçkağıtçılık. Hilekarlık.

Canaveral : Florida'da (abd) bir burun. John f. kennedy uzay merkezi'nin bulunduğu alan (1963-1973 yılları arasındaki adı cape kennedy {kennedy burnu} idi). Cape canaveral (canaveral burnu).

Navels : Orta yer. Göbek. Merkez.

Navel gazing : Kendisi ile gereksiz ilgilenme. Aşırı iç gözlem. Kendisiyle meşgul olma. (argo) kendini düşünme.

 

Navew : Bir tür küçük şalgam.

Sözcükler, direkt olarak Naves ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Midpoint : Orta noktası. Orta yer. Orta. Orta nokta. Göbek. Geçiş noktası.

Centre : Bir merkezde toplamak. Ortalamak (merkezlemek). Kemer inşaat desteği. Ortaya koymak. Ortada olmak. Punta. Merkezleşmek. Bir merkezde toplanmak. Santra. Orta.

Center : Merkezde toplamak. Bir kentin, tecim ve işgörü etkinliklerinin toplandığı çekirdek kesimi, bk. özbölge, iş özeği, kent özeği. kentsel işlevlerin ve etkinlerin yoğunlaştığı irili ufaklı yerleşim yerleri, kentler. Kemer inşaat desteği. Merkez. Ortasını almak. Ortaya yerleştirmek. Orta alan. Sente. Merkez almak.

Belly : Karnı. Gövdenin, kaburga alt kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. Şişmek. Ahenk tahtası. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Yakınmak. Mide. Karın. Göbek. Telli çalgının ön kısmı.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Abdomen. Batın.

Stomach : Sineye çekmek. Karın. Tahammül etmek. Katlanmak. Hazmetmek. Sindirmek. İştah. Omurgalı hayvanlarda sindirim kanalının yemek borusundan sonra gelen torba biçimindeki şişkin kısmı. omurgasız hayvanların sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. Kaldırmak.

Belly button : Göbek. Göbek deliği.

Venter : Karın boşluğu. Karın. Ana rahmi. Batın. Karın, karna benzer çıkıntı, mide. Venter. Çıkıntı.

 

Point : Sivrilmek. Uç. Sivriltmek. Bitirmek. Çevirmek. Ferma yapmak (av köpeği). Sayı. Nokta. Tevcih etmek. Puan.

Umbilicus : Göbek çukuru. Göbek deliği. Göbek. Eğrinin düz hatlarının geçtiği nokta. Tohum göbeği. Umbilikus.

Naves synonyms : omphalus, navel point, nave, wheel hub, omphalos, bellybutton, hubcap.